|
Geçen yılın iki gözde fakat bu sezonun zor günler yaşayan hem de puan sıralamasında nerdeyse dipte bulunup, bir türlü istenilen istikrara ulaşamayan ve dünkü maçı çıkış noktası gören ama yine de sekiz haftalık periyoda bakıldığında, oynadıkları futbolla hayal kırıklığı yaratan iki takımı.
Hayatta kesinlikle ne oldum dememek lazım. Ne olacağım sorusu, en mantılı yaklaşımdır. Tabi, bu yaklaşımı sergileyebilmek için de geçmişte yaşanan güzellikleri bir kenara bırakıp, hayatın devam ettiğini, hele hele sportif faaliyetlerde ve özellikle futbolda rekabetin değişen günün koşullarına göre hızla kademeli bir şekilde gelişerek, sizi geçmek isteyen takım sayısının artığını unutmamak gerekir. Bir anlık dalgınlık sizleri beklemediğiniz noktalara, yani MTG ve Çetinkaya'nın geldiği noktaya getirir.
MTG net 3-0'lık almış olduğu galibiyetle dalgınlıktan kısa süreli kurtulurken, Çetinkaya hem dalgın dalgın bakmaya devam etti, hem de son on yılın en kötü performansı ile dokuzuncu haftada deyim yerindeyse, ringlerdeki gibi havluyu yere atarak, lige erken veda etti.
Maça baktığımızda bir puan mücadelesi olmadığı hemen görülüyordu. Özellikle MTG'nin disiplinli oyunu, arzusu, yaşadığı sıkıntılara rağmen bunları geçmişte bırakması Mustafa Borataş ve oyuncuların başarısıydı. Üç yabancısız çıktığı maça kontrollü başladı. Cemal Astan'ın kafa golüyle öne geçti. Orta sahayı kalabalık tutup, çabuk hücumlarla pozisyon buldu. Bulurken de rakibine vermedi. Özellikle eleştirilen savunma ve orta alanın dünkü maçta iyi bir formu ve arzulu futbolu vardı.
Geçmiş haftalara göre iyi oynadılar. Bol pas yaparak rakibin direncini kırdılar. Özgür'ün gereksiz çift sarı kartla, kırmızı karttan oyun dışında kalmasından sonra, avantaj elde eden MTG, bu kez Osman'ın Kayhan'la girmiş olduğu sözlü diyalogda, orta hakem Fehim Dayı'dan direkt kırmızı kart görmesi, bu avantajı kaybettirmiş oldu. İkinci yarıda, ilk yarıda atılan golün avantajını MTG korur mu sorusuna ise, Evren'in yerine alınan Hasan Özgür'ün yardımı ile Ali Oraloğlu birisi penaltıdan olmak üzere atmış olduğu iki golle cevap verince, haftalardır özlenen üç puanın sahibi olan taraf oldu.
Çetinkaya antrenör değişiminden sonra istenilen futbolu yine ortaya koyamadı. Futbolcular, isteksiz, yorgun ve öylesine bir karşılaşmaya çıkmış gibiydiler. Çetinkaya'ya yakışmayacak bir futbol anlayışı. Düşünebilir misiniz?
Çetinkaya'nın ilk ciddi atağı 45. dakikada Hüseyin Küsbeci'den geldi. Alışmış olduğumuz, organize, sağlı sollu ataklar, paslaşma, adam eksiltme düşüncesi bitmiş, yerine güçsüz, kendine güvenmeyen bir takım hüviyeti gelmiş. Bu takımın yükünü çeken Dervişler, Kayhanlar, Yasinler'in varlığı-yokluğu sahada belli değil. Her hattıyla dökülen, döküldükçe de küçülen bir Çetinkaya.
Kısacası oynanılan futbol ile ligde bulundukları yer hiç de sürpriz değildir. Önlem alınmazsa, daha kötü günler Çetinkaya'yı beklemektedir.
Hakem Fehim Dayı, vasat bir maç yönetti. Özgür'e verdiği çift sarı karttan kırmızı kart doğru, MTG lehine vermiş olduğu penaltı tartışılır, diyalog sonrası Osman'a göstermiş olduğu direkt kırmızı kartı ise bilemiyorum.
|