Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da
Finalin adı MTG-Yeniboğaziçi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Nice Nice Yıllara Gülüm

Bedia BALSES

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Haziran 2007, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çıkıp geldin.

Aralık sinmiş bir hayata

Yaz kokulu Haziran muştusuyla

Doğdun...

'Sevecen' dedim adına...

Soğuk, tipi, rüzgar aralıklarında kınından çıkan bir acının ayazına geldin. Bir yanı Larnaka'da deniz kokusu, bir yanı Salamis'te göç korkusu taşıyan bir coğrafyaya çıkıp geldin. "Aşkın ve Haziran'ın trenini kaçırma" denilen bir sabahta Hoşgeldin... "Şimdiden teşekkürler bir anıyı böyle dayanıklı kılan iyiliğine"...

Zamanın renkli kağıtları sökülüp atılınca duvarın düşmüş sıvasına rağmen yitmeyen seslerin saklı kesitine doğdun sen. Kalıplaşan betonlara inat gülümsemenle yıkılan anları yapılandıran bir yaşamın çocuğu oldun.. Bahçedeki gülün alevine karıştırdığın kokunu aşıladın yitikliğime."Aşk yoktur, duman bürümüştür büsbütün" derken Ahmet Telli, sisler içinde önünü göremeyen puslu gözlere inat, yoku var ettin. Aşksızlıktan bunalmışken insanlar, gidilmeyen o kayıp ülkeye beni inandırdın. Çekip çıkardın beni benzeşme dürtüleriyle dürtülenlerden..

Yerleştir bu sevdayı her yerine

Yüzünde ter olan su damlacıklarının

Kaynağına yerleştir

Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına

Gül taşıyan çocuğuna yerleştir

diyen Edip Cansever'in ardından, çoklu ölümleri çoğalttığım nice tanıdık, nice ahbap isme sırt döndü senli zaman. Doğumundan sonra istedim ki çalmasın hiç bir şarkının yeni versiyonu bizim radoylarımızda. İstedim ki hiç bir anın, hiç bir tadın, hiç bir şarkının 're-mix'ine yer olmasın yaşamlarımızda. Miksere dönen karışımlara ezdirmeyelim, kopya aşklarla kirletilen seri ilişkiler mafyasına yem etmeyelim sevdamızı. Viran kente dönen adanın kuytularını yaratanları affetmeyelim, matemlerimizi bize yakışan bir acıyla tutalım istedim seninle. Sevinçlerimizin arkalarını sıvazlayalım, buhurla tütsüleyelim geçmişe gömdüğümüz nice anı, anıyı... Ardından el sallayalım gidenlerin, hiç bir vedamızı geriye almayalım ama biz seninle hep burda kalalım. Bu gökyüzü altında sevdamızı pusulamız, kalkanımız, mevzimiz, yapalım. Sakınmayalım, saklanmayalım gizlenmeyelim, ses edelim. İsterim ki bu Haziran'da bizim şarkılarımız çalsın radyolarımızda ve adının yankısına Nazım seslensin benim adıma:

Seviyorum seni ekmegi tuza banıp yer gibi

Geceleyin ateşler içinde uyanarak

Ağzımı dayayıp musluğa

Su içer gibi...

dediğinde yaksın dudaklarımı adının yankısı. Dil versin Girne, denize döksün yoksulluğumuzu. Lefkoşa yaseminine gömsün fakir yorgunluğumuzu. Mağusa surlarından atsın yalancı yüzümüzü. Ama bu gece şarkılarımız çalsın radyolarımızda. Bırak otursun masamıza yok bildiklerimiz, inkar ettiklerimiz, kırdıklarımız, affetmediklerimiz. Çıkalım geçmişimizden, çıkınlarımızı serelim ortaya. Bu gece çıkıp oturalım bahtımızın en kara noktasına. Ağlayalım Beşparmaklar'da yanan ağaçların çığlıklarına, üfelenen taşların acısını tutalım dağlarda. Açalım kapılarımızı dağlara, ovalara. Bu gece varsın dökülsün sıvaları zamanın, varsın çatlasın duvarları talimli yaşamların. 'Sen' dediğin yerde doğ yeniden dünyama. Sana, bana, bize kessin sevdayı unutmuş yorgun ada. Ve haykırsın bir ceviz ağacında gizlenen farkında sevda:

Yapraklara, dallara

Yeşillere allara

Nice nice yıllara gülüm..

Nice nice yıllara...

*************

Kimseler Bilmez Beni

Kimseler bilemez beni

Senin beni bildiğin kadar

İçinde yanyana uyuduğumuz

Gözlerin

Benim insan parıltılarıma

Dünyanın gecelerinden daha iyi bir gelecek hazırladı

İçinde uçtuğum gözlerin

Yolların gidişine

Dünyanın dışında bir anlam verdi

Bize belirtenler

Gözlerindeki sonsuz yalnızlığımızı

Artık kendilerini sandıkları gibi değiller

Kimseler bilemez seni

Benim seni bildiğim kadar

Paul Eluard

***************

Doğum

(Leyla'nın doğumu için Mecnun'un sonradan söylediği)

I.

Çiğ düştü göklerden

Ve bir bahar günü doğdun sen

Güvercinler geçti menekşelerden

Ve bir bahar günü doğdun sen

***

Yaz güneşi biriktirdi biriktirdi

Sonbahar yapraklarda delirdi

Kış derin çizgileriyle devrildi

Bahar gül tanklarıyla çiçek çağlayanlarıyla belirdi

Ve bir bahar günü doğdun sen

Sezai Karakoç

**************

Başucu Kitaplarından:

Yaşamımız bizimdir. Dünya bugün olduğu yere ulaşıncaya kadar çok uzun zaman geçti, çok güç harcadı ve biz elimizden geldiği kadar, kendimizi buna en iyi biçimde hazırladık; en kusursuz şekliyle olmadı ama üstesinden geldik.(...) Dante'nin İlahi Komedya'da dediği gibi: 'O insan gerçek aşkın ortraya çıkmasına izin verdiği gün, düzgün yapılmış her şey karmakarışık olacak ve doğru ve gerçek bildiğimiz her şeyi altüst edecek'. İnsanoğlu nasıl seveceğini öğrendiğinde dünya gerçek bir dünya olacak; o zamana kadar biz aşkın ne olduğunu bildiğimizi sanarak yaşayacağız, ama her zaman bunu olduğu gibi söyleyebilme cesaretinden yoksun kalacağız. Aşk evcilleştirilmemiş bir güçtür.

ZAHİR (Paulo Coelho - Can Yayınları, Türkçesi: Ayşegül Hatay)

*************

Zamana Asılı Mektuplar

"Saf maddeden yapılmışsa bir gün geri dönecektir" cümlesiyle geldin. Gidişin dönmek, ayrılığın kavuşmak, sevmenin yitmemek olduğu şarkısını taşıyordun içinde. Alev rengi bir Mağusa beslemişti seni kalbinde. Surlarında gizlenen nice anın, nice zaferin, nice kaybın, nice uygarlığın beşiğinde doğan bir Haziran günüydün. Çıktığın yolculuğun sevdaya olduğundan habersiz yürüyordun deniz kokan bir limanın yolunda. Haziran'ı doğuran bir akşamüstü toplayıp tüm lugatlardaki eksik kalan sözleri girdin hayatın koluna; yürüdün aşk denen eski ve tüketilmiş masalı "bir varmış" diyerek yeniden yaratmaya...

Bedia Balses

***********

Haziran kokar yalnızlığım yokluğunda...

(Sabahattin Ali)

   1794 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Temmuz 2008, Cuma   KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ
27 Haziran 2008, Cuma   Bırak Saçlarını İstanbul Rüzgarına
20 Haziran 2008, Cuma   BAŞKALDIRICI HAZİRAN
14 Haziran 2008, Cumartesi   UÇAKLAR DÜŞERDİ ARAMIZA
06 Haziran 2008, Cuma   Masallara İnanmak/ Masallara Sahip Çıkmak
30 Mayıs 2008, Cuma   Bir yanımda Çin Bir yanımda Myanmar
23 Mayıs 2008, Cuma   GÖNLÜ GÜVERCİNLİ BİR ŞAİR: TEKİN GÖNENÇ
16 Mayıs 2008, Cuma   EY GÜZEL ÇOCUK, DİNLE
09 Mayıs 2008, Cuma   "Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bir şair: "enderemiroğlu"
02 Mayıs 2008, Cuma   SORULAR BENİM İNSANLARIMDIR


Yorum Sayısı:   2
  Mine Yeterli Nalbant         - Magosa 14 Haziran 2007, Perşembe 19:17 
Ne mutlu sizlere ki boyle guzel bir sevgiyi yakalayip yillardir sevginizi bu guzel gunlere getirdiniz ve bu guzel yillardan 2. meyve olusuyor.Sizlere nice guzel yillar dilerim, bu guzel sevginin baslangicindan bu gune yakin tanigi olan biri olarak, ikinizide cok seviyorum.
  Halide Ali         - Larnaka 13 Haziran 2007, Çarşamba 09:21 
Yasadigimiz hicbir seyden pisman degiliz, ofkemiz yasayamadiklarimiza.....yine supersin ablam...


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital