|
Meclisten notlar...
- "ŞEY EDER, ŞEY YAPAR, ŞEY EDELİM"... Meclisin dün yaklaşık 1 saat süren toplantısından, restorancılara yasa çıktı. Bugüne kadar yasal bir güvenceden yoksun olarak faaliyet gösteren restoranlar dün yasalarına kavuştu. Komiteden genel kurula oybirliği ile gelen Restorancılar Birliği Yasa Tasarısı görüşülürken, UBP ve CTP'li milletvekilleri arasındaki sataşmalar, meclis çalışmalarına da renk kattı. İlk sözü alan Ergün Serdaroğlu(UBP), kendine özgü üslubuyla hükümete yönelttiği eleştiriler sırasında kahkahalar da havada uçuştu. Konuşmasının pek çok yerinde "şey eder, şey yapar, şey edelim" şeklinde sıfatlar kullanan Serdaroğlu'na en çok da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sonay Adem takıldı.
- "UBP PARTİSİ"... Bu sektörün yasaya kavuşması için yasaya onay verdiklerini ancak hükümete de itimatları olmadığını anlatan Serdaroğlu, tam da bu noktada partisinin ismiyle ilgili bir gaf yaptı. Serdaroğlu, "Biz UBP partisi olarak hükümete güvenmiyoruz" deyince, salondan itirazlarla birlikte kahkahalar yükseldi. Özellikle de meclisin "laf atma" uzmanlarından olan Ahmet Barçın(CTP), "Ne be, ne partisi? UBP partisi? Yeni bir parti goydun gene bir yere" demekten kendini alamadı. Sonay Adem de gülerek, "Hangi ganadın temsilcisi olarak gonuşun? Başka ganattır be bu" diyerek, UBP'deki Ertuğruloğlu-Eroğlu kavgasını gündeme taşıdı.
- KAHKAHANIN BEŞİ BEŞ PARA... Serdaroğlu, tüm bunlara rağmen dere tepe dümdüz konuşmasını sürdürürken "Bu hükümetin ne gadar denetim yapacağını bilmem. Pek de ümidim yok ama gene de halk sağlığı adına olumlu oy verdik" deyince, CTP'liler hep birlikte kahkahayı bastı. Aradan sıyrılan Adem, "UBP'nin da sağlığını goruyacayık merak etme" diye laf attı. Karşısında kendini dinleyen milletvekillerinin hep bir ağızdan güldüğünü gören Serdaroğlu da bir ara konuşmasına ara vererek kendisi de kahkahayı bastı.
- RESTORANDA "PİS" KOKULU GARSON... Ergün Serdaroğlu, görüşülen yasa restorancıların yasası olması nedeniyle bu konuda başından geçen anılarını da genel kurulla paylaştı. Serdaroğlu'na göre, adettendir ya, Meclis Başkanı Fatma Ekenoğlu, konuk Alman parlamenterler onuruna yemek vermiş. Yemeğin hangi restoranda olduğunu söylemiyor Serdaroğlu. Siyah pantolon, beyaz gömlek giyen bir garson gelmiş yanlarına. Ama "Aman Allah'ım" her tarafa "enfes" kokular yayılıyor. Serdaroğlu, pis kokudan bunalmış, konukların yanında büyük mahcubiyet yaşamış. Tam da hikayenin devamı gelecekken devreye giren Ali Gulle, "Göstermediler mi gennere buzluklardaki hıyarları" diye laf atınca, yine hep bir ağızdan gülüşmeler oldu. Adem gülmekten helak bir halde "Alın teri kokusunu da duyamazsınız hiç ha" diye espriyi patlattı.
- HORMONLU HIYARLAR... Serdaroğlu, arap atı gibi açılmış olacak ki bir hikayesini daha anlattı. "Başka bir yemek daha vardı meclisin, bu kez İngiliz parlamenterlere. Beni bilenler bilir, et yemem. Turistik bir lokanta. Yemek geldi köfte. Ama belli bozulmuş. Adam yese zehirlenecek. Dedik uyaralım adamı yemesin, yersa ertesi gün uçağa nasıl binecek?" diye konuşan Serdaroğlu'nun vejeteryanlığını duyan Ali Gulle, "Balık ye be balık" diye laf attı. Barçın da Serdaroğlu'na " Et yemen, sen çok yaşaycan" diye takıldı. Ali Gulle, hıyara taktı ya "Ya adam o hıyarları yeseydi, hormonlu hıyarları" diye sataşmayı sürdürdü.
- SERDAROĞLU DA ANLAMADI... Serdaroğlu, "Gelişigüzel lokanta açmayalım. Ne gerekiyorsa şey edelim. Şey gerekiyorsa yapalım" diye "şey"li öneriler sununca, Sonay Adem durur mu, "Neyi şey edelim onu da söyle da şey, şey olsun" lafını patlattı; ardından da gülmekten kıpkırmızı kesilen yüzünü saklamaya çalıştı. Serdaroğlu da gayet ciddi bir şekilde, "Oturacaksınız ve UBP'den yardım isteyeceksiniz, hem da yazılı" diyerek önerisini ortaya koyunca, CTP'liler hep bir ağızdan "ooooo, hadeeee" demekten kendilerini alamadı. Barçın ise "UBP Partisinden?" diye soru yöneltti. Adem de Serdaroğlu'na "Aha davet ettim seni önerini ver" dedi.
- "AHÇININ DIRNAKLARINA BAKARIM"... Yasalarını izlemek için meclis locasında oturan Restorancılar Birliği (Res-Bir) yönetim kurulu üyelerini karşısında gören Serdaroğlu, bir "yağ" da oraya göndermeden edemedi. Az önce anlattığı "pis kokulu" garsonlar ve kokuşmuş köfteler örneğinden Res-Bir yöneticilerini muaf tuttuğunu söyleyen Serdaroğlu, "Bu arkadaşlar düzenli çalışır ben bilirim. Ama diğerleri? Yoldan geçen işçiyi ahçı yaparlar" şeklinde konuştu. CTP'lilerden bir kez daha "oooooo" sesleri yükseldi. Serdaroğlu devam etti anlatmaya: "Ben titiz bir insanım. Bir lokantaya gittiğimde mutlaka mutfağa gider, aşçıya bakarım. Dırnakları uzun ve kirli ise yemek yemem orda. Bunun için sizler denetim yapmazsanız, bilin ki başınızdayık". Bu söz üzerine Barçın, İrsen Küçük'e seslenerek, "İrsen bey, cirile bir yağ bu tarafa" diye laf attı.
- "TURİZMİ PATLATTINIZ, ÇATLATTINIZ"... İkinci söz İrsen Küçük'ün oldu. Küçük kürsüye ilerlerken, Ali Gulle, "Sonay bey, İrsen beyini bekler gonuşsun ha" diye taş attı. Küçük de "Sonay'ın sesini duymadan bu mecliste rahat etmeyik. Bırakınız bizi" diye espri yaptı. Küçük, giriş peşrevinin ardından tansiyonu yükseltmek için "DP-CTP döneminde 1 milyon turist hedeflendiydi, hani nerde?" diye sorunca, Adem, "Aman Serdar duymasın seni" karşılığını verdi. Küçük ise bu sözün altında kalmayarak, "ÖP'lü dönemde de turizmi patlattınız, çatlattınız. 2 uçak goymaynan Almanya'ya turizm patladıydı zannettiniz. Göbek atınız resmen. Sonay Adem bile göbek attı" şeklinde konuştu.
- "UBP TERS YÖNE YÖRÜDÜ"... İrsen Küçük, daha sonra sözü Lokmacı'ya getirip Arasta'nın geliştirilmesi için hükümeti hiçbir şey yapmamakla suçlayınca, Ömer Kalyoncu'dan(CTP) gelen, "Duyanlar da hatırladı şimdi Lokmacı'nın açılması için UBP yürüyüş yaptıydı" şeklindeki iğneleyici sözü, Adem, "Yörüdüler ama ters tarafa yörüdüler" ifadesiyle tamamladı. Küçük ise Arasta esnafı için öngörülen 20'şer milyarlık kredilerle yatırım yapılamayacağını, bunun yetersiz olduğunu vurguladı.
- SERDAR DENKTAŞ FİRARDA... Tasarının görüşülmesinin ardından sıra oylamaya geldi. Fakat salonda oylama için gerekli olan 26 sayısı, yani nisap yoktu. Bu sırada oturumu yöneten Ahmet Kaşif(UBP) zile basarak, dışarıdaki milletvekillerini genel kurula çağırdı. Bu sırada İrsen Küçük de yerinden kımıldar gibi yapınca, Barçın, "Nere be İrsen bey, hemen gaktın gaçasın" diye laf attı. İrsen Küçük de "Yoklama duyunca oturduk aha. Toplayın hade arkadaşlarınızı. Nerde o Sonay? Hani hiçbiri yok içerde" karşılığını verdi. Bu sırada dışarıdaki vekiller teker teker içeri girerken, katip Ali Seylani(CTP) de yoklama cetvelinden Serdar Denktaş'ın adını okuyordu. Bu ismi duyan Barçın da "Firardadır o" yanıtını verdi.
- "BİR YEMEĞE GABUL"... Nisap sağlandıktan sonra yasanın madde madde görüşülmesine geldi sıra. Fakat vekiller birkaç birleşimdir geliştirdikleri bir yöntemi yeniden sahneye koydu. Hükümet adına yapılan öneriyle yasanın tüm maddeleri teker teker okunup oylanacağı yerde, sadece "yan başlıklar" okunarak oylandı. İçtüzük gereği en sonunda yasanın bütünü açık isim okunarak oylanması gerekiyordu. Ali Seylani, isimleri okuyup "kabul ya da ret" yanıtı almalıydı. Arif Albayrak'a sorulduğunda "kabul" dedikten sonra espri yapmaktan geri durmadı ve Res-Bir yöneticilerine dönerek "Bir yemeğe gabul" diye de ekledi; kahkaha da ardından geldi.
- SEYLANİ'Yİ TOPA TUTTULAR... Ali Seylani isimleri okurken sayfaları karıştırdı ve sonucu okumaya gelince işin içinde bir tuhaflık olduğunu fark etti. Çünkü verilen kabul oyları 26'yı bulmuyordu. Seylani duruma bakarken, Salih İzbul(CTP), "Hasan Taçoy'u söylemedin be" diye uyardı. Seylani de "Dur da bir sayfa daha var" diyerek eksik bıraktığı listeyi okumaya devam etti. CTP'liler rahat durur mu, başladılar Seylani'yi tele almaya... Atılan laflar şöyleydi: Barçın: "Dalgada mın yahu oğlum?", Mehmet Ceylanlı: "Tayyareden yeni endi, Azarbaycan'dan da ondandır", Ali Gulle; "Votka fazla geldi"...
|