|
Meclisten notlar...
- "BETSİ NEDİR UNUTTUK"...Meclis dün hem denetim, hem de yasama görevini yaptı. Önce gündem dışı konuşmalar yapıldı; ardından Lefke Avrupa Üniversitesi'yle (LAÜ) ilgili meclis araştırması açılması önerisi görüşüldü ve son olarak da sigortalarda yeni affı gündeme getirecek tasarı ele alındı. 3 gündem dışı konuşma vardı gündemde. Kemal Dürüst(UBP), esnafın sorunları ve vergi politikaları üzerinde dururken, Mustafa Akını(TDP) kuraklık ve susuzluk konusunda, öneriler de içeren bilgilendirici bir konuşma yaptı. Bu ana kadar meclis sessiz sedasız çalışmalarını sürdürdü, ne laf atan oldu, ne de sataşan. Fakat asıl film bundan sonra başladı ve LAÜ konusu açıldığında da kıyamet koptu. Akıncı'ya kadar her şey süt limandı. "Çiçeği burnunda" Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen kürsüye çıktığında, Ahmet Barçın(CTP) da salona girmişti. Barçın'ın içeriye girmesiyle meclisin havası değişmeye başladı. Gökmen, su tasarrufuyla ilgili konuşurken Barçın, "Sen araba yıkan? Betsi nedir unuttuk da memlekette" diye laf attı. Barçın bununla da yetinmeyip Hasan Taçoy'a(UBP), "Denize gidecek millet yıkanmaya, sabun da istemez" diye espri yaptı. Taçoy da bu espriye "Eskiden öyle yeşil galıp sabunlar vardı, var mı şimdi?" esprisiyle karşılık verdi. Barçın da "Var, var" dedi.
- AĞAÇLARI KESİYORSUNUZ...Küçük kürsüye çıktığında meclis daha da renklendi. Küçük, suyun tasarruflu kullanılması gerektiği üzerinde dururken, kendi hükümetleri döneminde damlama sulama yöntemine geçildiğini ancak bunun 2004'te terk edildiğini ileri sürüp Tarım Bakanlığı'nın da bütçesinde 40 trilyonluk kesintiye gidildiğini söylediğinde, partili arkadaşı Türkay Tokel "Hükümetin politikası işte, ağaçları kesiyoruz" diye laf attı. Bu lafın ardından söz düellosu başladı. Çalışma Bakanı Sonay Adem: "Sen bu kafayla gidersen eğer Güzelyurt'ta hiç su bulamayacan", Tokel: "Siz ağaçları aşılarsınız", Adem: "Çağdaş bir şey hiç göremezsiniz", Tokel: "Hangi çağdaşlık? Çağdaşlık, marketlerin kapatılması mıdır?", Adem: "Biz kapattık, siz açtınız", Küçük: "Ağaç dikmek önemli değil. Önemli olan onu yaşatmaktır. Hem parasal kaynağa, hem de suya muhtacız. Damlama sulamayı takır takır durdurdunuz 2004'te, parasal konularda da hiçbir tedbir alınmıyor. Son görüştüğümüz 2 yasa istihdamlarla ilgiliydi",
- SENNAROĞLU'NUN MASASINA BİR SANDALYE BAĞLASINLAR...Bu sırada salona giren Ali Gulle(CTP), İrsen beyi da buldu Sonay Adem'i vira gonuşur" deyip, Adem'e "Seni ilham kaynağı alır" diye seslendi. Gülboy Beydağlı(CTP) da Adem'e, "Seni görmediğinde sorar Sonay bey nerde diye" şeklinde konuştu. Barçın da durup durup yine ilginç bir öneriyi ortaya attı. Barçın, Tarım Bakanı Önder Sennaroğlu'na "Önder bey söyle senin masanın ayağına bir sandalye daha bağlasınlar" dediğinde, herkes şaşkınlıkla bunun ne anlama geldiğini anlayamadı. Fakat Barçın, "Yahu aha eşdeğer bakanlar gelsin otursun yanına, aha İrsen" diye konuya açıklık getirdiğinde salonda gülüşmeler oldu. Küçük, sözü yem fiyatlarına getirdiğinde, Adem "Önerin ne, söyle, oraşta düşünme. Ama UBP'nin yoktur görüşü" diye taş attı. Küçük de "Tabi ki serbest bırakacan günü geldiğinde. Nasıl ki tavukçuluktan çekildik" karşılığını verdi,
- "ÇİFTLİK GURDUN BUZAĞI YETİŞTİRESİN"...Okan Dağlı(CTP), "Gelişti, tekelleşti, 2 katı fiyatına tavuk yerik memlekette" diye söze karıştı. Küçük de bakanlığı döneminde yaşanan bıldırcın olayını örnek vererek, "O zaman 3 personel bıldırcın satardı. Sorduk kime satarsınız diye, meyhanelere dediler. Hemen kapattık" deyince, Adem "Ortağınız yapardı" diye araya girdi, ortam yeniden ateşlendi. Küçük: "Sizin baş ortağınızdı onlar, kimden aldıydı? Onlar da CTP'den aldıydı", Adem: "Gendi dönemini söylemen, çiftlik gurduydun da buzağı yetiştirirdin", Küçük: "Doğrudur. Embriyo naklinin başlangıcıydı o çiftlik", Adem: "14'te aldınız, 14'te bıraktınız süt verimini. Bırak beni gaçayım dışarı da bitiresin gonuşmanı". (Adem bunun üzerine dışarıya çıktı). Küçük de arkasından "Sen marketleri hallettin. Mehter takımı olayını da değiştirdin. Orada 2 adım ileri 1 geri idi, sen 1 adım ileri 2 adım geri yaptın".
- "KÜÇÜK, KISIRAKTA GEZERDİ"...Eleştirileri yanıtlamak için Tarım Bakanı Sennaroğlu söz aldığında kuraklık ve alınan ve alınacak önlemleri anlattı. Sözü mezbahalara getirdiğinde ise ülkede 3 mezbaha dışındaki tüm mezbahaların AB standartları dışında olduğunu vurguladı. Küçük "Yani kapatılması gerekir" deyince, Sennaroğlu "Sizin zamanınızda da bu mezbahalar vardı. Mezbaha değil aslında bunlar. Onlara kasaphane derler. Soğuk hava depoları bile yok" şeklinde konuştu. Ergün Serdaroğlu(UBP) da "Bunun önlemi ne zaman alınacak?" diye sorduğunda, laflar yeniden havada uçuştu. Senneroğlu: "30 senedir var. Bütün işler bize kaldı", Küçük: "Sonay Adem engellerdi o zaman, istedik yapalım, engellerdi", Adem: "Kısırağınan gezerdin o zaman arkadaşlarınınan", Küçük: "Bıldırcın beslerdik", Sennaroğlu: "Mezbahalar vardı da biz mi bozuk?. Benim kontrolümde olsaydı, belediyeye değil hayvan üreticilerine verirdim. Belediyenin işi nedir mezbahaynan?"
- "İNSANLAR MEZBAHALARA GİRERSE ET YEMEZ"...Tokel: "Kim yapacaksa yapsın. Ne devlet, ne belediye, ne de üreticiler birliği yapıyor. İnsanlar bu mezbahalara girerse et yemez. Yani biz yapmadık, siz yapın", Adem: "Bakanın konuşmasının yüzde 99'u kuraklık sorunuyla ilgiliydi. Sen çıktın mezbaha söylen", Küçük: "Bizim zamanımızda 2 tane et kombinası yönettik memlekette", Adem: "Ama sen aran yığasın sorunları Önder beyin önüne. Sizin başkan Bafra'da konteyner açtı", Küçük: "Devlet et kombinasını kaldıralım diye mi yaptı? O zaman Çevre Bakanı yarın kapatsın Dikmen'i. Göreve çağırıyorum".
- TOKEL-ADEM KAVGASI...Sıra UBP'nin, LAÜ'yle ilgili meclis araştırması açılmasıyla ilgili önergesinin görüşülmesine geldiğinde, Türkay Tokel ile Sonay Adem arasında zaman zaman gergin anlar yaşandı, milletvekilleri de tartışma ortamında yerini aldı. Önerge sahibi olarak söz alan Tokel, LAÜ rektörünün bir yakınını Türkiye'den getirerek işe aldığını, bilgi işlem merkezinde görevlendirdiğini ve ihalelere şirketi aracılığıyla katılıp kendisinin iş aldığını öne sürdü. Söz konusu kişinin 2 bin 500 dolar maaşın yanı sıra Saray Otel'de konaklattırıp tüm masraflarının karşılandığını öne süren Tokel'e, Adem "Size cevabı üniversite yönetimi verecek. Ne isten madem meclis araştırması? Biz gaçmayık ya" diye konuştu. Tokel de "Son ihale yarım trilyon. Az önce ismini verdiğim şahsın şirketine kaldı... Yönetime kafa tutanlar bir çırpıda görevden alındı. Bu insanlar üniversitenin başladığı günden beri orada görev yapıyor" şeklinde konuştu.
- "TOKEL, PROFESÖR"...Bu söz üzerine Adem, sizin dönemden yani. Sizin dönemde alınanlar CTP'li oldu yani. Ne gonuşman, görün süngüsü düştü" derken, Tokel de "Görevden alındı tümü" şeklinde konuştu. Ardından şu gelişmeler yaşandı: Ömer Kalyoncu: "Görevden alma olabilir, gabahat mı yahu?", Tokel: "Yeni mekanlar da yarattınız. Rektör asistanlığı, danışmanlığı gibi makamlar yarattınız", Adem: "Ben hayatım boyunca bir üniversitenin neyi var, neyi yok garışmadım. Sen garar verebilin bir rektörün asistana ihtiyacı var ya da yok? Senin gibi profesör değil, danışman istedi işte. YÖK kitapçığından atıyorlardı genni sizin dönemde, geldi gurtardı işte", Tokel: "Araştırılsın, doğrular çıksın", Adem: "Ha öyle söyle, araştırılsın", Kalyoncu: "Usulsüzlük ve yolsuzluk var dedin sen", Adem: "Sen iddiaları söyle. Buradaki hiçbir milletvekili LAÜ'de çalışmaz ya", Ali Gulle(Kaşif'e): "Vur tokmağı başkan",
- "ÖPÜLDÜLER"...Tokel: "Söylediklerimin doğru olduğunu ispatlayacak belgeler var elimde", Adem: "Siz hükümetteyken kelle keserdiniz, aha Derviş bey burada", Tokel: "Ben, 2 ay önce takdirname verilen kişinin sonra görevden alındığına şahit oldum. Bu hocayı işten attınız", Küçük: "Öpüldü demek onlar", Tokel: "Dr. Filiz Sevim, bölüm başkanı. 7 yıl üniversitede görev yaptı", Adem: "DAÜ'den kaçıp bir öğretim görevlisi LAÜ'ye giderse, aradaki maaş farkını da düşünerek cevap ver", Taçoy: "Meclis çıkarsın ortaya", Barçın (Taçoy'a): "Sen neçin orda bilgisayarda oynan", Tokel: "Üniversitenin görevden alma hakkı var, ama bu insanların görev sürelerinin dolmasına 6 ay var. Sene başında sözleşmelerini yenilediniz, sonra da sendikaya üye olduğunu öğrendiniz. Çünkü bu hocaların peşinde dedektif var", Ali Seylani: "O konuda tecrübelisin. Tam bir paranoya", Barçın: "Evde yalnız gamla sen ha da gorkacan",
- TOKEL, ERASLAN'I SAVUNDU...Tokel: "Sendikaya üye olanlar tehdit edildi", Adem: "Vay be. Gördün? Anladım ki Nazım'ın ahbabıydı ama Güzelyurt'tan bu işleri düzenlediğini bilmezdim", Tokel: "Eraslan'a haksızlık ediyorsunuz. Çok vefasızsınız. Eraslan 30 yıl CTP'ye hep destek verdi. Şimdi Eraslan UBP'li mi oldu diyorsunuz", Adem: "Tahsin bey şimdi başkandır ama eski başkan der ki batırdı bize partiyi. Sen cevap ver bize bunu", Taçoy: "Ben cevabını az sonra veririm", Tokel: "Siz, rektörün hışmına uğrayan insanların bize verdiği bilgiyi vermiyorsunuz", Ali Gulle: "Bizde demokrasi var", Tokel: "Hangi demokrasi? Adam 3 gün önce sendikaya üye oldu diye 4. günde işten atıldı. Daha çok söylenecek şey var. Elimizde ferman var", Seylani: "Ne, padişah oldun?", Tokel: "Bunlar sizin eserleriniz".
- KOÇOĞLU TARTIŞMASI...Tokel: "Koçoğlu firması var", Adem: "Koçoğlu'na UBP Bafra'da önemli bir arazi verdi yatırım yapsın diye. Sen onu söyle. Biz bir şey vermedik. İzah et bunu sen. Hem da Eroğlu başbakandı verildiğinde". Tokel: "Bir gazete, sizin bu firmayla imzaladığınız bir protokolden bahseder", Adem: "Okuduğunu da anlaman zannederim sen. Ben Koçoğlu firmasıyla ne protokolü imzalaycam?", Tokel: "Sizin anlaşmanız var, kursiyerleri bu firmaya gönderesiniz", Adem: "Eğer Çakıcı'ynan yörürsan burnun bilmem neden gakmaycak. Çok ayıp eden", Tokel: "Bu firmayı üniversite yönetimi getirdi.Birtakım vaadler verdiniz. Yurt inşa etmesi halinde 30 yıl doluluk garantisi verildi. Sizin bu firmaya bir taahhüdünüz oldu", Adem: "Kimin, benim? Ağzından çıkanı gulağın duysun. Sözleşme den yanlış söylen, yoktur öyle bir şey. Sözleşme imzalandıysa çık göster", Tokel: "Sen niye üzerine alın?" Adem: "Bize söylen", Tokel: "Tabi ki hükümet sizsiniz. Çıkın söyleyin yalansa. Sizden özür dileyelim. Ama ben bunu üniversite içinden aldım", Kaşif(başkan): "Sayın Tokel hitap tarzınızdan hükümeti muhatap aldığınız anlaşılıyor", Canan Öztoprak: "Araştırma yapılacak madem niye böyle iddialı konuşuyorsunuz?".
- GÖBEZ TAKTİĞİ...Konuyla ilgili daha sonra kürsüye gelen Bakan Adem, "Türkay bey Ortam gazetesine dayanarak konuşuyor. Göbez taktiği ile saldırıyor" dedikten sonra Koçoğlu firmasıyla hiçbir zaman sözleşme imzalamadığını söyledi. Adem, "Yani öyle allangirli bir şeyler yaratıyor. Ben Türkiye'de bir protokol imzaladım. TC İnşaat Müteahhitleri Şirketi ve Yol İş Sendikası ile. Şantiye ile ilgili bir protokol. TC Çalışma Bakanlığı ile de protokol imzaladık. Kıbrıslı Türklerin inşaat alanında eğitilmesiyle ilgili" ifadelerini kullandı. Adem daha sonra da UBP zamanında söz konusu firmaya Bafra'da verilen araziyle ilgili hafriyat çalışmalarının başladığını söyledi ve bunun da araştırılmasını istedi. Söze karışan Nazım Çavuşoğlu(UBP), "Herhalde siz de attığınız imzayı algılamıyorsunuz?" deyince, Tokel'den "Bu gazetede yazılanlar nedir?" sorusu geldi. Barçın ise "Tan gazetesi" benzetmesi yaptı. Adem ise "Göbez taktiği" ifadesini tekrarladı. Daha sonra LAÜ'yle ilgili meclis araştırması açılması önergesi oybirliği ile kabul edildi.
|