Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Futbolcular istediğini aldı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Sevgiler, sevgililer...

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Şubat 2007, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İnsan bazen kocaman kocaman açar da gözlerini, tüm doğayı fotoğraflamak ister...

Bazen bakar da gözleriniz, hiçbir şey görmez...

Aşıksanız, seviyor ve seviliyorsanız eğer, dünya bir cennettir...

Dağ, taş, toprak, gökyüzü, deniz güler yüzünüze. Pırıl pırıldır her şey...

Bir de madalyonun öbür yüzü var ya, işte o zaman kararır dünyanız...

Yeşil ve mavi yok olur.

Mor dağlar, mavi deniz, gökyüzü siyah beyazdır.

Unutulmaya yüz tutmuş, sonu gelmemiş eski bir film gibi...

Yine de seversiniz tek taraflı, dünyanızı karartan o vefasızı...

O sizindir. Yüreğinizdedir ya...

Kimselerle paylaşmaz, kimselere vermek istemezsiniz...

O buruk sevda, o zehir zemberek acı besler ya ruhunuzu, bir bakarsınız sevmişsiniz o duygunuzu... Şikâyetiniz hiç mi hiç olmaz...

Özlersiniz ya onu, gecenin karanlığında dönmeyeceğini bile bile...

Alev alır yeniden küllenmiş sevdanız, ısınır yüreğiniz, yanar hatta...

Kabuk tutmuş yaranız kanar ya yeniden, damla damla süzülür de yüreğinize, kapanmaz olur yeniden...

Bu yaranın merhemi yok...

Yani var da yok...

Ah bu sevdalar...

Hayatımı her dem kanatan, her dem karartan sevdalar...

Öyle bulaşıcı bir hastalık ki, bir de çaresiz...

Yani çaresi var da yok...

Akşam olunca gelir, yerleşiverir yüreğinize hüzün. Davetsiz misafir misali, bir türlü gitmek bilmez...

Gitsin mi?..

Giderse yaşanmaz...

Aşıksınız ya, sevdasız yaşanır mı?...

Yaşasa da, sizin olamaz öylesi bomboş yürek...

Öyle ya;

Bugün sevgililer günü...

Sevgili...

Ne demek sevgili?..

En çok sevilen mi demek?

En çok değer verdiğiniz, hep yanında olmak istediğiniz mi?..

Yahut;

Sığınacağınız bir kuytu liman mı?...

Her görüşte yüreğinizi yerinden oynatan...

Aklınızı başınızdan alan, tüm dengenizi bozan mı?..

Ya da;

Yüzünüze bile bakmadan geçip giden, arkasından bakakaldığınız mı?..

Dünyalara değişmediğiniz, ömür boyu sizi ağlatan mı?..

Söz verip de gelmeyen en büyük yalancı mı?..

Kim isterse olsun, ne yaparsa yapsın, her şeye rağmen kalbinizden söküp atamadığınız, yıllar geçse bile unutamadığınız mı?..

Yoksa;

Kanayan yaranıza tuz basan mı?..

Bugün sevgililer günü...

Sevin sevebildiğinizce...

Koşulsuz...

Pazarlıksız...

Hatta karşılıksız...

Sevda sizin...

Yürek sizin...

Kim ne diyebilir ki?..

*************

MANİLERİMİZ

Mani, malum olduğu veçhile dört mısralık, küçük ve müstakil bir manzumedir. Birinci, ikinci ve dördüncü mısraları kafiyeli, üçüncü mısraları ise serbesttir. Maniler, Türk Halk Edebiyatı'nın, isimleri meçhul şairleri tarafından meydana getirilen küçük ve güzel şiirleridir.

Çeşitli vesilelerle mani söylemek, mani yarışması tertiplemek Türk halkı arasında eski bir gelenektir.

Kıbrıs Türkleri arasında da maninin çok önemli bir yeri vardır.

Aşağıda, tespit edebildiğimiz yüzlerce maniden bir kısmını aktarıyoruz sizlere...

Agşam olsun geleyim

Halimi kime söyleyim

Var gid vefasız agşam

Yarsız seni neyleyim.

Endim dere beglerim

Vay benim emeglerim

Yalınız yata yata

Çürüdü kemiglerim

Merdüvenim kırg ayag

Kırkına vurdum dayag

Duydum yarim geliyor

Seyirddim yalın ayag

Egşi egdim gül biddi

Dalında bülbül öddü

Ödme bülbülüm ödme

Yarim elimden giddi

Çegmecemi çekemem

Külden göyneg biçemem

Yarim gayed güzeldir

Göynüm düşdü geçemem

Ay garannıg geceler

Örtünsün pençereler

Hiç aglına gelmez mi

Sarıldığımız geceler

Macun yabdım furmadan

Neçin yedin sormadan

Gel guzum sarılalım

Kimse bizi duymadan

Gahve işdim telveli

Akıldan eddin beni

Öyle bir yar sevdim ki

Hem oynag hem cilveli

"Kıbrıs Türk Folkloru" Mahmut İslamoğlu sayfa: 110-111

***************

ARALIK KAPI (Sevilây SADIKOĞLU)

bir oğulun isyanı

- ben oğlumu hiç böyle görmemiştim -

bahar ol çiçeklen dedi

koydu güzel başını yorgun omuzlarıma

sessizce ağladı

tepeden tırnağa taş kesildim

sen böyle değildin eskiden dedi

coşar taşardın

kabına sığmaz ırmak gibiydin

çağlardın

kuru bir ağaç gibisin yıllardır

bahar ol çiçeklen dedi

susuz ağaç yeşermez ki oğul

kış mevsiminde güneş ısıtmaz

kuruyan ırmak coşup taşmaz ki oğul

kaldır güzel başını, bak gözlerime

yıllardır ağlayan bu gözler nasıl güler ki

bahar ol çiçeklen dedi

koydu güzel başını göğsüme

yorgun yüreğimin ağıtını dinledi

kahroldu

hıçkırarak ağladı sabaha kadar

ben seni böyle bilmezdim anne dedi

   1703 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
17 Haziran 2008, Salı   Çocuğuma okul arıyorum...
10 Haziran 2008, Salı   Ölüm
29 Mayıs 2008, Perşembe   Öğretmen olmak...
21 Mayıs 2008, Çarşamba   Kendi dünyasında tanrı olmak...
23 Nisan 2008, Çarşamba   Sen Kaderimsin...
15 Nisan 2008, Salı   Zaman...
10 Nisan 2008, Perşembe   Bir kültür elçimizi daha kaybettik...
08 Nisan 2008, Salı   Çocuk Bahçesi
02 Nisan 2008, Çarşamba   İzlenmeye değer bir sergi
01 Nisan 2008, Salı   YDÜ'NÜN WOYZECK OYUNU İZLEYİCİLERİ BÜYÜLEDİ


Yorum Sayısı:   1
  aydın eren         - lefkoşa 22 Şubat 2007, Perşembe 22:09 
sevgili sevilay sadıkoğlu, oğlunuzun fikrini bilemem ama,yüreğiniz ne kadar yorgun olursa olsun,siz onu taşıyabilirsiniz. Ayrıca, yüzünüzdeki hüzün size çok yakışıyor.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital