Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Mülkiyet formülümüz var, önereceğiz
KTOEÖS bugün tam gün grevde
Girne'ye yıldız yağacak
Kalpler anneler için çarptı
Kıbrıs'taki "bahar havası"nın başarılı olmasını diliyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Erdoğan ABD'yi uyardı: İnceldiği yerden kopar [2]

GİTMEYİ BİLİRDİM BENİ

Beste SAKALLI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Mart 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Güzel günlerini hep beklediğimiz Kıbrıs'a...

 

terbiye etme zaten

böyle haylaz sevmesem seni

bir hayal gibi gitmeyi bilirdim beni

sözlerimi de gözlerimi de yumarak

bilirdim ayrılığa teslim olup

ömrümün kalanında aleyhinde ifade vermeyi

 

eşelemezdim narçiçeklerini böylesine

mısralarında adın geçen şarkılar bu kadar tutmazdı beni

nasip olmazdı büyük ihtimal aşık olmak

olmasaydı bu billur dalgalarınla cilveleşen ay ışığı

bu şehirlerinin tahsis ettiği anılar

bütün tereddütleri, kaygıları, keşmekeşleri bölük pörçük edip

bu dingin sabahların, ayaz, yüzüme karşı doğmasaydı eğer

bilirdim gitmeyi beni

 

gözünden uyku akarken uykuna yapışıp

yuvarlanmayı bilirdim dağlarından, dallarından, çocukluğumdan aşağı

sayılı gün gibi çabuk

kurumadan dokunulmuş bir mürekkep gibi bozularak,

dağılarak, bir kağıda sığmayarak bilirdim inmeyi gençliğimden aşağı

bu bitmez meselelerini mesken tutmazdım ben

 

terbiye etme zaten

böyle haylaz sevmesem seni

boğulur susardım bir kaşık şiirde

boğazını yırtardı bu caddeler dönmem için

mavi açardı belki zambaklar, belki kül kızılı

içimdeki en kıdemli yara kalkar düğümünü çözerdi belki

ama ben kendi dibine yapışıp bir telve gibi, gene gelmezdim

böyle sevmesem seni

 

bir kulağımdan girip kendimin diğerinden çıkardım

yüreğimi, mayın taraması yapılmamış bir yerine atardım senin

yasaklanırdı bana, bundan böyle müptela olmak

gözümde fazla büyütmek bir memleketi sorgulanırdı

hasretti hüzündü hüsrandı kısmetti deyip

giderdim önce seni sonra kendimi

 

bir avuç yoldu derdim, bitti

iltihap kapmış bir aşktı, söndü gitti

büzülmüş, kurumuş kokuşmuş incir gibi kendi ağacında bir o yana bir bu yana salınarak

cevval bir yağmur gibi bulduğu yerde ağlayarak

neyi varsa toplayıp çağıldayan taşkın bir nehir gibi,

kimsiz kimsesiz

dinginliğini yitirmiş

giderdim beni yağarak ve akarak

 

içimdeki esmer ateşleri inkar ederek

sırtımı dönerek çeşit türlü talepkar sancıya

annem bilmeden

denizler anneme söylemeden

denizler annemin gözlerindeki hisarları devirmeden

can çekişirken en minyon umudum bile giderdim sevmesem böyle

 

terbiye etme zaten

dalaşma bu içimdeki yerinle hiç

sırra kadem bas, duyma beni istersen

toplat bütün şiirlerimi

yak bu sana kendini inandırmak için itişip kakışan kelimelerimi

uzasın ara bölgelerimiz

birbirimize geldiğimiz yollar,

birbirimize bir evham gibi düştüğümüz sokaklar,

birbirimizi özlediğimiz mesafeler uzasın

bu aşk kendini sana kanıtlayacak deliller arasın

martılar bir leş bilsin beni gerekirse, coğrafyamı tırmalasın

seviştiğimiz kıyıların beni hatırlamasın

ama ben yalnız bu sayfaya sinebilmiş yazı

bir yosun gibi dalgaların sevip sahillere kovduğu

seni her sevdiğimde, bir yaşımdan daha düşeyim

böyle haylaz severek seni

bırak da aşka

bırak da sana bir delil de ben olayım!

 

 

**********

Bir şeye samimiyetle inanan insan, yalnız menfaatlerin kılavuzluğuyla ilerleyen 99 kişiye bedeldir.John Stuart Mill

 

**********

'Şiir her gün yeniden başlar, her sabah uyanır

yıkar kelimelerini, harflerini tarar..'

Ülkü Tamer

 

*********** 

" Her şair, bir biçimde, yaşadığı dönemin sorunlarıyla iç içedir; bu iç içelik ilişkisinde, yapıtlarında yaşadığı dönem ve sorunları yer alır. Şair, şiirinde hem tüm insanlık adına ve hem de yaşadığı dönem adına ve hem de tüm bunları karşısına alarak bir duruş oluşturur. Yapıtında yer alan yaşadığı dönem ve sorunlar, verili durumu saptayabilir, verili durumu geçmişle ilişkilendirebilir, verili duruma çözüm önerebilir, verili durumu gelecekle ilişkilendirebilir, verili durumu yüceltebilir ya da verili durumdan kaçışı öngörebilir. Bütün bu yaklaşımlar, iç içelik ile ilişkide oluşu içermektedir ve şair, yaşadığı döneme ilişkin sunumunda / duruşunda geçmiş bilgisinden ve gelecek tasarımından yararlanır.

    Farklı duruşlar, üretilenin / yaratılanın "şiir" kapsamı dışında değerlendirilmesini dışarıda bırakır. Ölçü, öncelikle ve her zaman "şiir" niteliği taşıyıp taşımamaktır çünkü. Köktenci olmak ile sınırında olmak arasındaki ayrımı belirtmek zorunluluk elbette. Köktenci olan da sınırında olan da ürettiği / yarattığı yapıtla yaşadığı dönemin verili olanaklarına katkıda bulunur. Her iki duruşun içeriğindeki " muhaliflik - karşı duruş" un yoğunluğu önemli bir belirleyendir. Köktenci olmakla karşıt olmak arasındaki ayrımı fark etmeden şiirin sağlıklı değerlendirilmesi olası değildir."

 

   556 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Mayıs 2008, Pazar   HAYAT ANNELERİ
04 Mayıs 2008, Pazar   YAZMAK AĞRIDIR, BAŞKA HİÇBİR ŞEY!
27 Nisan 2008, Pazar   KALEM NAZLANIRSA...
20 Nisan 2008, Pazar   BEN DE AŞKIN YALANCISIYIM
13 Nisan 2008, Pazar   AŞK VARDIR (!)/(?)
06 Nisan 2008, Pazar   KAPILAR ve KAĞITLAR
16 Mart 2008, Pazar   Bahara tayinim çıktı, kendime elveda !
09 Mart 2008, Pazar   UNUTARAK UYANMAK
02 Mart 2008, Pazar   HER KADIN BORÇLU ÖLÜR KENDİNE
24 Şubat 2008, Pazar   ARAFTA



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2550 1,2700
1 STERLİN 2,4500 2,4780
1 EURO 1,9380 1,9580



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?

Ali Baturay

YENİ BİR YER ALTI ÖRGÜTÜNE İHTİYACIMIZ VAR...

Akay Cemal

Anlaşılmaz tuhaf işler...

Hasan Hastürer

Anacığıma mektubumdur...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Ahmet Tolgay

SKANDALIN YENİ BOYUTU: PARKTA AĞAÇ KATLİAM...

Bilbay Eminoğlu

Bir zamanlar Lefkoşa'nın elektrik fabr...

Dilek ÇETEREİSİ

Tokel: LAÜ'de hocaların peşinde dedekt...

Necdet Ergün

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Kuzey Kıbrıs'ta Elektro Manyetik Kirli...

Aysu Basri

NEDEN KANSER OLUYORUZ Kİ?

Sevilay SADIKOĞLU

Zaman...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Barroso'ya hatırlatmalar

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

ANA BORCU

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

HAYAT ANNELERİ

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t...

Osman Ertuğ

"Sessizlik öncesi fırtına" mı?

Bener HAKERİ

Sanatta devamlılık yok

Ata ATUN

RUMLARIN YENİ TEZGAHI

Mehmet RATİP

Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten so...

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

İç Haberler

Cumhur DELİCEIRMAK

İstemez vaad etmeyin cenneti bize dünya ce...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital