Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

ANNE BANA ZAMAN DİLE

Beste SAKALLI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   11 Şubat 2007, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Anne bana zaman dile, başka hiçbirşey. Nefes almak nasıl olsa bir şekilde düzenini bulacaktır, öyle ya da böyle bu rol, verilmiş, oynanacaktır. Borçlar birgün kapanacak, kavgalarımız ve sevdalarımız durulacaktır. Ağlayan gözler susacak, gönüller aklın yoluna varacaktır.Ama zaman hep azal azal azalacaktır. Ev değil, bark değil, para değil, baht değil, anne bana zaman dile, başka birşey değil.

Bunun için kaç ay kaç yıl kaç iklim geçmesi gerek bilmiyorum. Binmiş gibi rastgele bir yelkenliye, rüzgarla sürükleniyorum. Islanıyorum. Eteğimin üzerinde kendi başıma yıldız doğuruyorum, gözlerimde deniz lekeleri birikiyor acımdan ve bütün fırtınalardan kumlanıyorum. Of, aklıma yaşamak düşüyor, huylanıyorum. O yüzden bu yazıyı iyi duymanı istiyorum. Anne bana zaman dilemeni diliyorum.

Anne bana zaman dile, ben, zamanımı yaşamak alana kadar yaşamak istiyorum çünkü. Bir rakı beni dağıtana kadar, sevgilimin gözlerini güneşten toplayana kadar, bir mehtap içime akana, barışı yakından tanıyana kadar yaşamak istiyorum.

Anne bana zaman dile, ben bir yasemin genzimi yakana kadar yaşamak istiyorum çünkü. Aşk için fazla gelecek bir şiir yazana, ayakkabılarım senin doğduğun yerlere ayak basana kadar yaşamak diliyorum çünkü. Zaman dile anne, zaman. Kıbrıs'ı yeniden yeşil sevene kadar zaman, bir uğur böceğinden rugan pabuç isteyene, gömdüğüm ağrılarım kendiliğinden ölene kadar yaşamak için zaman.

Bugüne kadar yaşadıklarımın yüzde kaçı yaşamaktı? Başkaları duymasın diye en sevdiğim şarkıları içimden söylemem mi? İnsanlar ne düşünecek diye aklıma estiğinde kelebeklerle dans etmemem mi? Büyüklerin büyük sözlerini dinlemem ve büyük laflar etmeyip büyük hayaller de kurmamam mı?

Bugüne kadar yaşadıklarımın yüzde kaçı yaşamaktı ki? Gelinmesi gereken yerde gelmem, gidilmesi gereken yerde gitmem ve yapılması gerekenleri eksiksiz yapmam mı? Senin sayende bir savaşı yarasız atlatmam mı? Bir aşka nasıl olsa bitecek diye hiç başlamamam mı? En sızılandığım saatte güçlü görünmek adına dağıla dağıla ağlamamam mı?

Bugüne kadar yaşadıklarım aslında yaşayamadıklarımdı, farkındayım. İçinde bir damla 'ben'im olmadıklarımdı, acıdayım. Sırf bu yüzden bu yazıya sığınmaktayım. Yaşamanın içinde bir damla 'ben' olana dek yaşamak için, zamana ihtiyaçlıyım.

Senin yaşamaktan anladığına benzememeli benim yaşamaktan anladığım. Yeniden, yeni bir anlam yüklemeliyiz ona. Kanunsuz ve düzensiz, hatta dağınık olmalı bu defa. Şans veren, biraz tebessüm eden, nazımızın geçmesine izin veren, emek veren bir anlam.

Çünkü hayat ancak bu şekilde manasını bulacaktır. Çünkü bu rol ancak bu şekilde keyifle oynanacaktır. Çünkü kavgalar durulsa da sevdaların durulacağı yalandır. Ağlayacak gözler ve gönüller aslında akla hep nanik yapacaklardır. Ve zaman hep azal azal azalacaktır. Sen anne ancak sen ikna edebilirsin onu, sen dileyebilirsin zamandan daha çoğunu. Ve mutlu edersin bu haylaz şair çocuğu? Ne dersin? Anne bana zaman diler misin?

**********

GELDİN YA

geldin ya

sabaha kadar sokakta oynayabilir çocukluğum

kızmasam da olur

akşama kadar gezebilir yalınayak sevinçlerim

üzülmesem de olur

geldin ya

sevgililerine kaçabilir artık şiirlerim

yazmasam da olur

küllenebilir yaktığım gemilerim

kaçmasam da olur

susabilir yaşıyor gibi hallerim

yaşasam da olur

Beste SAKALLI

**********

Posta kutusu

BİLMEK

Hayatı sevmek istiyorsan,

Kendini sevdirmesini bileceksin.

Mutlu olmak istiyorsan

Mutluluğu bileceksin.

Yaşamak istiyorsan,

Adım atmasını bileceksin.

En önemlisi, sevip de, sevilmeyi bileceksin...

Çiçek KILIÇOĞULLARI

Gazimağusa

**********

Dünya Edebiyatından

BANA BİR TUTAM HAYAL GÖNDER

bana bir tutam hayal gönder

dışa vuruş mu, nedir bilmem düşündekiler

dalgın bakışlardan, gizemlilik sezilir yer yer

semada ellerim bilinmeyen bir noktaya değer

boşlukta uçuşur belirsiz kelimeler birer birer

taş kesilmiş sevgisiz yürekler dolu keder

bir çığlıktan farksız uzaktan gelen sesler der

sakin sakin oradan bana bir tutam hayal gönder

bana bir tutam hayal gönder

sorum var kendime, sevgili bildiklerim şimdi neredeler

belli, hepsi uzakta kalmış, oralarda bir yerdeler

nasıl oldu bilmem ki, ummadığım dert beni içimden deler

her şey ayan ayan sıralanır ve daha neler ve daha neler

aşk denen şeyin anlamı kesin, sonuç da belli iki iki dört eder

üstelik pahasını konuşsam konuşmasam sanki ne fark eder

gene de unutma sen bana bir tutam hayal gönder

Avni ENGÜLLÜ/MAKEDONYA

**********

ALBÜM YAPRAĞI

Osman Keten'le

1- ÇİZMEK yeni bir serüvene çıkmaktır.

2- BİR RESİMDE İLK dokuları yaratmaya başlarım.

3- RESİMLE EN ÇOK akşamları birlikte olurum.

4- KIBRIS'IN RESMİNİ ÇİZERSEM ortaya karanlık tarihinin katmanları çıkar.

5- KEŞKE yaşama dair daha çok sorumsuz olsam.

6- BUGÜNE KADAR hep koyu renkleri kullandım. Bundan sonra açık tonlar için kendimi alıştırmaya çalışıyorum.

Özgeçmişi

Osman Keten 1962 yılında Larnaka ilçesinin Anafodiya köyünde doğdu. İlkokulu Boğaziçi, Aleminyo ve Ötüken'de, ortaokul ve liseyi ise Canbulat Lisesinde bitirdi.1985 yılında İstanbul'da Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nden mezun oldu. Bugüne kadar birçok yurtiçi ve yurtdışı karma ve kişisel sergilere katıldı. Osman Keten şu anda ilkokul öğretmenliği yapmaktadır.

   2366 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   II. Uluslararası Şiir Buluşması
29 Haziran 2008, Pazar   ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BULUŞMASI
22 Haziran 2008, Pazar   YOK'LAR VE ŞİİR KURAKLIĞI
15 Haziran 2008, Pazar   UYUMAM YASTIĞIMDAN DÜŞMESİN DİYE GÖZLERİN
08 Haziran 2008, Pazar   İÇİM SUSKUNLUĞUN TEKİDİR ÇÜNKÜ!
01 Haziran 2008, Pazar   SEVMEK HAKSIZLIKTIR KENDİNE
25 Mayıs 2008, Pazar   Yaşadıklarım kat kat giydiriken, Yazdıklarım Soyuyor Beni Yine...
18 Mayıs 2008, Pazar   ÇAĞDAŞ IRAK TÜRKMEN EDEBİYATINA BİR BAKIŞ
11 Mayıs 2008, Pazar   HAYAT ANNELERİ
04 Mayıs 2008, Pazar   YAZMAK AĞRIDIR, BAŞKA HİÇBİR ŞEY!


Yorum Sayısı:   1
  Öznur         - Chicago 12 Şubat 2007, Pazartesi 19:57 
Beste Hanım,

Size direk attığım maile hemen cevap yazdığınız için teşekkürlerimi ve de bir kez daha ne kadar keyif dolu bir köşe hazırladığınızı dile getirmek için bu yorumu yapıyorum. Umarım yorumlar yayınlanır benim de başka okuyucuların da. Yazarların ve de biz okuyucuların en doğal hakkı yorumda bulunabilmek ve de iletişim kurabilmek! Gazetecilikte de herkesin fikrine yazısına saygı duymak esas olmalı! fikir ve de düşünce özgürlüğü olmassa nasıl gazeteye güven duyar ki okuyucu! Ayni sekilde yazara yazılan pozitif yorumlar yazarlara ulaştırılmazsa nasıl bileceksiniz ki köşenizin bu kadar keyif verdiğini ve de beğenildiğini.....Yorumları onaylayan arkadaşlar, lütfen tüm yorumlar özellikle yazarları teşvik eden teşekkür ve de hayranlardan gelen yorumlar onlara iletilsin..Saygılar ve de sevgiler hepinize...


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital