|

Beste SAKALLI
Geldim, bekle. Ne olur ‘çok bekletmedin’ de.Yüzünün bu hali ne.Görmüyor musun buradayım işte.Her yerinde tüm kendimle.Sorma zor kaçtım o kentten, bulup aralık bir pencere zor sıyrıldım bahçeden.Beni arıyordur aşk şimdi her yerde.Köşe bucak soruyordur gördüğü her kıyısız yüzden.
İnanamıyorum, aşkın bu kadar kokusunun sindiğine üzerime.Gider değil mi yalnızlık, kalmaz bu koku bizimle?Ama şimdi yol boyu kendi kendime, bak yapma böyle dönerim yoksa geri o kente. İyi tamam, nasıl bilirsen öyle yap.Alışkınım zaten aşktan deliliğe. Kendi kendimle dertleşmeye.Ne kadar bekleyeceğim peki, ne kadar uzağa gidince unutacağım,bari onu söyle.
Böyle biraz garibim istersen aslını, apar toparım.Cemre gibi düşmüş, karlarının en girilmedik soğuğundayım.Sanki öpüşmenin en ayıbında, yüzü; aşağının en yakınındayım.Beklemekteyim ve çıplak bir yel gibi esmekteyim bir türkünün üzerine.
Şimdi şiir var değil mi önümüzde.İçinden geçtiğimiz köy şiirdi, şimdiki duraktan şiir alacak bizi ve şiirin merkezine bırakacak.Şimdi şiir zamanıdır değil mi.Misafir etmez hiçbir düzyazı böyle kaçak böyle isyanlı halde ikimizi?Dinlemez, söylemez değil mi hislerimizi?
Nasıl gidilir acaba buradan içinde kalanlara, nasıl çıkılır keşkeli zamanlara.Uçup konabilmek mümkün mü ta en başlara bildiğin kadarıyla.Varsa eğer öyle bir şans, girmek isterdim çünkü elinde elma aromalı şeker yalayan bir çocuğun ruhuna.
Konuşuyorum yalnızlık,çünkü konuştukça düşünmem değer kaybediyor, gözlerimden düşüyor ağlamak.Ağlamayı bile beğenmiyorum.
Ah yalnızlık, kimbilir hangi kalabalığın yalancısısın, kanadı yırtık turna kalıntısısın.Ah yalnızlık kimbilir hangi yolcunun sisli vedasısın.Hüznü tamamlanmamış bir kış yarasısın.Her aşk sonrası sığındığım o boş odasın.
Çok beklettim mi yalnızlık?Biliyor musun, iyi ki hep oradasın.
***********
Albüm Yaprağı
KIBRISLI BİR ÇİFT

Fotoğrafta 70 yaşını aşmış bir çift görülmektedir. Çift, 1950’li yılların sonunda Kıbrıs’ta yaşamaktaydı. Slide (şimdilerde Dia) olarak çekilen anı fotoğrafında yer alanların kimlikleri hakkında bilgi edinemediğimizden geniş bilgi veremedik.
Çiftin kıyafetleri yabanlıktır (özel günlerde gezme kıyafeti). Adam; başında bezden dikilmiş değirmi güneşliği olan şapka takmakta, ithal malı kumaştan dikilmiş beyaz gömlek ve o yılların modası yelek giymekte, karısı ise çarşaf altından kırmızı beyaz desenli elbisesi ve boğazında renkli boncuklarla görülmektedir. (Fotoğraf ve bilgiler Altay Sayıl)
**********
YENİDEN GÖRMEK SENİ
nasıl iyi geldi görmek seni yeniden
saçlarının arasında kaybolarak gezinmek
sözümü dinletemediğim heyecanlarla didişmek
kocaman kocaman küçülmek
nasıl da iyi geldi
tam da düşmüşken yalnızlığa
tam da devretmişken yolumu karanlığa
yıldızın akşama tutunduğu gibi tutunmak sana
nasıl da aydınlık geldi
sağır bir kırçiçeğine dönmüştüm gittiğinde
baharı hiç duymadım uzun zaman gelmeyince
şimdi ne güzel
karşımdasın işte
uzanmış cemre gibi yüreğimin mavilerinde
bilemezsin
nasıl iyi geldi yeniden görmek seni
nefes almak dokunmak yaşamak yeniden
nasıl da iyi geldi sevmek seni yeniden
su gibi sabah gibi beklemişken
kumral bir rüya gibi
görmek seni yeniden
Beste SAKALLI
************
ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ 1. ŞİİR BULUŞMASI
Akdenizin dalgalarının fon müziğinde, 10 ülkeden 15 şairin katılımıyla, Uluslararası İskele Festivali 1.Şiir Buluşması’nı gerçekleştirdik.O gece herkes kendine diye çıktı yola, sonunda ‘biz’de buluştuk sonra ve sözleştik başka buluşmalara, kendimize diye ‘biz’e çıkanlara. O akşam bizimle olan herkese sonsuz teşekkürler.Yüreklerinize, ayaklarınıza sağlık.İyi ki geldiniz.
**********
Posta Kutusu
Hayat Bir Öğretmendir
Zaman gelir, gün geçer
Hayatı basamak basamak çıkmaya başlarız
Sevinçlerin hüzünlerin birikip içinde büyür ve çığ olur
Maziye bakınca eski anılarına dönmek istersin
Ama hiçbirşey eskisi gibi olmaz
Artık hayat yoluna bir adım atarsın
Sevinçlerin ve üzüntülerin karşı karşıya olur
Hayatın sana yaşadığın sürece öğrettiği bazı şeyler var
Savaşmak ve kaybetmek
Tek başına savaşa girersin
Ya kazanırsın ya kaybedersin
Kim kaybetmek ister ki
Selda TİP
|