|
artık herkes tutsun da elinden kendi şiirinin tersinden mi girsin ölü kelebekler sokağına...
Tekin Gönenç

Şiire yakından baktım dün gece. Eksik etek bir yaşam gülümsemesiyle. Edebiyatın başöğretmenlerine uzak, şairim diyenlere tuzak bir yalnızlıktaydım... İnimden çıkarıp kafamı, eksik, esrik ve de densiz bir bilgisizlikle yazdığım tüm kalemlerin izlerini sürdüm. Tekel piyasasındaki yazarlarla konuştum, şiirin şşşş sini bile umursamayanlarla yüzleştim. Yaşamına tek bir damla su katamayanlarla artık-eksik sohbetlere giriştim. Edebiyatın seçkin eserlerini taradım. Hiç adı-sanı duyulmamış nice isimle buluştum. Rumuzlu saklanbaçların önüne çıktım. Saklanmadım, hep bulundum. Tek bildiğim şey duruydum. Eski makamlarda dolaştım, eski kitaplara danıştım, eskicilerin o toz kokusuna bulaştım. Yeni jenerasyonun showundan starlığından, mega'lığından uzaktım.. Gökten üç elma düşmedi yere ve ben eğilip yere bakmadım. Yasak elmadan önce Lilith'in gidişine tanık oldum. Lilith cenneti kendi isteğiyle reddedeli beri kaburgalardan yaratılan kadınların yazgılarını gördüm ve Peyami Safa'nın cümleleriyle karşılaştım:
"Aynı çamurdan gelmiş olmanın verdiği cesaretle bu kadın, kocasıyla musavat (eşitlik) iddia ettiği için geçinememiş ve Hazreti Adem, kendisine daha kıvrak ve uysal bir kadın vermesini Allah'tan dilemiş. İşte bundan sonradır ki feminist, isyankar ve geçimsiz Lilith köpük gibi havada sönerek ebediyete karışır."
İtaatsiz Lilith'ten sonra Adem'in kaburgalarından yaratılan Havva'nın, aşka mı elmaya mı, yasağa mı kandığını bilemedim. Tarihi yeni baştan okumaya üşendim. Kimden geldiğimi sormaya, kime benzediğimi anlamaya çalışmadım. Ne sorsam, neye baksam, kendime çıktım...
Dün gece bizim Lillithler ve Havvalarla karşılaştım. Tarihi kanla canla yazan, hak hukuk mücadelesinin acılı gününü anlatan 8 Martta verilecek "kutlama" partilerinin pahalı mekanlarının programlarını dinledim. Yine eksik etek bir yaşamın karşısına çıktım. Küskündü. Onu maskeleyen acıların etrafında dönüyordu... Socrates'in dediği gibi :Tek birşey biliyordum, o da hiçbirşey bilmediğimdi..
Bir şiiri koklamak, bir yaşamı özümsemek ne demektir diye sordum kendime.... Bilinen tüm rollerden arınma zamanıydı. Köpüklü ve höpürdetilen kelimeleri/ünvanları, kalıpları yaratanlar gelip oturdular karşıma. Kendi yalnızlığımla yaşamın o cılkı çıkarılmışlığının verdiği yorgunluk hissiyle ne Lillith'ttim ne Havva. Dün gece aynamda ne bir şiir buldum ne de bir kutlama. Kendime ihanet etmeyecek kadar yakın baktım aynama.. İnsan olmanın tüm acılarıyla başbaşaydım. Eksik insanların eksik şiiriyle tek başınaydım...
Duyuyorum ve unutuyorum. Görüyorum ve hatırlıyorum. Yapıyorum ve anlıyorum.
Konfüçyus
*******
EYLÜL
Kadın gider ve bunun şiir olduğu söylenir
kadın gider ve bir şair doğar bundan
(Ben hangi kadından şair olduğumu bilirim)
...............
yaz biter kadın giderse,....
yazın sonu şiirdir, şiirdir aşkın sonu...
şehir her semtiyle yazın peşine düşse
yaz uzar bundan ve aşklar da nasiplenir,
yazın peşinde şehir, kadının peşinde şiir
.....................
bütün oğullar anneyi bir şiire terkeder!
...................
oğul olduğum kadın sakın beni terketme,
şiirdir söylenir, yazdır biter, kadındır gider
BÜTÜN KADINLAR ŞİİRİ BİR KADINA TERKEDER !
Haydar Ergülen
*************
Sık sık gelecekler
Onlara, çünkü bana
En çok kötülük edenlere
İyilik ettim
İsteyerek
Çektim bu acıyı
Kendi kendime
Bilincindeyim...
SAFO (Şiirler)
Çevirenler: Azra Erhat- Cengiz Bektaş
**************
LİLİTH

AŞKBUZEHİR
EROS KOKULU
EROSPUZAHİR
havada savrulan ne varsa
içime dışıma dolan
beni boşluksuz koyan
bu zahir,
ne sav ne savunma bu
düpedüz sevda,
a ş k b u z e h i r...
varsayalım ki ademsin
havvaya bak, bir iz bulabilir misin
göğüs kafesini çatlatan
ve daraltan yüreğini
olsa olsa isyankar eros\p\un
günahkar lilith
gerçekse bu, öldürüyorsa seni
şart oldu, iyiyse aran Tanrıyla hala
durma ş i k a y e t et, e t i m i
ye ve kurtar kendini...
Ayşen Dağlı,
2005
BAŞUCU KİTAPLARINDAN
Güzel olduğu halde kibirlenmeyen, dilini tutan olmadığı halde gevezelik etmeyen, parası olduğu halde gösterişe özenmeyen. "Elimde, yaparım" diyebildiği halde arzusuna mağlup olmayan, kızdırıldığı zaman intikam almak elinde olduğu halde uğradığı haksızlığı unutan ve kızgınlığını geçmeye bırakan, iyiyi kötüye değişecek kadar kıt akıllı olmayan, düşünmesini bildiği halde ne düşündüğünü belli etmeyen, peşinden sevgililerinin geldiğini gördüğü halde geriye bakmayan bir kadın... eğer böyle bir kadın varsa...
OTHELLO (W. Shakespeare)
Çeviren: Orhan Burian -M.E.Bakanlığı Yayınları
|