|
Her aşkın kendine bir şiir bulduğu ve her şiirin aşk için eksik olduğu bir memlekette,hangi şiirde saklamalı seni bulamadım.
Her dokunduğunda bir Lefkoşa'yı dağıttın kucağımda, her baktığında bir şarkıyı sarhoş buldum dudağımda. Ben şairdim satırlarım dardı, zamanım az.Erken sevmeliydin,bekletmemeliydin o yüzden.

Sev çünkü göreceksin hep geç kaldığını, inmek için birkaç durak saydığını, yıllardır bahar kılıklı kışlarla avunduğunu, ve eski günlerin rengini unuttuğunu göreceksin.
İnsan mutlu anları ve yaşayamadıkları kadar yaşlıdır,biliyor musun?Gözünü kapatıp düşündüğünde bir buz dağı gibi aklına çarpanlar mutlu anlardır,kaç yıl öncesi olursa olsun, ve yaşanmamışlıklarıdır.O yüzden sev diyorum, bekletme.
Gel otur yanıma, yüzünden henüz olgunlaşmamış erik rengi sevinçler toplayayım izin ver. Konuş bana, ne anlatırsan anlat sesinin ellerinden gelsin. Gülümse, gözlerinde oluşan rengi umuda ödünç vereyim. Dokunalım hüzünlü bir şiire, sen saçlarından yıldızlar kaydır, ben yeni bir gece kurayım sana, yeni bir gökyüzü gönlümde,seyret.
Uzun zamandır görüşmeyen iki eski sevgili, kokusundan hiçbirşey kaybetmeyen bir mektup, tadından hiçbirşey eksilmeyen bir mevsim gibi, dertleşelim gel eski iki dost gibi.
Çok sıradan gelse de ellerimi ellerinde unutarak başlayabilirsin mesela, ya da gözlerini gözlerime dayarsın,farkederim hiç büyümediğimi ve aslında sevme ihtimalimle beraber büyüme ihtimalimin yıllar önce ortadan kalktığını...
Seveceksen bilmeliyim, özleminden sırılsıklam olduğum için seninle kavga ettiğimde gitmeyeceğini bilecek kadar emin olmalıyım sevdiğinden. Düşümde senin için odalar hazırlamalıyım, gönlümde yeşillenmeyi unutan umutlara geleceğinin müjdesini vermeliyim. Ağırlaşmalıyım kendime,tozlu sandıklarımdan geri kalanlarımı çıkarmalıyım, Lefkara işli hayallerimi, çeyizliğimdeki sıcak hallerimi. Sokak sokak çıkıp kendimi toplamalıyım, dağıttığım beni. Sonra da yap-boz yapar gibi, birleştirmeliyim. Yarım tek bir parçası olmamamlı.
Eksilerimle, hüzünlerimle, dertlerimle, yüreğimdeki kalabalık ve içerimdeki derin boşlukla akmalıyım hayatına. Dedim ya seveceksen, ki sevmek büyük bir iştir bilirsin, bilmeliyim.
Ama gelmeyeceksen de söyle,gene bilmeliyim. Uzatmamalıyım bu yazıyı, sonra aşk kalır burada, ortada, benimle kenarda, kıyıda, kaldırımda, koltukta, yastıkta aşk diye birşey kalır haberin olsun. Yıllar sonra bile gözlerinin rengini unutmayacak, her baharda içinde yeniden sen açacak, güne seni düşündüğünde uyanacak aşk diye birşey kalır haberin olsun.
Her aşkın kendine bir şiir bulduğu ve her şiirin aşk için eksik olduğu bir memlekette,hangi şiirde sakalasam seni bulamadım. Uzak gibiydi bütün ayrılıklar, ve anlamsızdı tüm başlangıçlar, en çok ve ancak kendi ağırlığımdaydım yıllardır ben. Nerdeydin, nereliydin artık ve benimle gelir miydin? Bilmeliydim bu defa.
--------------------------------
POSTA KUTUSU
EY BENIM OGLUM
Ey benim nur yuzlu oglum
ey benim gecemin gunesi
ey benim yasam kaynagim
ey benim kipirtisi yuregimin
irmaklar caglar icimde
sen agladiginda
acar gokkusagi guldugunde...
agustos 2006
TURUNCU
Turuncu sevmek
turuncu gulmek, eglenmek
turuncu bir renk
turuncu bir kelebek
turuncu hayat demek
turuncu sevmek yasami...
temmuz 2006
Mehmet Haciarif
---------------------------------
Dünya Edebiyatından
Leylagül'e Dörtlükler
Adım adım yürüdük günlerce okula her gelişte,
Kıpır kıpırdı yürekler, aşkı biraz daha sezişte,
Yeniden yazdım bu şiiri yıllar sonra sana ben
Adını bile unuttum inan, neylersin 'çocukluk' işte...
2001,İzmir.
Bir veda hüznündeyim yanında, bunu böyle bil,
Paylaşmak bunca günahı belki zor, belki değil;
Maziden mi kimbilir ,bilmem bu günden mi?
Bir şiir borçluyum ki sana, gözleri yemyeşil...
1999,Köstence,Romanya
Feyyaz Sağlam, 'Leylagül'
------------------
1 ÇİZMEK HER YENI DUYGUYA KARŞILIK
2 BİR RESİMDE İLK DOKUNUŞ ACIYA DOKUNMAKTIR NEDENSE
3 RESİMLE EN ÇOK BIR HÍŞT DEMEKTIR DUNYAYA
4 KIBRISIN RESMİNİ ÇİZERSEM HÜZNÜN KANATLARINDA KAYIP BIR ÇOCUGUN RESMINI ÇİZERIM BU YUZDEN
5 KEŞKE BAŞKA BIR YOLU OLSAYDI ANLATABILMENIN
6 BUGÜNE KADAR YIKIMLARIMIZ YOKOLMALARIMIZ ADINA
AŞIK MENE
1955
--------------------------
SARI GÜLLER
bitmiş aşklar listesindeyiz
biz de artık
kapanmış düş sayfalarında
küllenivermiş ateş
Birbirlerini kovalıyor mülteci çocukluklarımız
Kalmadı gizlimiz
saklımız aynalardan
çok şımarttık düşlerimizi
şu küçücük coğrafyada
çok terkettik vakitsiz
çok incittik
şu sarı güller o yüzden gözlerinde
şu donan gelincik o sebepten gönlünde
gökyüzü hep parçalı bulutlu
artık buralarda
şehla rüzgarlar esiyor
kaldırımlarımda
bir çocuk ağlıyor
bir yıldız kayıyor saçlarımdan
ve hala ‘sen’ sızıyor bir yerlerden
BESTE SAKALLI ‘Bir Sen Vakti’
|