Vakıflar Sağ
iveria group
13-08-2017 10:50

Adalet böyle sağlanamaz

Adalet böyle sağlanamaz
Değirmenlik dağ yolunda üç kişinin hayatını kaybettiği feci kazanın sanığı TIR şoförü Safa Güngör'ün Türkiye'ye iade edilmesi kararına tepki gösteren aileler isyan etti:
Adalet böyle sağlanamaz
Haberi Paylaş:

Ceren ÖZBİL

Değirmenlik dağ yolunda üç kişinin hayatını kaybettiği feci kazanın sanığı TIR şoförü Safa Güngör'ün Türkiye'ye iade edilmesi kazada yakınlarını kaybeden ya da yakınları yaralananların acısını tekrardan tazeledi.

Avukatlar, KKTC'de 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılan Güngör'ün Türkiye'ye iadesi durumunda çok daha az süre hapis cezası çekip serbest kalacağını söylüyor.

KIBRIS Gazetesi'ne konuşan Avukat Barış Mamalı, KKTC’de suç işleyen bir kişinin hapiste geçireceği sürede yapılan indirimlerin ise çok az olduğunu belirtti.

Avukat Muhammed Aygün ise, Safa Güngör durumunda bir kişinin KKTC'de 5 buçuk yılda serbest kalırken, Türkiye'de ise 3 yılda serbest kalabileceğini kaydetti.

6 yıl 8 aylık hapis cezasının bile yetersiz olduğu görüşünde olan acılı aileler ise, Güngör'ün KKTC'de suç işlediğini ve bu nedenle de cezasını burada çekmesi gerektiğini savunuyor.

Aileler eyleme hazırlanıyor...

6 yıl 8 aylık hapis cezasının bile yetersiz olduğu görüşündeki acılı aileler, Güngör'ün KKTC'de suç işlediğini ve bu nedenle de cezasını burada çekmesi gerektiğini savunuyor.

KIBRIS Gazetesi'ne konuşan aileler, Safa Güngör'ün cezasını Kıbrıs'ta çekmesi gerektiğini söyledi ve bu tepkilerini yarın İçişleri Bakanlığı önünde yapacakları eylem de dile getireceklerini kaydetti.

Mamalı: Suçlu için büyük avantaj

Anonimus Hareketi Başkanı, Avukat Barış Mamalı, ceza hukuk sistemine bakıldığında mahkeme tarafından verilen ceza kararı ile fiilen çekilen ceza miktarı arasında farklılıklar olduğunu söyledi ve şu şekilde konuştu:

Mahkeme “7 yıl hapis cezası” şeklinde bir karar verdikten sonra, suçlu bu sürenin tümünü hapiste geçirmemektedir. Bunun sebebi ise, cezanın infaz aşamasında ona uygulanan kurallardır ve/veya indirimlerdir. Türkiye’deki ceza infaz sistemi bize göre kıyaslandığında suçlulara ciddi oranlarda cezada indirim öngörmektedir. KKTC’de suç işleyen bir kişinin hapiste geçireceği sürede yapılan indirimler ise çok azdır. Özellikle 2005 yılında yapılan değişiklikten sonra cezada indirim oranı çok düşürülmüştür. Türkiye’de bir suçlu mahkemenin kestiği cezanın bazen yarısını hatta bazen daha da az bir süreyi cezaevinde geçirdikten sonra hapislik uygulaması son bulmakta ve salıverilmektedir. Bu nedenle cezanın Türkiye’de infaz edilmesi suçlu kişi için çok büyük bir avantaj yaratmaktadır.

“1988'de yürürlüğe girdi”

Türkiye ile KKTC arasında yapılan karşılıklı anlaşma tahtında “Suçluların Geri Verilmesi, Mahkeme İlâmlarının Karşılıklı Tenfizi ve Adli Yardımlaşma Yasası”nın 1988 yılında yürürlüğe girdiğinden söz eden   Mamalı, KKTC mahkemelerince cezalandırılıp hapse gönderilen yüzlerce Türkiye vatandaşı hükümlünün  bu yasadan faydalanıp Türkiye’ye geri iade edildiğini anlattı.

Bu yasaya göre hürriyeti bağlayıcı ceza (hapis cezası) alan Türkiye vatandaşı suçluların, düzenleyecekleri yazılı bir dilekçe ve buna ekleyecekleri bazı belgeler ile birlikte İçişleri Bakanlığı’na müracaat ederek Türkiye’ye iade edilmelerini talep etme hakkına sahip olduklarından kaydeden Avukat Barış Mamalı, ancak bu iade kararını Bakanlar Kurulu verebileceğini belirtti.

Mamalı, Bakanlar Kurulu kararı ile suçlunun KKTC’den Türkiye’ye geri iade edilmesi mümkün olmakla birlikte, Türkiye vatandaşlığı yanında KKTC vatandaşlığı da olan mahkûmların ise bu iade hakkına sahip olmadıklarını vurguladı
“Türkiye'den KKTC'ye iade yapılmıyor”

Bu ikili anlaşmanın tek taraflı çalıştığını söyleyen Mamalı şu ifadeleri kullandı:

Ben bugüne kadar T.C’de mahkûm olup KKTC’ye iade isteyen birine rastlamadım, zaten aradaki bu büyük orantısızlık nedeniyle Türkiye’den KKTC’ye iade istenmesi de akıl karı değildir. Görüleceği üzere bu iade sistemi yasal bir hakka dayanmasına rağmen zaman içerisinde iade işlemlerinin yapılmasıyla ortaya ciddi bir eşitsizlik ve ayrımcılıkla birlikte aslında adaletsizlik yarattığı da ortaya çıkmıştır.

İşte bu avantaj nedeniyle Türkiye vatandaşı mahkûmlar kendi ülkelerine iade edilmek istemektedirler. Ancak bu şekilde iade edilip hapislik sürelerinin kısalmasıyla da suçlular arasında ciddi bir eşitsizlik ve ayrımcılık yaratılmış olmaktadır. Örneklemek gerekirse 2015 yılında KKTC’de Kıbrıslı ve T.C uyruklu iki kişi birlikte ayni suçu işlerler ve mahkeme tarafından her ikisi de 6’şar yıl hapislik cezası alır. T.C uyruklu suçlu kişi Türkiye’ye iade edildikten sonra 2017 yılında tahliye olup özgürlüğüne kavuşabilirken,  KKTC vatandaşı olan diğer suç ortağı ise ancak 2020 yılında tahliye olabilecektir. Bu adaletsizlik ayni zamanda KKTC mahkemelerinin verdiği cezayı da bir yerde anlamsız hale getirmiş olmaktadır. Bunun yanında suçun mağduru olan kişileri de bu uygulama ciddi şekilde rencide etmektedir.

Aygün: Türkiye'deki cezalar daha düşük

Avukat Muhammed Aygün, KKTC'de 6 yıl 8 ay hapis cezası alan bir kişinin Türkiye'ye iade edilmesi durumunda oradaki yasalar gereği 3 yılda serbest kalabileceğini söyledi.

KKTC'de ise yaklaşık 5 buçuk yılda serbest kalabileceğini kaydeden Aygün, iki ülkedeki tahliye şartlarının farklı olduğuna değindi.

Hüryaşar: Uçağa koyarken bir de madalya taksınlar

Girne-Değirmenlik Dağ yolunda minibüsle TIR çarpışması sonucu meydana gelen kazada oğlu Doğukan Hüryaşar ağır yaralanan Celal Hüryaşar, kazadaki TIR şoförünün Türkiye'ye iade edilmesi kararına sert tepki gösterdi.

Hüryaşar “Oldu olacak uçağa koyarken bir de madalya taksınlar. Bu kabul edilemez bir olaydır. Türkiye'ye gidince beş ya da altı ay orada yatacak. Ardından serbest bırakılacak. Üç can ve o kadar yaralanmanın bedeli bu olmamalı. Kamu vicdanı denen bir şey var. Bu çok hassas bir konudur. Bizim mahkemelerimiz yasalar doğrultusunda verebilecekleri en yüksek cezayı verdi ki bu bile bize göre yetersiz.6 yıl 8 aylık bir cezaya çarptırdı. Şimdi Türkiye'de gidip bir yılda kurtulacak. Adalet yerini böyle bulamaz” şeklinde konuştu.

“Şirket de ceza almalıydı”

Baba Hüryaşar, ayrıca bu konuda sadece TIR şoförünün değil ilgili şirketin de ceza alması gerektiğini belirtti ve bugün kendi başlarına gelen olayın başkasının da başına gelebileceğini kaydetti.

Hüryaşar, “yasal düzenleme yapılıp, şirketlere de bu konuda gerekli cezalar verilmelidir” dedi.

Meşeli: 6 yıl 8 aylık ceza bile yetersiz

Aynı kazada yaralanan Kamil Meşeli'nin babası Taşel Meşeli de TIR Şoförü Safa Güngör'ün Türkiye'ye iadesine karar verilmesinden çok rahatsızlık duyduklarını belirtti.

Verilen 6 yıl 8 aylık cezanın bile yetersiz olduğundan söz eden Meşeli şu şekilde konuştu:

Buradaki mahkeme bile bu cezanın yetersiz olduğunu gündeme getirmiş ancak yasalar nedeniyle verebileceği en ağır cezanın bu olduğunu söylemişti. Şimdi ise TIR şoförünün Türkiye'ye iade edilmesine karar alındı. Orada 1 yıllık bir ceza çektikten sonra serbest kalacak. Daha herkesin acısı tazeyken bu kabul edilebilir bir şey değildir.

Kaymakamtorunları: İngiltere'de olsaydı en az 20 yıl alırdı

Kazada ağır yaralananlardan Hava Kaymakamtorunları'nın babası Bilgin Kaymakamtorunları, TIR şoförü Safa Güngör'ün Türkiye'de daha az ceza çekeceğinin bilinmesine rağmen iadesine karar verilmesinin adil olmadığını söyledi.

Bu kazada üç kişinin öldüğünü ve kendi kızı dahil birçok kişinin yaralandığını ifade eden baba Kaymakamtorunları, “eğer bu suçu İngiltere'de işleseydi en az 20 yıl yerdi” dedi.

Kaymakamtorunları, mahkemenin de bu konuda yasalar doğrultusunda verebileceği en büyük cezayı verdiğini söyledi.

Haberi Paylaş:
Etiketler:

HABER YORUMLARI

    Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

HABERE YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.