Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Mülkiyet formülümüz var, önereceğiz
KTOEÖS bugün tam gün grevde
Kalpler anneler için çarptı
Girne'ye yıldız yağacak
Kıbrıs'taki "bahar havası"nın başarılı olmasını diliyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Almanya'dan Okan Ersan'a müthiş teklifler [2]

ARAFTA

Beste SAKALLI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Şubat 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ne gariptir ki, ne zaman yurt dışında bir yerlere gidecek olsam, felaket bir hüzünle uyanıyorum sabahleyin. Hiç dönemeyeceğimi bana inandırmaya çalışan müthiş bir korku kaplıyor aklımı. Uçak alanına doğru seyrederken, hep geri dönmeyi planlıyorum Boş bir yoldan ani bir manevrayla direksiyonu kırmayı. Arkamdan su döken evime gidip, su kurumadan dönüp geldim diyebilmeyi. Aramızdaki aşk ölmeden, bitmeden içimdeki kıpırtılar, karnımdaki volkanlar durulmadan dönüp geldim diyebilmeyi...Tüm bu düşünceler resmi geçit halinde beynimi işgal ederken, zaten çok da uzun olmayan yol bitiyor ve varıyorum havaalanına.

Oradaki diğer insanlardan kuvvet bulup gitme fikrine alışıyorum. Polis kontrollerinden geçip, bavulları da verdikten sonra, Kıbrıs'la son kalan zaman kırıntısını kullanmak için her zaman yaptığım gibi oradaki cafe'den sıcak bir çay alıyorum, biraz ilerdeki küçücük dükkandan da bir gazete hemen.Maksat gitmeden iyi bir şeyler var mı diye bakmak..

Anneannemin tam aksine ölüm ilanlarını atlıyorum okurken gazeteyi. Çabucak, görmemiş gibi çeviriyorum sayfaları. Baskıdan dolayı birbirine yapışmış da çevrilmiyor sanki sayfalar. Marketlerde o ağızlarını bir türlü açmayı beceremediğim plastik poşetler gibi. .Ama yeterli oluyor okuduklarım. Manşetler, başlıklar, yan başlıklar, açıklamalar hepsi yeterli oluyor beni gitmeye iteklemeye. Kendimde, hemencecik gitmeye dair bir istek, göç edenleri anlayabilme hissi ve arkamdan dökülen suyu kurumaya bırakma tercihi...Sanki az önceki kadın ben değilim.

Biranda değişir içimdeki mevsim tuhaf bir biçimde. Bulutlar güneşlerimin önünü kesip, felaket bir yağmur başlatırlar. İçindeki zehri döker gibi yağar yağmur, delice. O kadar felaket ki, kendimi nereye toplayacağımı bulamam. Islanmadan nereye kadar duracağım meçhul, kalırım ortalıkta. Bu dengesiz iklimde yalpalaya yalpalaya koşarım uçağa. Bu içimdeki yağmurun kısa sürede dineceğini bilerek, etkisini kaybetmeden gitme isteğim, koşarım uçağa.

Tahmin ettiğim gibi olur sonuç da. Koltuğa oturur oturmaz, etkisini kaybeder her şey. Yüz yüze bakışırken gitmek'le, dinmiş olur yağmurlar, bu ülke beliren gökkuşağının altında daha bir kalınası olur.Daha bir sevilesi.Arkamdan bir çocuk sesinde ağlaması gelir, uçak her havalandığında. Havalanırken çıkardığı tüm sesleri geçip, kulağıma bu memleketin ince gözyaşları yapışır.Ayağımda bu ülkenin toprağı.Gözümde tüm şehirlerinin, tüm köylerinin ayrı ayrı manzaraları..Zapt eder beni bu ülke yeniden.

Giderim sonuçta. Gitmek eğer buysa. Bedenimi bir bohça gibi dürüp büküp, giderim. Eğer buysa gitmek. Her gittiğimde bu ülkeden, bir yaşıma daha girerek, giderim. Her gittiğimde bu ülkeden, aşka bir daha düşerek işte...Bütün göç edenler için bu ülkeyi bir daha severek.Ağzından alarak uzaktakilerin, sevdiğimi yüzüne yüksek sesle bir daha söyleyerek.Bir tek sevdiğim için kaldığımı bilerek, giderim. Gitmek buysa eğer...

BESTE SAKALLI

**********************

Londra'daki Şiir Dinletisinin Ardından

En son üç yıl önce gitmiştim Londra'ya. Yine çok uzun değildi, yalnızca dört gün kalabilmiştim. Bu kez de çok uzun olmadı. Ancak bu kez çok farklı oldu benim için. Hem gitme nedenim hem de şehirle ilişkim, çok farklı oldu. Şehri ve yaşamı, insanlardan dinlemeyi tercih ettim bu kez çünkü. Her sayfasını başkalarının anılarından dinlediğim bir masal gibi dinledim Londra'yı Kıbrıslılardan. Şehre inmedim o yüzden. Duymaktan çok öteye de gitmedim şehri. Çok fazla içli dışlı olmadık yani, kendini ısrarla göstermeye çalışan Londra'yla.

Londra'yı, orada yaşamlarını sürdüren Kıbrıslıların ağzından dinlemeyi tercih ettim. Su gibi akıp geçen yıllara, aradaki kilometrelerce mesafeye rağmen, Kıbrıs'a ve Londra'ya dair hissettiklerini... Kısaca hayat ve sanatın birleştiği bir yolculuk oldu Londra. Yani tam da istediğim gibi. Ne zaman şiiri konuşsak hayat söz aldı, hayatı konuştuğumuz her defasında da şiir lafımızı böldü.

Şiir dinletisinde, şiirin ağzından Kıbrıs'ı konuştuk gelen şiirseverlerle. Göçten konuştuk, barıştan, yaşamanın ta kendisinden. Beni görür görmez bir tanıdıklarını sorar gibi sordular Kıbrıs'ı geceye gelenler. Eski bir dostlarını anar gibi andılar sonrasında. İkimizin de ortak tanıdığıydı Kıbrıs çünkü. İkimizin de ortak sevdiği.

Hep ben konuşmadım tabi, dinletiye katılanların da söyleyecekleri vardı. Soracakları, içlerinde kamburlaşmış hüzünleri vardı. Birlikte sohbet ettiğimiz ve vaktin nasıl geçtiğini sezmediğimiz bir gece oldu kesinlikle.

Şiir dinletisinin yanında güneydeki bir Türk okulundaki söyleşiye de katıldım. Orada yabancı bir dil öğrenir gibi Türkçe'yi öğrenmeye çalışan Kıbrıslı çocuklarla, gençlerle ve onlara her şeye rağmen Kıbrıs'ı, Türkçeyi heceleten gönüllü öğretmenleriyle tanıştım.

Londra Türk Radyosu'nda katıldığım programda belirttiğim gibi; sanat bizi gün gele birleştiriyor işte sonunda. Şiir hepimizin yüreğinden çıkan bir dalga gibi gelip buluyor bizi.Uyandırıyor hayata ve bu adaya.Umutlandırıyor...Tekrardan bu davete ve böyle bir organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum başka etkinliklerde yeniden buluşmayı dileyerek..

********************

   869 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Mayıs 2008, Pazar   HAYAT ANNELERİ
04 Mayıs 2008, Pazar   YAZMAK AĞRIDIR, BAŞKA HİÇBİR ŞEY!
27 Nisan 2008, Pazar   KALEM NAZLANIRSA...
20 Nisan 2008, Pazar   BEN DE AŞKIN YALANCISIYIM
13 Nisan 2008, Pazar   AŞK VARDIR (!)/(?)
06 Nisan 2008, Pazar   KAPILAR ve KAĞITLAR
30 Mart 2008, Pazar   GİTMEYİ BİLİRDİM BENİ
16 Mart 2008, Pazar   Bahara tayinim çıktı, kendime elveda !
09 Mart 2008, Pazar   UNUTARAK UYANMAK
02 Mart 2008, Pazar   HER KADIN BORÇLU ÖLÜR KENDİNE



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2550 1,2700
1 STERLİN 2,4500 2,4780
1 EURO 1,9380 1,9580



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?

Ali Baturay

YENİ BİR YER ALTI ÖRGÜTÜNE İHTİYACIMIZ VAR...

Hasan Hastürer

Anacığıma mektubumdur...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Akay Cemal

Anlaşılmaz tuhaf işler...

Ahmet Tolgay

SKANDALIN YENİ BOYUTU: PARKTA AĞAÇ KATLİAM...

Bilbay Eminoğlu

Bir zamanlar Lefkoşa'nın elektrik fabr...

Necdet Ergün

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası

Dilek ÇETEREİSİ

Tokel: LAÜ'de hocaların peşinde dedekt...

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Kuzey Kıbrıs'ta Elektro Manyetik Kirli...

Aysu Basri

NEDEN KANSER OLUYORUZ Kİ?

Sevilay SADIKOĞLU

Zaman...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Barroso'ya hatırlatmalar

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

ANA BORCU

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

HAYAT ANNELERİ

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t...

Osman Ertuğ

"Sessizlik öncesi fırtına" mı?

Bener HAKERİ

Sanatta devamlılık yok

Ata ATUN

RUMLARIN YENİ TEZGAHI

Mehmet RATİP

Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten so...

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

İç Haberler

Cumhur DELİCEIRMAK

İstemez vaad etmeyin cenneti bize dünya ce...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital