|
Ülke sporunun gelişiminde en önemli faktör altyapılardan geçmektedir. Altyapısı olmayan ülkeler, dünya sporunda en geri kalmış devletlerdir. Bizim gibi, sportif alanlarda dünya ile çok fazla yarışma imkanı bulamayan ve ambargolar altında beli bükülen toplumlarda alt yapılar, bir o kadar daha önem kazanmaktadır. Ülkemizdeki en önemli altyapı kaynağını oluşturan birimler, ilk ve ortaokullar, daha sonra da liselerimizdir. Bugün, ülkemizdeki federasyonların var olma sebeplerinin başında da ilk ve orta öğretimdeki altyapılar gelmektedir.
Yani, ilgili federasyonlar ve Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Okul Sporları Yürütme Kurulu'nun, istişare içerisinde bulunarak ülke sporuna yön verip sporu geliştirme ve bu kaynağı en verimli şekilde kullanılması gereken stratejik merkez.
Bizlerde ne oluyor? Makamlara atanan veya getirilen her birey, sanki de kendilerine "tapu" verilmiş gibi, "plan ve organizasyondan yoksun", "gayri ciddi" ve "keyfi" hareket edip, sportif alanda ileriye yönelik başarı beklediğimiz okul sporlarını bir o kadar daha içinden çıkmaz hale getiriyor.
Yapılan fikstürler, hakem atamalarındaki eksiklikler, organizasyonların bozukluğu, turnuvaların başarısızlığı için sinsi sinsi plan yürütenlerin tavırları, bu turnuvalara katılan, başarılı olsun olmasın, beklentisi olan olmayan okullarımıza gösterilen saygısızlığın en somut örneğini teşkil etmektedir. Sorumluluktan kaçan kişiler, suçu birbirlerine atan birimler, hakemleri "paragöz" göstermeye çalışan kişiler derken, ezilen hep minik sporcularımız ve onları hiç bir karşılık beklemeksizin aylarca çalıştırıp, spor aşkını dürüstlük ilkelerine göre "fair-play ruhu" çerçevesinde aşılamaya çalışan öğretmenlere oluyor. Kaldı ki, bu eğitimci arkadaşlar, diğer meslektaşları özel dersler verip milyarları götürürken, ceplerinden para çıkartarak, ülke gençliğinin sağlıklı, mücadeleci, yarışmacı olmalarını sağlayıp hem alt yapıya destek veriyor, hem de bir nebze olsun çocuklarımızın kötü alışkanlıklardan kurtulabilmesi için, ülkedeki en önemli misyonu üstleniyorlar.
Bugün sona erecek ortaokullar voleybol müsabakalarının ilk gününde yaşanan tatsızlıklar, dünkü gazetelerin ana konusu oldu. Okul Sporları Yürütme Kurulu, hakemleri (aynı hakemler lise maçlarını yönetmişti) "para istemekle suçluyor", Voleybol Federasyonu, kendilerine karşılaşmalarla ilgili herhangi bir yazılı talebin gelmediğini (lise maçlarında yazılı talep geldi mi bilinmez), bu yüzden hakem göndermediklerini söylüyor. Daha da ilginci, hakemlerin para talebi yok.
O zaman parayı kim istiyor? Minik çocuklarımızın karşılaşmaları için para ne kadar önemlidir bilinmez ama Birimler karşılıklı servis çekiyor. Smaç atan çok, karşılayan yok. Ama smacı yiyen öğrenci ve eğitmenler, kısacası ülke sporu oluyor. Israrla diyalogdan kaçan iki birim. "En iyisini ben bilirim" diyen zihniyetler. Aferin Beyler. Ülke sporu için aferin. Hem de binlerce kez Aferin. Ama yine de çok şanslıyız ki, "paragöz olarak nitelendirilen hakemler" maçları yönetiyor da Türkiye'den ithal hakem getirilmiyor.
|