Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Girne gecelerine adını yazdırıyor
Hamis Kasımpaşa'da
Boşa giden paralar
Sarp Başkent'le "Nikahı kıydı"
Türkmenköy transfere hız verdi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

KIYAMET GÜNÜ YAKLAŞIYOR

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Ocak 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Geçen hafta sonu kırmızı alarm koşulları uyguladık evde.

Meteoroloji raporlarına göre soğuk hava gelecekti. Isı 5-6 derece düşecekti.

Türkiye televizyonları da ikna etti bizi.

Bir bölümü Balkanlardan, diğer bölümü Kafkaslardan 2 tarafı soğuk hava kıskacına girmişti Türkiye.

Kar yağışı adım adım Akdeniz'e iniyordu.

"Onlarda kar yağar biz soğuğunu çekeriz" derdi rahmetli annem.

Bu söz kulaklarımda yeniden çınladı ve evdeki ısıyı düşürmemek için başladık yığınak yapmaya.

Elektrik kesilirse ne olacağına dair çeşitli senaryolar üzerinde çalıştık.

Dağ-bayır gezerek, arkadaşların kapılarını çalarak odun yığınağı bile yaptık.

Cumartesi akşamını "yüksek derecede ısıtılmış" bir ev ortamında geçirdik.

Gece yatırken "beyaz bir pazar sabahına" uyanacağımızı sandık.

Sandığımız gibi olmadı tabi.

Çocukların alaycı gülümsemeleriyle pazar kahvaltısını "güneşin taş yaktığı" arka balkonda pırıl pırıl bir gökyüzü altında, kuş sesleri arasında yaptık.

Yanlış alarm verilmişti.

Biz kar ve fırtına bekleyip, evimize çekilirken doğa pikniğe davet edercesine mükemmel bir pazar sunmuştu.

 

***

Her Amerika'ya gidişimizde televizyon kanallarının nerdeyse ana haber bültenlerinin süresi kadar bir zaman dilimini hava raporlarına ayırdığını görürüm ve hep hayret ederim.

Bazılarında bir, bazılarında 2 meteoroloji uzmanı dakikalarca ve hatta semt semt hava durumunun ne olacağını anlatıp dururlar.

Sadece dereceyi ve rüzgarın şiddetini duymaya alışkın bizler için bu "abartılı" durum aslında sıradan Amerikalı vatandaşlar için olağandır.

Çünkü "doğru ve güvenilir" hava raporunu almadan evden dışarı çıkmamak Amerika'da bir gelenekmiş.

3 yıl önce İndianapolis'te gece yemeğine gideceğimiz bir aile panik halinde otelden arayarak "isterseniz biraz erken yola çıkın, televizyonlar yaklaşmakta olan bir fırtınanın haberini veriyorlar" dediklerinde "acaba gitmesek mi" diye tereddüt yaşamıştık.

E kolay değil yaklaşan fırtınaydı.

Biz erkenden çıkıp gittik.

Gittiğimiz evdekileri televizyonun karşısında, canlı yayında fırtına haberlerini izlerken bulduk.

Lanet televizyon kanalları fırtınayı izlemeye almışlar.

Semt semt geçtiği noktaları canlı yayında veriyorlar.

İster istemez biz de televizyonun başına çakıldık.

Fırtına bizim bulunduğumuz semte de geldi.

Pencereler kapandı, kapılar sürgülendi, elektrik kesintisine karşı bataryalı ampuller hazırlandı. Ev sahipleri "siz bu havada gidemezsiniz" deyip bize geceyi geçireceğimiz döşek bile ayarlamaya koyuldular.

Fırtına fakiri bendeniz bir ara merağımı yenemeyip balkona çıktım ve ne olduğuna baktım.

Gördüğüm şuydu: "Şiddetli bir rüzgarla birlikte bazen doluya dönüşen yağmur vardı."

Memleketten alışkın olduğumuz bir manzara.

İçeri girdim ve "2 saat sonra yıldızları göreceğiz" dedim.

Kimse inanmadı tabi ki.

Ama televizyon başındaki yemek bitmeden, rüzgar durdu, yağmur dindi, bulutlar çekildi ve yıldızlar parlamaya başladı.

Amerika'nın orta yerinde fırtınalar böyle oluyormuş demek ki....

***

 

Havalar iyice soğudu ama yine yağış yok.

Mevsim kış olmasına rağmen göletlerdeki doluluk oranı yüzde ellinin altında.

Çeşmelerden akan su miktarı yazdan farklı değil.

Eğer şubat ve mart sürpriz yapmazsa büyük bir kuraklığın eşiğindeyiz demektir.

Tam da "kıyamet günü yaklaşıyor" dedirttirecek türden.

Pırıl pırıl bir gökyüzü ve güneşli bir pazar hepimize mutluluk veriyor ama bilinmeli ki kıyamet gününün habercisidir.

Yağmuru özleyen bu topraklar susuzluğa daha ne kadar dayanabilir ki?

Susuzluğu bu ülke daha ne kadar kaldırabilir ki?

Çeşmeler tıslamaya başlamadan bu sorunu tartışmaya ve önlem almaya başlasak iyi olacak.

Kıyamet vakti geldiğinde geç kalmış olacağız...

   1019 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
22 Temmuz 2008, Salı   KİM YARDIMCI OLACAK?
20 Temmuz 2008, Pazar   KIBRIS'TA DARBEYİ KİM YAPACAKTI?
19 Temmuz 2008, Cumartesi   BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN KIBRIS'A SÖYLEDİKLERİ VE İYİMSER OLMA NOKTASI...
17 Temmuz 2008, Perşembe   NİYE KAPATILMIYOR VE KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ
16 Temmuz 2008, Çarşamba   DOKUNAMADIKLARI VAR DİYE FELAKETE UZAKTAN BAKACAK
15 Temmuz 2008, Salı   KİM TAKAR KIBRIS'I...
13 Temmuz 2008, Pazar   YERLERDE SÜRÜNEN İRADE
12 Temmuz 2008, Cumartesi   TAŞOCAKLARI KAPATILSIN
11 Temmuz 2008, Cuma   HÜKÜMETİN ALNINDAKİ LEKE
10 Temmuz 2008, Perşembe   SOYER'İN KRİTİK DURUMU



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1901 1.1984
1 STERLİN 2.3847 2.4025
1 EURO 1.8945 1.9078



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KİM YARDIMCI OLACAK?

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Londra Türklerini kim dinler...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Hristofyas, kedi fareyle oynarcasına oynuy...

Ahmet Tolgay

DÜNYANIN MERKEZİ VE GİZLİ AŞKLAR...

Bilbay Eminoğlu

Ne sihirdir ne keramet, el çabukluğu marif...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Cilt kanseri ve risk faktörleri

Dr. Umut Altunç

Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey

Aysu Basri

MASKESİZ BİR ÖZGÜRLÜK, İSTANBUL

Sevilay SADIKOĞLU

Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Su, geleceğin en önemli sorunu

Emin AKKOR

Ahtapotun kollarından kurtuluş yok

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR

Psikolog Ayla Kahraman

Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?

Osman Ertuğ

20 Temmuz 1983: Bugün aynı "tabloyu...

Bener HAKERİ

NOTLAR Unutulanlar mı, bilinmeyenler mi?

Ata ATUN

BU SENEKİ MESAJLAR ÇOK FARKLI

Mehmet RATİP

Olağanüstü hallerimiz

Dr. Orhan Aydeniz

Taş Ocakları Hakkında Görüşler

Harid Fedai

Osmanlılardan Vatan Sevgisi

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital