Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Girne gecelerine adını yazdırıyor
Hamis Kasımpaşa'da
Boşa giden paralar
Sarp Başkent'le "Nikahı kıydı"
Türkmenköy transfere hız verdi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Bilinçsiz istekler

Zeki KAYALP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Ağustos 2007, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yeni transfer yönetmeliğinin hayata geçmesinden sonra, futbolcu kardeşlerimizin ne kadar bilinçsiz olduğunu gözlemliyorum. Bilinçsiz diyorum, çünkü talep ettikleri ücretler karşılığında, bonservislerinin ne olduğunu bilmiyorlar. Bir diğer değişle kulüplerin ekmeğine koskoca bal sürüyorlar. Kafalar hep geçmişte kalmış. "Kulüpten ne koparırsam" mantığı halen hükümdarlığını sürdürmek istiyor. "Oynayayım da kazanayım" mantığı yerine, oynamadan kazanayım mantığı ne yazık ki hükümdarlığını koruyor. Ama yeni transfer yönetmeliğinde on aylık talep edilen rakamın dört ile çarpılıp, bonservis bedellerinin otomatik olarak ortaya çıktığını, yani futbolcuların kendi bonservis bedellerini, kendilerinin belirlediğini de bir türlü fark edemiyorlar. Örneğin 10.000 pound peşin 2.000 YTL ayda talep eden bir oyuncunun bonservis bedeli 188.000 YTL'dir. 5.000 pound peşin 1.500 YTL talep eden bir oyuncunun bonservis bedeli 114.000 YTL'ye gelmektedir. Peşinatsız bir sezonda 1.500 YTL talep eden bir oyuncunun bonservis bedeli de 60.000 YTL'dir. Kulübünden peşinatsız bir sezonda 800 YTL isteyen bir futbolcunun bonservisi ise 32.000 YTL'dir. Kısacası yeni transfer yönetmeliğinde bir futbolcu kulübünden yıllık talep ettiği miktarı geçmiş yıllarda olduğu gibi kafasına göre belirleyemeyecek. Diyelim ki belirledi. O zaman da kendisini alacak kulüp bedelini ödemek zorunda kalacak. Bunun en somut örneğini mi istiyorsunuz. Son günlerde Çetinkaya futbolcusu Yasin, transfer borsasının gündem maddesi olmuştur. Yasin, geçen sezon Çetinkaya Spor Kulübü'nden yaklaşık 25.000 YTL almıştır. Yeni transfer yönetmenliğine göre, kulübü Yasin'e maksimum bu rakamı önerir ve Yasin hayır derse. Bonservisi otomatik olarak 100.000 YTL olur. Arzu eden de Yasin'i alır. Tabi, Yasin'in de isteklerini karşılayarak. Bu da eşittir minimum 140.000 YTL. O da eşittir yeni bir daire ve yeni bir araba. Eşitleri toplamaya kalktığımızda ise ortaya "acı ama gerçek" tablo çıkıverir. Birçok zorluğa göğüs gererek, büyük zahmetlerle hayallerdeki sımsıcak yeni bir yuvanın kurulma aşamasındaki rakamlar.

Prensip sahibi kulüpler kazançlı çıkacak

Geçiş döneminde kulüpler kısa vadeli başarılardan çok istikrarlı ve prensip sahibi olup, bonkör olmamalı. Belki de yeni transfer edeceği bir futbolcuya harcayacağı para ile gayrı menkule yatırım yapıp geleceği inşa etmeli. Hatta, altyapısı güçlü olan kulüpler her sene futbolcu yerine birer "ev" transfer etmeli. İşte, o zaman kurumsallaşmanın ve kalıcılığın ilk adımları atılmış olur. İşte, o zaman bölge halkları bu gibi yatırımlara destek verir. Aksi halde, geçmişte yaşanan birçok kötü örneklerle yüz yüze geliriz. Yenicami, Akıncılar, Yeniboğaziçi ve en son olarak Ozanköy katliamları hafızalarımızdan silinmiş değildir. Kişilere özel, kısa vadeli düşünen bazı çevrelerin bilinçsizce yaptıkları harcamalar sonucunda ortaya çıkan "vahim" tablolar halen gözlerimizin önündedir. Bu zihniyetler var oldukça kulüplerin başarı göstermesi mümkün değildir. Başarı gelse bile, inanın kısa ve sahte başarıdır. Çünkü, yeni dönemde bu sektör içerisinde geleceğini ipotek altına alamayanlar, bu diyardan gitmek zorunda kalacaktır. Zaten yeni dönemde kulüpçülük anlayışı da bu olmamalı. Bir plan ve program çerçevesinde istikrarlı, güçlü, prensip sahibi, yatırıma açık, ilk aşamada şampiyonluk hedeflemeyip kalıcılığı savunan, titiz, sabırlı çalışanlar uzun vadede başarıyı yakalayacaktır. Avrupa futbolu bu disiplini aşmıştır. Türkiye futbolu ise bu kavramı yeni yeni anlamaya başlıyor. Bizler ise anlıyor ama kişisel egolarımızı tatmin edebilme, büyüklüğümüzü ve gücümüzü ispatlama adına anlamamayı bir marifet sayıyoruz. Diğer taraftan da harcadığımız milyarlara karşılık, 5.000 YTL'lik bir ödenek için grev yapmayı bir marifet sayıyoruz. Bu ne biçim futbol yapısı ve mantığı anlamak mümkün değil, ama yine de çok iyi anlıyorum.

Transfer çalışmalarında herkese başarılar.

   917 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Haziran 2008, Pazar   Keçiören Belediyesi, Forest Green ve bizimkiler...
14 Haziran 2008, Cumartesi   Federasyon seçimi hakkında...
01 Haziran 2008, Pazar   Sponsorluk kongresi ve bizimkiler...
29 Mayıs 2008, Perşembe   Üniversite oyunları ve kendi ligimiz...
24 Mayıs 2008, Cumartesi   Mağusa'da birleşim...
17 Mayıs 2008, Cumartesi   Bayan Futbolu hakkında...
12 Mayıs 2008, Pazartesi   Doğa boşluk tanımaz...
07 Mayıs 2008, Çarşamba   Sporun gelişimi...
24 Nisan 2008, Perşembe   KOLTUK SEVDALISI
21 Nisan 2008, Pazartesi   Yenilgisiz şampiyon



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1901 1.1984
1 STERLİN 2.3847 2.4025
1 EURO 1.8945 1.9078



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KİM YARDIMCI OLACAK?

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Londra Türklerini kim dinler...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Hristofyas, kedi fareyle oynarcasına oynuy...

Ahmet Tolgay

DÜNYANIN MERKEZİ VE GİZLİ AŞKLAR...

Bilbay Eminoğlu

Ne sihirdir ne keramet, el çabukluğu marif...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Cilt kanseri ve risk faktörleri

Dr. Umut Altunç

Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey

Aysu Basri

MASKESİZ BİR ÖZGÜRLÜK, İSTANBUL

Sevilay SADIKOĞLU

Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Su, geleceğin en önemli sorunu

Emin AKKOR

Ahtapotun kollarından kurtuluş yok

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR

Psikolog Ayla Kahraman

Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?

Osman Ertuğ

20 Temmuz 1983: Bugün aynı "tabloyu...

Bener HAKERİ

NOTLAR Unutulanlar mı, bilinmeyenler mi?

Ata ATUN

BU SENEKİ MESAJLAR ÇOK FARKLI

Mehmet RATİP

Olağanüstü hallerimiz

Dr. Orhan Aydeniz

Taş Ocakları Hakkında Görüşler

Harid Fedai

Osmanlılardan Vatan Sevgisi

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital