Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

ÇOCUKLARIMIZ-- HAYATIN OĞULLARI VE KIZLARI--

Bedia BALSES

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Nisan 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

M.E.ve Kültür Bakanlığı'nın (Eğitim Ortak Hizmetler Dairesi Müdürlüğü, Psikolojik Danışma Rehberlik ve Araştırma Şubesi) başlattığı, ilkokullara yönelik anne, baba bilgilendirme seminerleri çerçevesinde Mormenekşe İlkokulu'nda yapılan seminerde dinlediğim Uzm. Psk. Danışman İbrahim Yağan, müthiş sunumu, hitabeti ve etkileyici tespitleriyle beklentilerin çok ötesinde bilgiler sundu hepimize. Günlük hayatımızda farketmeden çocuklarımızın üzerinde oluşturduğumuz tahribatlardan, sorunlarından, çözümlerinden söz etti. Hatta sorunu olan, danışmak isteyen ailelerin, çocuklarla ilgili tüm sorunları için P.D.R.A. Şubesinin de ücretsiz hizmet (aile danışmanlığı, öğrenme güçlüğü vs, konularında) verdiğini anımsattı. Öyküler, şiirler okudu, örnekler verdi. Okuduğu öykülerden bir tanesi beni öyle derinden etkiledi ki bu hafta kendi yerimi bu öyküye bırakmak istedim:

"DURUN DEDİ ÖĞRETMEN"

Bir çocuk bir gün okula başladı. Pek mi pek akıllıydı. Okulu da pek mi pek büyüktü. Ama akıllı çocuk sınıfına dışarıdan kestirme bir yol buldu. Buna çok sevindi. Artık okul ona kocaman görünmüyordu. Bir zaman sonra bir sabah dedi ki öğretmen "Bugün resim yapacağız." "Ne güzel" diye düşündü çocuk... Resim yapmayı çok severdi. Her şeyin resmini yapardı: Aslanlar, kaplanlar, tavuklar, inekler, trenler, gemiler. Mum boyalarını çıkardı ve çizmeye başladı. Ama öğretmen "Durun" dedi, "Henüz başlamayın!" Ve herkes hazır görünene dek bekledi. "Şimdi" dedi öğretmen, "Çiçek çizmesini öğreneceğiz". "Ne güzel" diye düşündü çocuk. Çiçek çizmeyi çok severdi. Ve en güzellerini yapmaya başladı, pembe, mavi, kavuniçi mum boyalarıyla. Ama öğretmen "Durun" dedi. "Size nasıl çizileceğini göstereceğim". Yeşil saplı kırmızı bir çiçek çizdi. "İşte" dedi öğretmen. "Şimdi başlayabilirsiniz". Küçük çocuk bir öğretmenin çiçeğine baktı, sonra kendi çiçeğine. Kendi çiçeğini daha çok sevdi ama bunu söyleyemedi. Defterinde sayfayı çevirip, öğretmeninki gibi çizdi kırmızı bir çiçek, sapı yeşil ...

Bir başka gün dedi ki öğretmen: "Bugün çamurdan bir şeyler yapacağız". "Ne güzel" diye düşündü çocuk. Çamurla oynamayı çok severdi. Her şeyi yapabilirdi çamurla: Yılanlar, kardan adamlar, filler, fareler, arabalar, kamyonlar.Başladı çamuru yoğurmaya. Ama öğretmen "Durun" dedi, "Henüz başlamayın!"Ve herkes hazır görünene kadar bekledi. "şimdi" dedi öğretmen, "Bir çanak yapmayı öğreneceğiz ". "Ne güzel" diye düşündü çocuk. Çanak yapmayı çok severdi. Ve başladı yapmaya boy boy, şekil şekil çanakları. Ama öğretmen "Durun" dedi. "Size nasıl yapılacağını göstereceğim...

Ve çok geçmeden küçük çocuk öğrendi beklemeyi, izlemeyi, ve her şeyi öğretmen gibi yapmayı. Ve çok geçmeden başladı kendiliğinden hiçbir şey yapmamaya.

Ama birdenbire taşınıverdiler başka bir eve, başka bir şehirde ve çocuk gitti başka bir okula. Bu okul daha da büyüktü öbüründen. Kestirme yolu da yoktu dışarıdan. Büyük basamakları çıkmak ve uzun koridorlardan geçmek gerekiyordu sınıfa kadar. Daha ilk gün dedi ki öğretmen: "Simdi resim yapacağız". "Ne güzel" diye içinden geçirdi çocuk ve öğretmenin ne yapmasını söylemesini beklemeye başladı.

Ama öğretmen hiçbir şey söylemedi, başladı sınıfta dolaşmaya. Küçük çocuğa gelince durup sordu:"Resim yapmak istemiyor musun?" "istiyorum" dedi çocuk."Ama ne resmi yapacağız?" "Ne resmi istersen" dedi öğretmen. "Nasıl çizmeliyim?" diye sordu çocuk

"Nasıl istersen" dedi öğretmen. "istediğim renk mi?" diye sordu çocuk. "istediğin renk" dedi öğretmen, " Eğer herkes ayni resmi yaparsa ve ayni renkleri kullanırsa kimin neyi yaptığını ve neyin ne olduğunu nasıl anlarım ben?" "Bilmem", dedi çocuk ve başladı çizmeye : Kırmızı bir çiçek, sapı yeşil... "

Helen Buckley (Dublin Üniversitesi/İrlanda)

**************

ZAMANA ASILI MEKTUPLAR

Çocuğum, yeniden başlamak, yaşama tutunmak savaşıyla doğdum ve doğurdum sana/seni. Çocuğum, yaşamanın bir varolma çabası, direnme, inanma ve dağbaşında özgürce salınma özlemi taşıdığını öğrettin bana. Çocuğum, gözlerimdeki yangın ormanlarıyla tırnaklarımla kazıyarak çıktığım yolculukta büyü(t)mek için, soluğumu hayallerine kazıdım. Çocuğum, içimdeki doğum kıpırtılarıyla toprak anadan, doğadan, rüyadan devraldığım bir düşün koynunda el değmemiş varlığına sığındım. Sen, silahlı, maskeli, eli kanlı, bombalı, pis bir dünyada, sigara dumanları, zehirli gazların ardında temiz bir gökyüzü umudumsun. Çocuğum, doğuransın beni, sana geldiğimden beri tüm annelerin çocuğu, bana geldiğinden beri tüm çocukların doğumusun. Çocuğum, bayramın kutlu olsun....

Bedia Balses

*****************

ÇOCUKLARIMA

Diyelim ıslık çalacaksın ıslık

Sen ıslık çalınca

Ne ıslık çalıyor diye şaşacak herkes

Kimse çalamamalı senin gibi güzel

***

Dalga mı geçiyorsun düşler mi kuruyorsun

Öyle sonsuz sınırsız düşler kur ki çocuğum

Düşlerini som somut görüp şaşsınlar

Böyle bir dalgacı daha dünyaya gelmedi desinler

Dünyada yapılmamış işler çoktur çocuğum

Derlerse ki bu işler bişeye yaramaz

De ki bütün işe yarayanlar

İşe yaramaz sanılanlardan çıkar

Aziz Nesin

************

KÜÇÜK AYNI

Ben bir küçük aynayım

Yüzünüze tutulmuş

Her ne varsa yaptığım

İyi veya kötü

Hanenize yazılır

Bu nedenledir işte

Sevgili büyüklerim

`bana kızmak yerine

aynaya kızın`

derim

Aysen Dağlı (Vitamin İhtiyacı ve Sevgi)

*****************

Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil

Onlar kendi yolunu izleyen Hayat'ın oğulları ve kızları

Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler

Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller

Onlara sevginizi verebilirsiniz,düşüncelerinizi değil

Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır

Bedenlerini tutabilirsiniz,ruhlarını değil

Çünkü ruhlar yarındadır

Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz

***

Siz yaysınız,çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar

Okçu,sonsuzluk yolundaki hedefi görür

Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar

Okçunun önünde kıvançla eğilin

Çünkü okçu,uzaklara giden oku sevdiği kadar

Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever

Khalil Gibran

**********************

Ne çok yorulduk büyümekten, soluklanalım biraz...

**********************

   2936 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Temmuz 2008, Cuma   KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ
27 Haziran 2008, Cuma   Bırak Saçlarını İstanbul Rüzgarına
20 Haziran 2008, Cuma   BAŞKALDIRICI HAZİRAN
14 Haziran 2008, Cumartesi   UÇAKLAR DÜŞERDİ ARAMIZA
06 Haziran 2008, Cuma   Masallara İnanmak/ Masallara Sahip Çıkmak
30 Mayıs 2008, Cuma   Bir yanımda Çin Bir yanımda Myanmar
23 Mayıs 2008, Cuma   GÖNLÜ GÜVERCİNLİ BİR ŞAİR: TEKİN GÖNENÇ
16 Mayıs 2008, Cuma   EY GÜZEL ÇOCUK, DİNLE
09 Mayıs 2008, Cuma   "Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bir şair: "enderemiroğlu"
02 Mayıs 2008, Cuma   SORULAR BENİM İNSANLARIMDIR


Yorum Sayısı:   1
  Bülent Dizdarlı         - lefkoşa 20 Nisan 2007, Cuma 21:28 
Öykü çok hoş. Tabii ezberci eğitim sistemimizi de bir güzel hicivliyor. Bütün çocuklarımızın 23 Nisan Çocuk Bayramını kutluyorum.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital