|
Seyircisiz maç oynamak, futbolcu, izleyen ve yöneten açısından motivasyonsuzluğu getirir. Geçmişteki yanlış politikaların bedelini fazlasıyla şu günlerde ülke halkımız ve özellikle spor camiası çekmektedir. Kolay değildir, yaklaşık yirmibeş yıl gibi uzun bir süre farklı ülke takım maçlarını izleyip yorumlar üretip, onlarla yatıp onlarla kalkmak. Kolay değildir uzun yıllardan sonra milli maç olgusunu benimseyip takımımıza destek vermek. Bu tapuyu yıkmak için çok uzun yıllara, kısa vadede de Kıbrıs sorununda kalıcı çözüme ihtiyaç vardır. Çünkü, bizler halen kendi milli takım olgusunu kabul etmiş ülke insanı pozisyonunda değiliz. Emin olabilirsiniz, 3 Aralık'ta oynanacak FB-GS karşılaşmasına adamızdan İstanbul'a gidecek seyirci sayısı, şu anda Futbol Federasyonu'nun büyük güçlüklerle düzenlediği ENF Cup'a gelen seyirci sayısından çok daha fazla olacaktır. Şimdi spor camiasına sormak lazım. Sizler futbolla ilgilenmemiş olsanız, acaba ülkemizde düzenlenen bu maçlara gider miydiniz? Ne kadar da evet deseniz, cevabın hayır olduğunu biliyorum. Suç bizdemi? Kesinlikle hayır. Hatta bizler sahalara seyici çekebilmek için olağanüstü mücadele vermekteyiz. Ama, ülke insanımızın yirmi beş yıldaki spora bakışını, bir anda değiştirmek, her baba yiğidin hakkı değildir görüşündeyim. Televiyonlarımızın ana spor haberi FB-GS, gazetelerimizin baş sayfa manşetleri FB-GS, pazartesi günleri tartışılan pazarın FB'si-GS'si, bet office'lerde FB-GS, FB tek forvetle mi oynamalı, Hakan Şükür oynamalı mı oynamamalı mı, Zico iyi antrenör mü, değil mi, kısacası hayatımızın her anı bu takımların antrenör ve futbolcuları ile geçiyor. Avrupa futbolunu unutmuşmuyuz? Tabi ki hayır. Liverpool, Inter, AC Milan, Arsenal derken şimdi bir de Lyon başımızın belası oldu. O zaman bizim futbolumuz nerede? Bundan dolayı ülkemizdeki seyircinin futbola bakış açısını bir anda değiştirerek, ülke futboluna ilgiyi artırmanın nerdeyse imkansız olduğunu görmekteyiz.
Ambargoların getirmiş olduğu yıkım, ülke insanımızı dışta oynanan karşılaşmalara yönlendirirken, kendi iç bünyemizi unutturmayı getirdi. Yani kaliteyi özler hale geldik.
Dikkat edilirse, ligimizde bu yıl itibariyle seyirci sayısında bir artış gözlenmektedir. Takımlarımızın yapmış olduğu kaliteli yabancı sayısı artıkça, denk güçler oluştu, hedefler büyüdü ve maçlara gelen seyirci sayısı artmış oldu. Zaten dünya futbolunun profili de kaliteyle birlikte seyirciyi sahaya nasıl çekebilmekten geçmektedir. TV ekranlarında izlemiş olduğumuz kaliteli takımlardan sonra, ligimize dönüş yapmak veya milli takımımızı canlı gözle izlemenin gerçekten çok zor olduğunu biliyorum. Kendilerini asla küçümsemiyorum. Ama yapılan organizasyolarla, ülke futbolumuzu gündemde tutmak, bizim ülkemizde de futbol oynanıyor mesajını verebilmek için el birliğiyle destek vermeliyiz. Bugün millilerimiz saat 18.00'de Zanzibar ile yarı final maçı oynanacak. Fısıltı ile sonuç öğrenmemek için Atatürk Stadı'nda oyuncularımızı destekleyip, onurlandıralım. Başka ülkemiz, başka gençliğimiz ve başka milli takımımız olmadığına göre haydi maça.
|