|
Hafta sonu Mağusa'da MTG-Çetinkaya karşı karşıya geliyor. Birinin sıfatı geçen senenin şampiyonu, bir diğerinin ise son on yıla damgasını vuran takım. Ama bugün itibariyle, on dört takımlı ligimizde MTG dokuz puanla sondan beşinci, Çetinkaya yedi puanla sondan üçüncü. Geçmişte futbol takımlarına büyük yatırım yapıp astronomik rakamlarla şampiyonluk hedefi koyan, TV ekranlarında boy gösterip kurumsallaşma adına hiçbir yatırım yapmayan ama buna karşılık siyasetçi yetiştirmede number one olan köklü iki kulübümüz.
***
Bakıldığında, bu iki kulübümüzün mevcut durumları ve geçmişte bu kulüplerimiz gibi kısa vadeli yatırım yapıp geleceği düşünmeyen birçok kulübümüzün içine bulunduğu durum, futbol yapımızın en güzel özetidir. Kişilere bağlı otorite, parası olan düdüğü çalar mantığı ve en önemlisi yapılan kişisel yatırımlar sonrası doğan beklentiler. Bu bozuk ve çağ dışı kalmış futbol sisteminde hiç kimse çıkıp da bana "gençlerimiz spor yapsın diye yatırım yapıyoruz" diyemez. Bunun altında mutlaka bir sebep yatmaktadır. Ülke spor yapımızda büyük bir kesimin, boşa kürek çekmediği bir gerçektir. Zaten yakın geçmişimize bakıldığında, neden spor kulüplerine kişi veya kişilerin yatırım yaptığını görmemiz mümkündür.
***
Çok şanslıyız ki, UEFA ve FIFA, ülkemizdeki futbol yapısını denetleyip araştırmıyor. Çünkü varılacak sonuçlar hiç de iç açıcı olmayacaktı. Nasıl ki, dünya bankasının sunduğu rapor, KKTC kamusunda şişkinliği gösteriyor, ayni şekilde futbolumuz için yapılacak araştırmalar, sistemsizliğin getirdiği başı boş şişkinlikten ve rant elde etme sektörü olduğunu gündeme getirecektir. Dünyada en büyük sektör olarak bilinen futbolun, ülkelere getirdiği maddi ve manevi kazanç, milyarlarca insanın gelir kaynağı olarak bilinirken, bizde ise tam tersine siyasete yönelik sandalye kavgasına dönüşmüştür. Kulüpler dönem dönem başkan veya yönetici bulmakta sıkıntı çekmektedir. Eğer bir sonraki dönem ülkede seçim olsa, bilinmelidir ki, kulüpler başkan veya yönetici bulmakta sıkıntı çekmez. Aksine, kadroların şişkinliği göze batar. Hal böyle olunca, tabi ki sahalara seyirci çekmeniz imkansız olur, tabi ki ELF Kupası'na ilgi az olur, bunun yanında tabi ki FB-GS maçını izlemeye iki bin taraftar gider. Çünkü ülkemizde futbol için düşünceler, futbolun geleceği için değil de, kişilerin çıkarlarına başlıdır.
***
Geçmişte yapılan yanlışlıkların bir uzantısı olarak gördüğüm futbol sektörümüzün bugünkü acı durumunu, sırf kişisel kazanç elde etme adına masaya yatırmayanlar veya yatırıp, tartışır görünerek masadan kaçanlar, kısa vadede kazançlı, uzun vadede de ülke gerçekleri içerisinde acı çekmeye mahkum olacaklardır. DTB, Akıncılar, Dumlupınar, Binatlı, BÜY, YAK, Yalova, G.Birliği, Yeşilova, Lefke ve en sonunda MTG-Çetinkaya ikilisi el ele rantçı kesimin kurbanları olmuştur. Bugün bunlar, yarın diğerleri, mevcut sistem içerisinde batmaya mecburdur. Dünyanın hiç bir ülkesinde bir anda parlayıp, ayni anda sönen, kendi altyapısına yatırım yapmayan spor kulübüne, rastlamanız mümkün değildir. Olduğunu var sayarsanız, kötü yönetildiklerini ve rantçı kesimlerin kulüpleri kemirerek yok ettiğini gözlemlersiniz.
***
Bilinmelidir ki, ülke gençliğimizi sırf kişisel kazançlardan dolayı kaybediyoruz, batağa sürüklüyoruz, bununla birlikte şımartıyoruz. Geçmişteki resimlere bakıp, büyük mücadelelerden sonra bizleri bugünlere taşıyan kişilere haksızlık yapıldığı inancındayım. Ama KİMİN UMURUNDA...
|