|
Beste SAKALLI

Keşkeleri çıkartmadım hiç hayatımdan.O kadar gerekli oluyor ki zaman zaman. 'Keşke'ler olmasaydı hiçbirşeyin daha düzgününü ve daha iyisini yapamazdık. 'Keşke şurayı böyle yazmasaydım', 'keşke bu resme bu rengi de koysaydım', 'keşke o gittiğinde ben de gitmeseydim',vs..Daha birçok örnek yazılabilir 'keşke'yle kurduğumuz cümleler üzerine. Düşünsenize, bizi bir sonraki daha iyi adımlara taşıyan hep o 'keşke'ler.
'Keşke' bir silkelenme bence. Bir hesaplaşma, kendine dönme, aynayla buluşma. 'Keşke'leri çıkarmayın o yüzden hayatınızdan. Pişmanlıklar ve hatalar iyi de, 'keşke'ler mi kötü? 'Keşke' gerekli bize, hatta değerli bile. Bugüne kadar sağlam bir yerde toplasaydık onları, toparlasaydık bir çekmecenin gözünde, bu kadar zorlanmazdık bazen. Hatta ve hatta kendimizinkinin yanında başkalarının hayatlarındaki 'keşke'leri de toparlasaydık, ne güzel bir hayat görüşüne sahip olabileceğimizi düşünebiliyor musunuz ?
Herşey 'keşke'lerin çıkartılmaya çalışılmasından. Burada bile bir kaç, kurtul ve devret zihniyeti. Hatayı devret, pişmanlığı devret, denemeyi devret. Dolayısıyla yaşamayı devret. Öngörüldüğü gibi, başkalarının dediği gibi, öğretildiği gibi, olması gereken gibi ve herkes gibi ol. Kendini topluma devret.
'Keşke'ler olmasaydı yazılamazdı şiirler ve şarkılar.Hayaller yazılamazdı, kıskanılan bir aşk, savaşsız günler dilenemezdi, bir kalemden yardım istenilemezdi.
Güzel olanı öne geçirir 'keşke',geride bırakır kötülüğün ve çirkinliğin her halini.
Biraz da sana bağlı ama.Yıkıp bozup vurup kırıp, sessizlikle yasal anlaşmalar yaparak, gitmekse düşündüğün, git tabi. 'Keşke'leri çıkar hayatından.Yaptıklarınla kal.Ama yapacakların varsa eğer, varsa düşündüğün güzel şeyler bu memeleketle bu sevgiliyle bu evrenle ilgili, bence 'keşke'leri çıkarma hayatından, çıkarma ki daha iyiye daha güzele nasıl gideceğimizi daha kolay bulalım.Çıkarma ki yanlışların hizalarından çıkabilelim, yönetimlerini istifaya davet edebilelim. Çıkarma ki birisinin gözlerinin içine bakarak içten bir özür dileyebilelim 'Keşke böyle olmasaydı' diyebilelim. Çıkarma ki herbirşeyin cesaretle ve hevesle umutla elinden tutabilelim. 'Keşke'lere sıra gelmeden, bugünden yapabilelim.
Not: Sevgili Kemal Tunç;hala bu sahnede rol alan bizler senin gibi değerli bir yüreği hep arayacağız ve her perde açılışında sevgi ve saygıyla anacağız.
***********************

GEL
Tomurcuk yaseminlerle gel bir akşamüstü
Ceplerin hurma dalları yüklü
Gözlerinde açmaya hazır zambaklar
Bir yanında büyümüş nergisler
Bahar bahar çiçek çiçek eserek gel
Ilık bir meltemle gel bir akşamüstü
ceplerin ağzına kadar şarkılar yüklü
dudaklarının arasında aşktan dizeler
gözlerinde uçmaya hazır ürkek hüzünler
bir yanında yeni serpilmiş ümitler
soluk soluk çocuk çocuk koşarak gel
gözlerinde gözlerimle
gözlerim gözlerinin gözlerindeyken
ve bütün ayrılıklar şiirin hücresindeyken
ve buluşmalar bu şiirin emrindeyken
mısra mısra dize dize akarak gel
düşüver sabah diye pencereme
BESTE SAKALLI
*****************

KÖYLÜ KADINLAR..
1956 yılına ait fotoğrafta, köylü kadınları, giydiği günlük ev ve çalışma kıyafetleri ile görülmektedirler. Kadınlar elbiselerinin altından yöresel olarak aşıklara kadar uzanan fistolu don giymektedirler. Bu tip donlar ve benzerleri batıda Tillirya(Dillirga) bölgesinde ve kuzey doğuda bazı Karpaz köylerinde giyilmekteydi. Günümüzde de Karpaz'daki 2-3 köyde aynı kıyafetler hala kullanılmaktadır.(Fotoğraflar ve bilgiler Altay Sayıl)
*********
Mustafa Denizkan'la
Sevgili Mustafa Denizkan e-maille ulaştı bana.Söyleyeceklerim var dedi müzikle ilgili,dinler misiniz? Ben de sesini açıyorum yüreğindeki heyecanın. Mustafa Denizkan çok erken yaşlarda müzikle tanışıyor.16 yaşında bir arkadaşıyla grup kurup Niyazi Nasıfoğlunun da yardımıyla 4 parça yapıyor.Ardından bireysel çalışmaları oluyor ve kendi stüdyosunu kuruyor.İşte söyledikleri
1-Müzik çünkü kendimi iyi hissetmemi sagliyor.
2-Müzikle çok erken yaşlarda tanıştım.Henüz 8 yaşındayken annemin babama hediye aldığı mandolinle melodiler çalıyordum.
3-İyi bir müzisyen olmak için müzikten anlamak yetmez.Onu hissetmektir önemli olan.Bazen tek bir notanın bile sizi ağlattığı olmadı mı hiç?
4-Bence kalem ve müzik insanlara ulaşmak için en güzel yoldur.
5- Herşeye rağmen müziğimi yapabiliyorsam, topluma, insanlara birşeyler verebiliyorsam ve kendimi bu iş içerisinde gösterebiliyorsam ne mutlu bana.
|