Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Adres: Din Hizmetleri Müşavirliği
Güzelyurt'ta öfkeli yürüyüş
Hırsızlar gündüz de mesaiye başladı
Kıbrıs'ta sihir gibi festival
"Kıbrıs Geceleri"nde oryantal şov
Mağusa yine "Cezalı"
Anorthosis Futbol takımı Olimpiakos taraftarlarından şikayetçi
Tatlısu'dan merhaba
Futbolda yeni sezon yine Adidas ile oynanacak
Efes Pilsen Sokak Basketbolu start alıyor
Rum yönetimi Merkez Bankası'ndan 75 milyon KL almaya çalışıyor
Dellaloğlu istifa nedenlerini açıkladı
FIFA önerilerine cevap için cumartesi toplantı yapılıyor
II. Hrisostomos: Başkanın ayranı neden kabardı, şaşırdım
Rum yönetimi Gürcistan'daki gelişmelerden endişeli
Pedallarımız ilk günün 7'ncisi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

VERGİ BİLİNCİ VE VERGİ KAÇAKÇILIĞI (1)

Mustafa BESİM

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu yazımda pek çoğumuzun konuşmaktan hoşlanmadığı, fırsat bulduğunda kaçındığı veya kaçırmak istediği bir konuyu işlemek istiyorum. Vergi konusunu!

   Hani tükettiğimiz hemen hemen her mal veya hizmet için ödediğimiz tüketim vergileri. Her ay alın teriyle kazandığımız gelirlerimizden kesilen gelir vergileri ile yazın kapıda olduğu bu aylarda kazançlarını beyan edecek şirketlerden alınacak kurumlar vergisini....

   Neden devlet bireylerin gelirlerine ortak, şirket kazançlarından hissedarların paye aldığı gibi vergi olmak ister?  

   Vergi verme ve devletlerin vatandaşlarını vergilendirmesi en eski meslek olan fahişelik kadar eski olmasa da, tarihçesi Mısırlılar, Çin, eski Yunan ve Romalılara kadar dayanır.  

   İşbölümü ve dayanışmanın zorunlu kılınmasıyla “toplum” halinde yaşamaya başlanıldığı günden itibaren, vergi insanoğlunun hayatına girmiştir. Toplum olarak yaşayan bireyler kendi tüketimleri ötesinde ortak hizmet ve malları kullanma ihtiyaçları oluşmuştur. Bunlarda kamusal hizmet ürünüdür.

   Bu kamusal hizmetleri sunan devlet veya benzeri siyasi yapıların belli finansal kaynaklara ihtiyacı vardır. İşte devlet bu finansal kaynakları vatandaşlarını vergilendirerek elde etmiş ve kamusal hizmetleri sunmaya çalışmıştır.  

   Eski zamanlarda vergi ödeme her zaman için para ile yapılmazdı. Çinliler vergilerini, ürettikleri çay ile öderken eski Yunanlılar ve Romalılar vatandaşlık bedellerini ki bu bir vergi idi, askerlik hizmeti ve kendilerine ait savaş araç gereçlerini sunarak ödediler. Sonuçta toplum olarak yaşayabilmek,  toplumun bir parçası olmak için vergi ödemek gerekmektedir.

   Sağladığı can güvenliğinden tutunda, eğitim, sağlık ve diğer kamusal hizmetlere kadar bütün sunulan imkânlardan yararlanmak için her zaman devlete bir bedel ödenmiştir ve bunun adı da “vergi” olmuştur.

   Verginin kitabi tanımında iki temel özelliği vardır. Bunlardan birincisi, verginin zorunlu bir ödeme olması ile ilgilidir. Devlet gücüyle tahsil edilen bu kaynak, devletin kanunlara dayanarak tek taraflı olarak gerçekleştirdiği bir uygulamadır.

   Yani hiç bir vatandaş “vergi vermemek” gibi bir yasal hakka sahip değildir.  

   İkincisi ise verginin karşılıksız (tek taraflı) konulmasıdır. Bu da vergi ödeyenin bu ödeme dolayısıyla devletten dolaysız bir hizmet isteme hakkının doğmaması demektir. Kişi vergi ödediği için değil, ancak yurttaş olduğu için devletten bazı hizmetlerin yapılmasını isteyebilir.

   Vatandaş “ben bu kadar vergi veriyorum, ama kaliteli bir eğitim, yeterli sağlık hizmeti ve gerekli diğer kamu hizmetlerini alamıyorum” dediğinde, devleti ona asla “tamam o zaman artık bana vergi verme, kendine seni tatmin edecek özel eğitime ve daha iyi sağlık hizmeti verecek özel bir hastaneye veya klinik bul” demez. Deyemez.

   Teorik olarak evet, dememesi lazımdır. Ama gerçekte, vatandaş devletin uyguladığı vergi ve harcama politikalarını beğenmez, benimsemez ise, vergiden kaçınmak için elinden geleni yapar.

   Devletin uyguladığı vergi oranları mükellefe göre yüksek ise kaçırmak için imkânlar yaratarak bir yolunu bulur ve vergi kaçırır.

   Devlete verdiği verginin karşılığında istediği eğitim hizmetini alamaz ise tabiî ki vergi kaçırıp, o kaçırdığı ile eğitim hizmetlerini özelden almaya çalışacaktır.

   Vatandaş alın teri ile kazandıkları gelirleriyle ödedikleri vergilerin devlet tarafından doğru sahalarda kullanıldığını görmezler ise, bunu kaynakları israf etmek olarak tanımlayacaklar ve tabiî ki vergi vermekten kaçınacaklardır.

   Vergi mükellefleri ülkedeki kamu hizmetlerinin, yol, su, elektrik ve diğer yatırımların kendi vergileri ile yapıldığını hissetmesi ve görmesi gerekmektedir. Eğer bunu görmez ve “nede olmasa bu yatırımları ve bu hizmetleri birileri günün sonunda finanse edecektir” kanısına varırsa, mükellef olma özelliğini yitirirler ve bu vatandaşlık görevini yerine getirmezler.

   Bu da tabiî ki bir taraftan, devletin kaynaklarını nasıl kullandığını sorgulamayan bir toplum (bütçe hakkı olmayan bir toplum), ve diğer taraftan ise vatandaşlık görevini yerine getirmememsine rağmen hesap sormayan veya soramayan bir devlet.

   Eski çağlarda, krallıklar döneminde çok yaygın olarak söylenen bir söz varmış: “ Krala, asilzadeler kanlarını, papazlar dualarını, halk da vergisini verirmiş.”  Gelecek yazımda, KKTC’de krallık dönemi çoktan bittiğine, papazlarda olmadığına göre, halkın Devletine vergi verip vermediğin işleyeceğim.

   Neden Kuzey Kıbrıs’ta yaratılan gelirin %50’si Devlete beyan edilmemektedir? Neden Devlet bu yüksek oranlı vergi kaçakçılığı için bu küçücük ekonomide önlemler alamamaktadır? Vergi kaçakçılığına neden olan Devlet midir?

   1225 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
24 Ağustos 2008, Pazar   ENFLASYONA DEĞİL PAHALILIĞA BAK!
16 Ağustos 2008, Cumartesi   EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI
08 Ağustos 2008, Cuma   Kıbrıs görüşmelerinde ekonomik prensipler
11 Nisan 2008, Cuma   LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT
04 Nisan 2008, Cuma   YAGA ile ekonomik vizyon
28 Mart 2008, Cuma   MERKEZ BANKASI GÜVEN VERİYOR
21 Mart 2008, Cuma   KÜRESEL FİNANSAL KRİZ DERİNLEŞİRKEN
14 Mart 2008, Cuma   Teşhis yok reçete yok
08 Mart 2008, Cumartesi   "ÇÖZÜM SONRASI TİCARİ FIRSATLAR"
29 Şubat 2008, Cuma   SİYASİ DİYET VE KAMU MAAŞLARI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1831 1.1914
1 STERLİN 2.1825 2.1987
1 EURO 1.7433 1.7555



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

DOGMALAR VE KLİŞELER

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

"Ya taksim, Ya ölüm" el değiştirdi...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı Çizgili Yıllar (36)

Akay Cemal

Kocatepe'den KKTC'ye...

Ahmet Tolgay

Konuşmayan şarkılar...(*)

Bilbay Eminoğlu

Sıcaklar ve suçlar

Necdet Ergün

ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

ENFLASYONA DEĞİL PAHALILIĞA BAK!

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Soğuk Savaş mı?

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan-ı Şerif'i karşılarken

Bedia BALSES

Muammer Ketencoğlu ve Zeybek Topluluğu Yen...

Beste SAKALLI

BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...

Psikolog Ayla Kahraman

"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE&...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

ENERJİ İÇECEKLERİ

Bener HAKERİ

Sere serpe

Mehmet RATİP

Bir cinayetin yıldönümü

Dr. Orhan Aydeniz

Ülkemizin asayiş sorunu

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital