Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da
6'ncı kez Türkiye'ye gidecekler

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Ressam-yazar Özden Selenge'den bir kitap ve bir sergi - "Sahiden"

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Mayıs 2007, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Özden Selenge üretmeye, ürettikçe paylaşmaya devam ediyor...

Selenge'nin 23 Mayıs, 2007 Çarşamba günü saat 19:00'da İsmet Vehit GüneySanat Merkezi'nde açılacak olan 19. kişisel sergisinde 30 resim sergilenecek ve 8. kitabı "SAHİDEN" tanıtılacak. Kitabın kapak resmi Özden Selenge'nin ikiz torunları Yağmur ve Eylül tarafından çizilip boyanmış.

"Çocukluk ve ilk gençlik anılarımı yazmak için iyice yaşlanmayı bekleyemezdim. Aklım, elim-kolum, yüreğim sağ sağlamken yazmak istedim. İlk, kitap yazmaya başladığımda daha değişik gailelerim vardı. Şimdilerde yalnızca gelecek kuşaklara, yurdumun yaşanmışlıklarını, geçmişten bugüne, çok çok ötelere taşımaktadır. Bir güzel miras bırakmaktır. Bana esin kaynağı olan güzel yurduma ve güzel insanlarına en birincil borcumdur ve kendime borcumdur." Diye başlıyor sohbetimiz sevgili Özden'le...

SORU: Anılarınızı yazarken neler hissettiniz?

Ö.SELENGE: Doğal ki tüm bunları yazarken, ufalıp, küçülüp, yeniden bir çocuk olmak, yaşantıma, beynime, yüreğime inanılmaz güzellikte, binbir renkli çiçekler açtırmak hoşluğunu da yaşadım. Kimi an, içim de acıdı ama inanın bu acılar bile zevkti benim için. Zamanı kucaklamak ve zamanın kucağına sokulmak... İşte öylesine duygu okyanusunda yüzdük zamanla... Ve zamanla birbirimize bu denli içten, dürüst olmadık yıllardır.

SORU: Yazdıklarınızda samimi itiraflara yer var mı?

Ö.SELENGE: Bu kitabımda büyük sırlar "ifşa etmedim." Geçmişi bembeyaz çarşaflara yayıp, iyice bir güne, güneşe çıkardım.

SORU: Anılarınızı ve dostlarınızın tümüne yakınını alabilmek mümkün oldu mu bu kitaba?

Ö.SELENGE: Doğal ki, yazılacak çok anı, çok insan, çok dost vardı. Tümünü yazmaya kalksam, ömrüm yetmez. Ama kimi güzel dostlarımı, ikinci kitabımda anlatacağım.

SORU: Günlük tutar gibi mi yazdınız? Ya da resim çizer gibi mi anlattınız anlatmak istediklerinizi?

Ö.SELENGE: Anılarımı, öykü, yer yer "mesel" tadında anlatmaya çalıştım, gülümsemeye çağırdım okuyucuyu.

Anılarımı yazarken, zamanın derinliklerinden o güzelim köy evleri, merdivenleri, kemerleri, kiremitli damları, toprak damları, kopup düşmemek için direnen pencereleri, sokak kapıları, ağırbaşlı bilge dağlar, sırtı eğik tepeler, tepeleri nakışlayan çalılar, yanık kahverengi dost toprak ve doğanın vefalı aşığı, benim de vazgeçilmez tutkum kuşlar: "BİZİ ÇİZ, BİZİ BOYA, NAKIŞLA KAĞIDA BEDENLERİMİZİ. UZAN KOPAR TURUNCUYU TURUNÇ DALINDAN... FIRÇANI DALDIR DENİZİN EN YIKANMIŞ, MENEVİŞLİ FMAVILARİNE... GÜNEŞTEN SARIYI ÇAL VE ERGUVAN RENGİNİ, ATEŞİ PEMBEYİ... SARDUNYANIN, GÜLÜN KIRMIZISI, ZAMBAĞIN MORU GÖNÜLLÜ ZATEN... AMAN BEYAZ DA OLSUN, YASEMİN AKI... SİYAH ARKADAŞLASIN BEYAZI... İŞTE GÜMÜŞ, ALTINLA BEZEMLE AYI, YILDIZLARI, GECENİN LACİVERDİNE... YEŞİL ZATEN TÜM RENKLERİN KOYNUNDA... DOST KIL BİZİ KİTABINLA..." diye fısıldadılar kulağıma. Onları resmetmek de boynumun borcuydu. "VE BABAMIN, HER KÖYDE YETİŞTİRDİĞİ YUMUK SELVİLERİ..."

SORU: Hemen hemen her üretende olduğu gibi, sizde de "acaba bu son mu" diye bir telaş, hatta korku olur mu?

Ö.SELENGE: Her kitabımdan, her sergimden sonra "Haa, hadi bakalım Özden Selenge, bundan sonra napacaksın? Tükendin mi, tükettin mi? Yola devam mı? Yoksa..." diye kendimle hesaplaşmaya başlarım. "Bu son mu?" diye umarsızca kendimi sorgularım. Sonra, "elim kolum, bir daha kalem tutamaz, fırça tutamaz, yorgunum; kafamda bir koca dünya yükü var sanki," diye de mazeretler bulmaya çalışırım. Bu çok kısacık bir süreçtir. Ayırımına varmadan, elime geçirdiğim kağıtlara veya önümde, ortada ne varsa, onların üstüne yazıp çizmeye başlarım. Oyalanmak için veya iyileşmek için, yaşama tutunmak için, arkadaş, dost bulmak, onlarla söyleşmek için. Epey birikir bu kağıt ve ya diğer gereçler üzerindeki yazıp çizip boyadıklarım. Zamanlar sonra onları arar bulurum gömdüğüm yerlerden. Sevinirim, bir hazine, büyük bir servet bulmuş gibi, tutkulu olduğum, yitmiş bir aşka yeniden kavuşmuş gibi. "Aman bir zarar gelmesin, kaybolmasın" diyerek onları özenle korurum, her gittiğim yere taşırım-evin içinde- onlarla uyur uyanırım. Yangında veya bir felakette, benim için ONLAR, "İLK KURTARILACAKLARDIR" - onlarsız kalmak, HİÇLİĞİM OLUR - YOLA DEVAM DİĞER YOL ARKADAŞLARIMLA...

* * *

Böylesi içten bir sohbete ne denir ki sevgili dostum YOLUN AÇIK OLSUN demekten başka?..

********************

Muhayyer

Önemli gizli boyutlarıyla yeryüzündeki yaşantımız

Ne kadar azdır yaşadığımızdan yaşadığımızı sandığımız

Söylediklerimizle değil söylemediklerimizle varız

O gün ki ölümün perdesine yapayalnız yansırız

Ne kadar azdır yaşadığımızdan yaşadığımızı sandığımız

Atilla İlhan

********

   1561 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
17 Haziran 2008, Salı   Çocuğuma okul arıyorum...
10 Haziran 2008, Salı   Ölüm
29 Mayıs 2008, Perşembe   Öğretmen olmak...
21 Mayıs 2008, Çarşamba   Kendi dünyasında tanrı olmak...
23 Nisan 2008, Çarşamba   Sen Kaderimsin...
15 Nisan 2008, Salı   Zaman...
10 Nisan 2008, Perşembe   Bir kültür elçimizi daha kaybettik...
08 Nisan 2008, Salı   Çocuk Bahçesi
02 Nisan 2008, Çarşamba   İzlenmeye değer bir sergi
01 Nisan 2008, Salı   YDÜ'NÜN WOYZECK OYUNU İZLEYİCİLERİ BÜYÜLEDİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital