|
İlk adımlarımın ve ilk sevdamın sessiz tanığı, en çok da güzlerin hüzün ortağı babam. Yakınlarını kaybettiğinde baba diye içine sızan adam, hayatımın huzurlu sokağı, dizlerin en anlamlı durağı babam.

Bir ömür yetecek mi bize bilmiyorum.İnternetten dosya indirmeye benzemiyor ki benim senin gözlerinden çocukluğumu, seninse benim gözlerimden gençliğini indirmen.
Ne garip gururların arkasına saklıyken beni ellerinle koymuş gibi bulman. Ne tuhaf içimdeki fırtınayı kendin yazmış gibi ezbere okuman. Gönlümdeki sızıyı en bildiğin şarkının nakaratı gibi soluman.Susman kızman gereken yerde ve en çok da o sırada konuşman. Sanki gönlüme gönlüme vurman..
Belki ben de büyürüm birgün, bölünürüm, uzarım, taşarım, dağınık kalırım da sana kadar uzanabilirim belki. Şiirler söylerim sana söylenmemiş, sonbaharda düşmeyen yapraklar armağan ederim doğum gününde, bir kuble eski Lefkoşa dinletirim, Maraştan kalabalık bir akşamüstü getiririm, savaşı ve aşkı aynı cümle içinde kullanmayacağın bir gençlik sunarım sana, ya da hiç kullanılmamış ganimet bir hayal...
Belki ben de büyürüm birgün, ve büyür benimle bütün erken vedalarım, ve salıncak ruhlu alıngan yazılarım. Vazgeçerim kardeşimin düşlerini kıskanmaktan ve ona özenip saçlarıma yeniden örgü kondurmaktan, denizden habersiz makas alırken ıslanmaktan, aşık olacağım diye kırıl kırıl kırılmaktan, sever çıkacak diye bütün papatyaları koparmaktan, sonra da vicdan azabından baharla küs ayrılmaktan vazgeçerim.
İlk adımlarımın ve ilk ayrılığımın sessiz tanığı, en çok da güzlerin hüzün ortağı babam. Yakınlarını kaybettiğinde baba diye içine sızan adam, hayatımın huzurlu sokağı, dizlerin en anlamlı durağı babam.
Evet yeterli değil bildiğim kelimeler, ve bildiklerimin anlamları bildiğin kadar. Bilmelisin ki bir yerde tıkanacak bu yazı. Tanımlayamayacak sesinden gelen huzurun rengini hiçbir kafiyeli satırarası. Alnındaki ılık çizgiyle yarışamayacak hayatın en şımarık tarafı, ve yüzündeki tebessümün şeklini çizmek için yeterli olmayacak hiçbir tualin boyası.
Bir sabah geleceğim sana kucağımda sıcak sıcak umutlar, radyoda senin anlattığın sonu mutlu biten arkası yarınlar. Bir sabah geleceğim sana, dudağımda en sevdiğin şarkılar, aklımda sobelendiğim saklambaçlar, ve havalandıramadığım uçurtmamla geleceğim.
Bir sabah geleceğim dedim ya, kalmaya değil büyümeye. Doymadan kalkmaya geleceğim hayattan.Hep yapacak bir işim olacak, sorumluluklarım, mutlu ağrılarım ve acı acılarım olacak.
Ama herşeye rağmen büyümeye geleceğim, yüreğini açık tut. Yaşlanmaya geleceğim, yüreğini benim tut. Omuzlarına çıkacağım yine ve kuş bakışı seyrederken hayatı yasa dışı gülüşlerle oynaşacağım.Hayata saçlarımı savurup, rüzgarlara bırakacağım gurbet tenimi. Coşacağım, ve yeni baştan tanımlanacak çoşmak ve yaşamak senin büyülü sıcağında.
---------------------
GELME ARTIK

Bütün şarkıların babamın sesi kadar
Hüzünlü geldiği
Üşüten bir balkon yalnızlığı hatıran
Şiirlerimin ortada kaldığı adressiz mektup dağınıklığı buraları
Lefkoşa uyandığında ben üzerinde adımızı kazıdığım
Tüm ağaçları yakmıştım bile
Yüreğinin vakitleri pişmanlığa vursa da
Gelme artık
Bütün nisanları kapıma dizsen ne değişir
Ben umutlarımın cenazesinden dönüyorum
Her neyse seni sevmek
İşte ben onu
Bir akşam buzukinin sesinde
İçerken derdine
Kırdım ey sevgili tabak niyetine
Yüreğinin vakitleri
Bana vursa da gelme artık.
Beste SAKALLI
'Bir Sen Vakti'
---------------------
Dünya Edebiyatından
SENİNLE
Seninle güneşi yakalamak isterdim
aya yolculuğa çıkmak.
Ölü bir dalgada sevişmek.
Sana bu kentte tapmak isterdim
öpmek, daha çok, daha çok öpmek.
Yüreğinin tam ortasına sıkışmak.
Bir gülün yaprağına yerleşmek isterdim seninle
rüzgarda, yağmurda daha sıkı sarılmak.
Bazen bahar, bazen kış
bazen de beşinci mevsimi yaşamak.
Hakan TARTAN,İzmir.
SEN HANGİ ÇİÇEKSİN?
Önümde sarı pembe çiçekler
Bir tanesi var ki rengini bilemiyorum
Pembe desem pembe değil
erguvan hiç değil
bulamıyorum
Kırmızı göz kırpıyor
'Bu benim açığım' diyor
anlamıyorum
Yeşilin, sarının, pembenin arasında o,
hem özgür, hem güzel mi güzel.
---------------------
Albüm Yaprağı
1- ÇİZMEK benim resim yaşamımın temel taşlarından birisidir.
2- BİR RESİMDE İLK çizgi, renk ve kompozisyona bakarım
3- KIBRIS'IN RESMİNİ ÇİZERSEM eski duvarlardaki üst üste bindirilmiş boya katmanlarındaki biçimleri konu alırdım.
4- KEŞKE her evde yerel sanatçıların resimlerinden olsa.
5- BUGÜNE KADAR doğanın bitmez tükenmez renk ve dokusunda çalıştım. Bundan sonra da bilinmeyenleri, atladıklarımı görmeye çalışacağım.
Hayatı:
Mehmet Uluhan 1949 yılında Altınova'da doğdu. 1969 yılında girdiği Devlet Güzel Sanatlar Akademisinin Yüksek Resim bölümünden, 1974 yılında mezun oldu. Bugüne kadar birçok karma ve grup sergisine katıldı, iki kişisel sergi açtı. Mehmet Uluhan 1975 yılından beridir resim öğretmeni olarak görev yapmaktadır.
------------------------
Bir Aşkı Dönüyor Plak
Azaltmam seni korkma
Beyazlığın var çoğalan, beyazlığın
Esmerim, acıyım, tenim, yalnızlık
Bir aşkı dönüyor plak
Dönüyor başım
Açılıyor tenim teninde
Söyle
Neresinde kalmıştık zamanın
Mine Bahçeci.
|