|
Ben çocuktum.Sırtımdaki tek yük okul çantasıydı, ve gözlerim yalnızca mısrasını unuttuğum bir yirmi üç nisan şiirinden dolardı.Bütün kuşların tek kanadı benimdi, gözleri benim, uçtukları ülkeler benimdi. Gülerdim, gamzelerimde doğururdu martılar. Ağlardım, vazgeçerdi göçmekten kırlangıçlar. Örgülerimde annemin parmak izi dolanırdı. Açınca, suratıma kıvrımlı bir tebessüm salınırdı.Akşamları babamı beklerdim pencerede, bir devriye gibi gezerdi yüreğim sokağın tabelası düşmüş mahallelerinde. En çok o zaman buğulanırdı cam, en çok o zaman öğrenirdim pencerelere ismimi kağıtlardan daha iyi yazdığımı ve bir kalbi daha düzgün çizdiğimi.

Tahta pancurların soğuk sızdırdığına en çok o vakitlerde şahitlik ederdim. Duvarların soğuk olduğuna, hiçbir kalın perdenin hiçbir kalın hüznü örtmediğine en çok o vakitlerde.Ve ben en çok beklerken severdim babamı.
Tırnaklarımda kırmızı topraklar birikirdi evden çağırılırken akşamüzeri. Biterdi oyun, incinirdi çocukluk.Yanaklarımda kırmızıya çalan üşümeler, çatlak çatlak dudaklarım soğuktan, yarık yarık saklambaç niyetlerim dönerdim eve. Çöp çalan bir kediyle gözgöze gelirdim giderken mahalleye, bir köpek kovalardı muhakkak. Ve kaldırımlardaki keskin bir taş, açılmış ayakkabımdan içeri girerdi muhakkak. Bazen patlak bir topla bazen kaçak bir uçurtmanın ipiyle düşerdim yollara. Aklım dışarda hapsolurdum sanki dört duvar nem ezberli odalara.
Badem ağacında karşılanırdı bahar bizim oralarda, dizlerimizdeki çizikleri yarıştırırdık arkadaşlarla. Cepli elbiselerime yeşil lekeleri bulaşırdı ekşilicelerin, ‘sever’ çıkan sarıları papatyaların. Huylanırdık altın pabuç getirmezse uğur böcekleri. Kararırdık gece gibi. Sonra kalkar gecelerden yıldız dilenirdik.
Komşularımız vardı. Bir fincan tuz, iki yumurta sorduğumuz komşularımız. O komşular ki yaz geceleri damlarda sabahlarlardı ağlardan ayıklarken düşlerini ve düşüncelerini. Uyurduk, yastıklarımıza değerdi sanki rüyalarının sesleri. Yeni bir köy kurardık uyurken.Uyanınca bozardık yeniden.
Bir nehirden farklı dolanmazdı gece tütenler saçlarıma. Bocalardı karanfil kendini göstermeye mevsim yaseminse eğer. Mevsim yaseminse gitmezdi kimse bir adım bile adanın uzağına.Yaseminse mevsim mektup yazmazdı sevgililer, yasemin dizerlerdi gerdanına sevdalılarının. Yaseminse mevsim kimse uzun cümleler kurmaz, sözü yasemine bırakırdı.Ve herkes o iklim çocuk kalırdı.
Ben çocuktum.Dedim ya, sırtımdaki tek yük okul çantamdı ve gözlerim her unuttuğumda bir yirmi üç nisan şiirini dolardı.İşte bu dolu gözler o günlerin hatırası, çocukluğumun masum yadigarı.
**********************
Dünya Edebiyatından
Bana Sevgiyi Gönder
Çan sesleri arasında
Yalnızım
Boş bir yürek
Mevsimsiz
Yeşilden öte sensizliğim
Tek türkü boşlukta
Yağmurda
Tek şiir
Renkler dışında
Karanlığın içinden
Ölüm gelmeden
Bana sevgiyi gönder
Osman BAYMAK/Kosova
*****************
1. KÜLTÜR SANAT BULUŞMASI VE OKUMA ŞENLİĞİ
Haberlere ikisi de yansıdı.Şehit İlker Karter İlkokulu’nda gerçekleşen 1.Kültür Sanat Buluşması ve ardından Artı Eğitim Merkezindeki ‘Okuma Şenliği’.Her ikisi de ilkokul öğrencilerine yönelik, özverili öğretmenleri tarafından düşünülüp düzenlenmiş etkinliklerdi.Her iki etkinliğe ben de davet edildim.

Şehit İlker Karter İlkokulu’nda okul bahçesinde bizlerin öğrencilere tanıtılmamızla başlayan etkinlik daha sonra sınıflarda öğrencilerle biraraya gelmemizle devam etti.Ben, ilkokul yıllarımda benim de öğretmenim olan sevgili Sevgen Öğüt’ün sınıfına girdim önce.Gazetedeki sayfalarımla hazırlanmış, kitaplarımla döşenmiş bir köşe ile karşıladılar beni.Birazdan şiirlerim okundu ve heyecanla sorular soruldu.Nasıl sevindim...Bugüne kadarki tüm gülmelerim üveydi sanki.İlk defa o kadar benim güldüm gibi.

Ardından İbrahim Bayıkoğlunun sınıfında ilkokul üçüncü sınıf genç yüreklerle harika bir sohbet gerçekleştirdik.Hiç, onlar daha şiir sohbeti için çok küçük demeyin.Bazen kimsemizin düşünemediğini düşünüyorlar, aklımıza gelmeyen sorular soruyorlar.Ve inanılmaz şiirler okuyorlar.Bu etkinliği gerçekleştiren, özveriyle çalışıp hazırlayan herkese sonsuz teşekkürler birkez daha.
Aynı gün Artı Eğitim merkezinin Kütüphane Haftası dolayısıyla ‘Artı Okuyor’ sloganı altında Lefkoşa şubesindeki ilkokul etüt merkezinde ‘Okuma Sevinci Günü’ düzenledi.Ana sınıflarla, ilkokul I, II ve III.sınıfların şiirler okuyup şarkılar söylediği şöleni, benimle birlikte şölene katılan Mustafa Gökçeoğlu,Şirin Zaferyıldızı ve aynı zamanda Artı Eğitim merkezinin öğretmenlerinden Ayşe Tural, başından sonuna büyük bir keyifle izledik.

Ve kesinlikle oradaki tüm çocuklarla teker teker gurur duyduk.Ben mi?Evet itiraf ediyorum oradaki tüm çocukların yüzlerindeki sevinci kıskandım ve gözlerindeki ışıltıları toplayıp bir şiir yazacak kadar doldurdum içimi.Tüm öğretmenlerin ve öğrencilerin yüreklerine, emeklerine sağlık...
****************
Posta Kutusu
UÇUN KUŞLAR
Uçun kuşlar doğduğum yere
Şimdi oralar yeşermiştir
Belki evimi görürsünüz
Uçun kuşlar uçun
Uçun kuşlar memleketime
Özgür olun uçun
Hapsedilmeyin benim gibi
Başka diyarlara
Uçun kuşlar uçun
Uçun kuşlar uçun
Belki hasan amca ölmüştür
Belki de yaşıyordur
Uçun kuşlar uçun
Uçun kuşlar uçun
Gezin eğlenin dolaşın
Belki de annemi babamı görürsünüz
Uçun kuşlar uçun
Sude SEVİNÇ
*************************
|