|
İnsan bazen kocaman kocaman açar da gözlerini, tüm doğayı fotoğraflamak ister...
Bazen bakar da gözleriniz, hiçbir şey görmez...
Aşıksanız, seviyor ve seviliyorsanız eğer, dünya bir cennettir...
Dağ, taş, toprak, gökyüzü, deniz güler yüzünüze. Pırıl pırıldır her şey...
Bir de madalyonun öbür yüzü var ya, işte o zaman kararır dünyanız...
Yeşil ve mavi yok olur.

Mor dağlar, mavi deniz, gökyüzü siyah beyazdır.
Unutulmaya yüz tutmuş, sonu gelmemiş eski bir film gibi...
Yine de seversiniz tek taraflı, dünyanızı karartan o vefasızı...
O sizindir. Yüreğinizdedir ya...
Kimselerle paylaşmaz, kimselere vermek istemezsiniz...
O buruk sevda, o zehir zemberek acı besler ya ruhunuzu, bir bakarsınız sevmişsiniz o duygunuzu... Şikâyetiniz hiç mi hiç olmaz...
Özlersiniz ya onu, gecenin karanlığında dönmeyeceğini bile bile...
Alev alır yeniden küllenmiş sevdanız, ısınır yüreğiniz, yanar hatta...
Kabuk tutmuş yaranız kanar ya yeniden, damla damla süzülür de yüreğinize, kapanmaz olur yeniden...
Bu yaranın merhemi yok...
Yani var da yok...
Ah bu sevdalar...
Hayatımı her dem kanatan, her dem karartan sevdalar...
Öyle bulaşıcı bir hastalık ki, bir de çaresiz...
Yani çaresi var da yok...
Akşam olunca gelir, yerleşiverir yüreğinize hüzün. Davetsiz misafir misali, bir türlü gitmek bilmez...
Gitsin mi?..
Giderse yaşanmaz...
Aşıksınız ya, sevdasız yaşanır mı?...
Yaşasa da, sizin olamaz öylesi bomboş yürek...
Öyle ya;
Bugün sevgililer günü...
Sevgili...
Ne demek sevgili?..
En çok sevilen mi demek?
En çok değer verdiğiniz, hep yanında olmak istediğiniz mi?..
Yahut;
Sığınacağınız bir kuytu liman mı?...
Her görüşte yüreğinizi yerinden oynatan...
Aklınızı başınızdan alan, tüm dengenizi bozan mı?..
Ya da;
Yüzünüze bile bakmadan geçip giden, arkasından bakakaldığınız mı?..
Dünyalara değişmediğiniz, ömür boyu sizi ağlatan mı?..
Söz verip de gelmeyen en büyük yalancı mı?..
Kim isterse olsun, ne yaparsa yapsın, her şeye rağmen kalbinizden söküp atamadığınız, yıllar geçse bile unutamadığınız mı?..
Yoksa;
Kanayan yaranıza tuz basan mı?..
Bugün sevgililer günü...
Sevin sevebildiğinizce...
Koşulsuz...
Pazarlıksız...
Hatta karşılıksız...
Sevda sizin...
Yürek sizin...
Kim ne diyebilir ki?..
*************
MANİLERİMİZ
Mani, malum olduğu veçhile dört mısralık, küçük ve müstakil bir manzumedir. Birinci, ikinci ve dördüncü mısraları kafiyeli, üçüncü mısraları ise serbesttir. Maniler, Türk Halk Edebiyatı'nın, isimleri meçhul şairleri tarafından meydana getirilen küçük ve güzel şiirleridir.
Çeşitli vesilelerle mani söylemek, mani yarışması tertiplemek Türk halkı arasında eski bir gelenektir.
Kıbrıs Türkleri arasında da maninin çok önemli bir yeri vardır.
Aşağıda, tespit edebildiğimiz yüzlerce maniden bir kısmını aktarıyoruz sizlere...
Agşam olsun geleyim
Halimi kime söyleyim
Var gid vefasız agşam
Yarsız seni neyleyim.
Endim dere beglerim
Vay benim emeglerim
Yalınız yata yata
Çürüdü kemiglerim
Merdüvenim kırg ayag
Kırkına vurdum dayag
Duydum yarim geliyor
Seyirddim yalın ayag
Egşi egdim gül biddi
Dalında bülbül öddü
Ödme bülbülüm ödme
Yarim elimden giddi
Çegmecemi çekemem
Külden göyneg biçemem
Yarim gayed güzeldir
Göynüm düşdü geçemem
Ay garannıg geceler
Örtünsün pençereler
Hiç aglına gelmez mi
Sarıldığımız geceler
Macun yabdım furmadan
Neçin yedin sormadan
Gel guzum sarılalım
Kimse bizi duymadan
Gahve işdim telveli
Akıldan eddin beni
Öyle bir yar sevdim ki
Hem oynag hem cilveli
"Kıbrıs Türk Folkloru" Mahmut İslamoğlu sayfa: 110-111
***************
ARALIK KAPI (Sevilây SADIKOĞLU)
bir oğulun isyanı

- ben oğlumu hiç böyle görmemiştim -
bahar ol çiçeklen dedi
koydu güzel başını yorgun omuzlarıma
sessizce ağladı
tepeden tırnağa taş kesildim
sen böyle değildin eskiden dedi
coşar taşardın
kabına sığmaz ırmak gibiydin
çağlardın
kuru bir ağaç gibisin yıllardır
bahar ol çiçeklen dedi
susuz ağaç yeşermez ki oğul
kış mevsiminde güneş ısıtmaz
kuruyan ırmak coşup taşmaz ki oğul
kaldır güzel başını, bak gözlerime
yıllardır ağlayan bu gözler nasıl güler ki
bahar ol çiçeklen dedi
koydu güzel başını göğsüme
yorgun yüreğimin ağıtını dinledi
kahroldu
hıçkırarak ağladı sabaha kadar
ben seni böyle bilmezdim anne dedi
|