Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Lavrov: Rusya'nın Kıbrıs sorunundaki tavrında değişiklik yok
Teniscilerimiz Mersin'de başarılı oldu
Refüje çarpıp takla attı
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz
Bariyerler durduramadı
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi
Her taraf toz duman

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

BİZ BİR YERDE YANLIŞ YAPTIK

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Şubat 2007, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

En çok ben üzülürüm dünlere ve ben gibiler

Ve en çok benim hayıflanan yarınlar için

Kimse mutlu olmadı yıllardır

Kimse mutlu değil bu günlerde de

Ya yarınlarda?

Acaba biz nerede yanlış yaptık?

Böyle değildi bu ada insanları

Böylesine umutsuz ve ruhsuz olmamıştık hiç

Ve böylesine doyumsuz değildik eskiden

Böylesine ağır değildi yaşamak yıllar önce bu adada

Böylesi zor olmamıştı konuşmak

Ve böylesi sevgisiz kalmamıştık hiç

En çok ben üzülürüm dünlere ve ben gibiler

Ve en çok benim hayıflanan yarınlar için

Çünkü bu kaderi biraz da ben ve benim gibiler çizdik

Acaba biz nerede yanlış yaptık?

Her akşam gün batımında seyre dururum beşparmakları

İçimi bir hüzün sarar, dar gelir bana bu şehir

Gidenlere yanarım

Yüreğimin isyanı iki damla yaş olur,

Donar kalır göz pınarlarımda,

Utanırım, ağlayamam...

Bilirim; biz bir yerde yanlış yaptık...

ALAEDDİN YAVAŞÇA İLE ANILARA YOLCULUK

"Ne günah etse açılmaz iki gönlün arası

Ne gün ah etse kanar dildeki firkat yarası

Dilerim bin beter olsun kim ayıplarsa beni

Arıyor ruhum onu olsa da bir yüz karası"

Bestesi Alaeddin Yavaşça'ya güftesi Rahmi Duman'a ait olan bu şarkı Hicaz makamında.

Şarkının güftesi kim bilir ne yürek acısıyla, ne büyük bir aşkla yazılmış. Zaten aşk biraz da acı çekmek değil midir?

Alaeddin Yavaşça'nın Hicazkar makamındaki bir diğer şarkısının güftesi Şükrü Öncel'e ait...

Bakınız Şükrü Öncel sevgilisine duyduğu aşkı nasıl anlatıyor...

"Şen gözlerinle yüzüme bir baktın

Gözümden yol bulup gönlüme aktın

Kalbime girdin ateş gibi yaktın

Gözümden yol bulup gönlüme aktın"

Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça, 1 Mart 1926 yılında Kilis'te doğdu. Babası Kilisli Divan şairlerinden Yavaşçazade Sezai Efendi'nin oğlu Hacı Cemil Efendi'dir. Annesi Kınoğlu Kadri Efendi'nin kızı Enver Hanım'dır.

Kilis Kemaliye İlkokulu'nu ve Kilis Ortaokulu'nu bitirdikten sonra lise birinci sınıfa Konya Lisesi'nde başlayıp, 2. ve 3. sınıfları İstanbul Erkek Lisesi'nde tamamlayıp mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne girerek buradan 1951 yılında mezun oldu. "Kadın Doğum" üzerine ihtisas yaptı. Operatör Dr. Oldu. İstanbul'da çeşitli hastanelerde çalıştı. En son Haseki Hastanesi Başhekimi iken emekli oldu. Devlet, Türk Musikisine katkılarından dolayı kendisine profesörlük unvanı verdi.

Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça'nın musiki hayatı, doğduğu ve ailece bağlı bulunduğu Kilis'te küçük yaşlarda başlayıp, Zihni Çelikalp'den batı musikisi keman dersleri almıştır. Tıp tahsiline devam ederken, Munir Nurettin Selçuk, Dr. Suphi Ezgi, Hüseyin Sadettin Arel, Zeki Arif Ataergin gibi değerli Türk musiki ustalarından dersler almıştır.

Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça, Türk musikisinde devlete bağlı ilk konservatuarın kurucuları arasında görev almış, bu Türk Musikisi Devlet Konservatuarı'nda yönetim kurulu üyesi ve öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça'nın icracılığı yanında 450 civarında beste, semai, şarkı, çeşitli saz eserleri (peşrev, saz semaisi), ilahi formunda besteleri vardır.

Ümitsiz bir aşka düştüm / Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok / Geçmesin sevgilim günümüz yasla gibi birçok şarkının bestekarıdır.

Kaynak: (Kilis'in Ünlüleri)

Yazımıza yine Alaeddin Yavaşça'nın nihavent makamındaki bir bestesiyle son verelim. Şarkının güftesi Münir Müeyyet Berkman'a ait.

"Ne bildim kıymetin ne bildin kıymetim

Reva mı şiddetin reva mı hiddetim

Zulm eden sen misin bilmem ki ben miyim

Kader mi talih mi ağyar mı acep kim

Kıskançlık alevi kalplere gireli

Sen deli ben deli aşk deli ruh deli

Severken sen beni severken ben seni

Bir gurur mahvetti hem seni hem beni

Ne sensiz bir mekân ne sensiz heyecan

Vermiyor teselli ne ümit ne de can

Sararken gönüllü iştiyak an be an

Değer mi bu hasret bu firkat bu hicran..."

Yaşamınızda hiç bir zaman "keşke"ler olmaması dileğiyle sevgilerle, şarkılarla kalın...

OLUMSUZ İNANÇLAR NASIL OLUŞUR?

Olduğumuz ya da olacağımız insanı yönlendiren en büyük etki, çevremizin üzerimizdeki telkinleridir. Duyduğumuz, gördüğümüz, okuduğumuz her şeyden, çevremizdeki insanlardan ve olaylardan etkileniriz. Hayata bakışımızda, inançlarımızın oluşmasında, çevremizin çok büyük rolü vardır.

Kendimizle ve yapabileceklerimizle ilgili olumsuz inançlara sahip olmamızın en önemli sebeplerinden bir tanesi, olumsuz bir toplumsal çevrede yaşıyor olmamızdır. Kendimizle ya da hayatla ilgili ailelerimizden, öğretmenlerimizden ve arkadaşlarımızdan gelen olumsuz telkinler altında büyüdük. Eskiden, "en kötüsünü düşün, kendini ona hazırla, iyi olursa sevinirsin" derlerdi. Paranın kolay kazanılmadığına, hayatın zor ve adil olmadığına inandırdılar bizi. Haberlerden ve gazetelerden hayatın olumsuz yönleriyle ilgili mesajların bombardımanı altında yaşıyoruz. Her şeyimiz başkaları tarafından eleştirildi. Anne babalarımızın, öğretmenlerimizin, arkadaşlarımızın, eşimizin, sevgilimizin ve patronumuzun eleştirilerine maruz kaldık.

Bazen çocuklarımızı korumak adına, onlara para, eğitim ve gelecek kaygısı yerleştiriyoruz. Çocuklarınıza dünyanın çok tehlikeli bir yer olduğu duygusunu aşılamayın. Korku değil, güven aşılayın. Çocuğunuza verebileceğiniz en büyük armağanı verin. Ona güvenin, hayatla başa çıkabileceğine inanın.

Gelişen teknolojiyle, dünyanın diğer ucundaki felaketlerin, ihanetlerin ve olumsuzlukların haberini anında alabiliyoruz. Dünyanın batmakta olan bir yer olduğunu ve sonunun geldiğine inanmaya başlıyoruz. Elinize bir kâğıt kalem alın, akşam televizyonun karşısına geçin ve haberleri izleyin. Her haberi olumlu ya da olumsuz olarak işaretleyin. Olumlu haber var mı? Büyük bir ihtimalle, iki üç taneden fazla bulamayacaksınız. Geri kalanların hepsi felâket, ihanet, hayatın ne kadar zor olduğu ve her geçen gün nasıl kötüye gittiği konusunda. Hatta olumsuz bir haberi, nasıl daha çarpıcı ve olduğundan kötü olarak verebileceklerinin yollarını arıyorlar. Televizyonlar adeta felaket tellallığı yapıyor. Olumsuzlukları ekrana en iyi yansıtan, toplumu en iyi zehirleyen, "yılın haber programı" ödülünü alıyor.

(Bir Aborijin duası)

Yetecek kadar...

Seni ayakta tutmaya yetecek kadar güzelliklerle dolu bir yaşam sürmeni dilerim...

Aydınlık bir bakış açısına sahip olmana yetecek kadar güneş diliyorum...

Güneşi daha çok sevmene yetecek kadar yağmur diliyorum...

Ruhunu canlı tutmaya yetecek kadar mutluluk diliyorum...

Yaşamındaki en küçük zevklerin daha büyükmüş gibi algılanmasına yetecek kadar acı diliyorum...

İsteklerini tatmin etmeye yetecek kadar kazanç diliyorum...

Sahip olduğun her şeyi takdir etmene yetecek kadar kayıp diliyorum...

Son elvedayı atlatmana yetecek kadar "Merhaba" diliyorum...

 

o gün...

göklerden yıldızlar yağacak

başımıza

okyanusta balıklar

aşkımıza alkış tutacak

bir gemi alacak beni

bu limandan

sana taşıyacak...

S.S.

   1980 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
19 Ağustos 2008, Salı   İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları...
14 Ağustos 2008, Perşembe   Tatil notlarım... Karadeniz’e yolculuk...
24 Temmuz 2008, Perşembe   İçimizden biri: Arif Albayrak
15 Temmuz 2008, Salı   Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...
09 Temmuz 2008, Çarşamba   Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...
17 Haziran 2008, Salı   Çocuğuma okul arıyorum...
10 Haziran 2008, Salı   Ölüm
29 Mayıs 2008, Perşembe   Öğretmen olmak...
21 Mayıs 2008, Çarşamba   Kendi dünyasında tanrı olmak...
23 Nisan 2008, Çarşamba   Sen Kaderimsin...


Yorum Sayısı:   1
  dilek y.         - ankara 10 Şubat 2007, Cumartesi 00:25 
Sevilay Hanım, sizi okuyunca içim ferahladı. Çok teşekkürler


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

FARKLILIK YARATABİLME ADINA...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Tiyatromuza yaşam verenleri hep ayakta alk...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ...

Ahmet Tolgay

Okunması gereken "Kıbrıslı" bir ki...

Bilbay Eminoğlu

Eski insanlarımız

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Futbol diplomasisi

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital