Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Mülkiyet formülümüz var, önereceğiz
KTOEÖS bugün tam gün grevde
Kalpler anneler için çarptı
Kıbrıs'taki "bahar havası"nın başarılı olmasını diliyoruz
Girne'ye yıldız yağacak

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Erdoğan ABD'yi uyardı: İnceldiği yerden kopar [2]

MÜZAKERELERE HAZIRLANIYOR MUYUZ?

Mustafa BESİM

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Şubat 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs sorununa kalıcı bir çözüm bulma uğraşları neredeyse yarım asırdır devam etmektedir. Geçen bu uzun zaman içerisinde değişik antlaşmalar ve önemli girişimler olmasına rağmen, sorun aşılamamıştır. Dünya tarihinde Kıbrıs hep sorunlu bir ada olarak yer almıştır. Kıbrıs, özellikle Kıbrıs Türkleri için yeşerip de solmayan bir sorun olmuş, yıllarca belirsizliklerle yaşanmak zorunda kalınmıştır.

Son gelişmeler; Güney Kıbrıs'taki seçimler, bu yıl yeniden müzakere masasının kurulacağını işaret ediyor. Bu yalnızca iki tarafın siyasetçileri tarafından değil, uluslararası topluluk temsilcileri tarafından da seslendiriliyor.

Kemikleşmiş bu soruna bir çözüm bulma yolunda yeni umutlar var! Tabii ki kurulacak bu müzakere masasının artık son olması ve gelecek nesillere sorunsuz bir gelecek bırakılması herkesin arzusudur. Yalnız, biz Kıbrıslı Türler olarak, yarın bir anlaşma olacakmış gibi her zaman hazır olmalı ve aynı zamanda da, bu adada ömür boyu bir anlaşma olmayacakmış gibi kendimizi geliştirmeliyiz.

Peki ama biz bu iki olasılık için gerekenleri yapıyor muyuz? Yani Kıbrıslı Türkler olarak yarın bir müzakere başlayacak olursa buna yönelik hazırlıklarımız var mıdır? Yüksek bir olasılıkla, Annan planında olduğu ve 8 Temmuz belgesinde de ima edildiği gibi, komiteler kurulacak ve çalışmalar yapılacaktır.

Güney Kıbrıs'tan ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili gelen haberler bizlere kurulacak olan müzakere masasının Annan Planı dönemine göre daha çetin olacağını göstermektedir. Adı üzerinde bir "müzakere" yapılacaktır. Al-ver süreci mutlaka iki kesimin kırmızı çizgileri çerçevesinde yaşanacaktır.

Bu müzakerelerde başarılı olma ve masadan memnun kalkmanın bir gerekliliği de müzakerelere esaslı bir şekilde hazırlanmaktır. Annan Planı müzakere döneminde, bizlerin ne kadar eksiği olduğu, müzakereler için beşeri kapasiteler olarak ne kadar yetersiz kaldığımız malumunuzdur.

Hatırlıyorum da müzakere ettiğimiz ekonomik komitelerde Türk tarafının karşısında, AB üyelik sürecini tamamlamış, AB yetkilileriyle yıllardan beridir müzakere eden bürokratlar vardı. Ve bu bürokratların tümü ilgili bakanlık ve kurumlardan idiler. Türk tarafında ise bu tam da böyle değildi. Bizim komite üyelerimiz böylesi bir hazırlık dönemini yaşamamış, tecrübesi olmayan ve çoğu da kamu dışından gelmiş, akademisyen ve özel sektör temsilcileriydi. Tabi yine de bu süreç, kamu sektöründe büyük bir silkinme yaratmış ve yaratılan sinerji (görevdeşlik) ile epeyce yol alınmıştı.

Bir bakanımızın "Belki de Rumların hayır demesi bizim ilerdeki muhtemel bir müzakereye daha iyi hazırlanmamıza fırsat sağlayacaktır" söylemi her müzakere konusu açıldığında anımsadığım bir sözdür.

Ne yazıktır ki böylesi bir hazırlık henüz yapılmamıştır. Aslında bu bahsettiğim hazırlık süreci, bir anlaşma olmasa bile Kıbrıs Türkünün geleceği için yapılması gerekenlerdir; yasaların AB mevzuatına uyumlaştırılması, kamu reformu ve benzeri meselelerdir. Rum tarafı Annan Planına evet deseydi, AB mevzuatı Kıbrıs Türk kurucu devlet tarafında da uygulanacaktı. Sonuçta birleşik bir Kıbrıs AB üyesi olacaktı. Şimdiki gibi yalnızca Güney Kıbrıs üye olmayacaktı.

Dolayısıyla AB mevzuatının bire bir uygulanması ve geçiş döneminin olmaması sosyal, ekonomik ve diğer alanlarda belli sıkıntıları beraberinde getirecekti. İşte referandum sonrası bunu bir fırsat bilip zamanı da iyi kullanarak gerekli mevzuat uyumunun yapılması gerekirdi. Ne yazık ki geride kalan 4 yıla yakın sürede arpa boyu yol alınamadı.

Kim ne derse desin, nereden başlanırsa başlansın, Annan Planı ve onun ekleriyle oluşan dokuz bin sayfayı aşan dokümanlar müzakerelerde referans olarak kullanılacaktır. İşte bu bağlamda Kıbrıs Türk tarafının, yarın müzakereler başlayacakmış gibi hazırlıklara başlaması gerektiği görüşündeyim. Daha önceden çalışılmış olan komitelerin yeniden toparlanması ve görev bölümü yapılarak müzakerelere hazırlanılması gerekir. Bu özellikle kamuda yeniden bir sinerji ve dinamizm yaratılmasına neden olacak ve aslında Kıbrıslı Türklerin hayat standartlarının da iyileştirilmesi yönünde adım atılmış olacaktır.

   654 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Nisan 2008, Cuma   LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT
04 Nisan 2008, Cuma   YAGA ile ekonomik vizyon
28 Mart 2008, Cuma   MERKEZ BANKASI GÜVEN VERİYOR
21 Mart 2008, Cuma   KÜRESEL FİNANSAL KRİZ DERİNLEŞİRKEN
14 Mart 2008, Cuma   Teşhis yok reçete yok
08 Mart 2008, Cumartesi   "ÇÖZÜM SONRASI TİCARİ FIRSATLAR"
29 Şubat 2008, Cuma   SİYASİ DİYET VE KAMU MAAŞLARI
02 Şubat 2008, Cumartesi   BANKALARDA PARA ÇOK, PİYASADA NAKİT YOK!'A YORUM
25 Ocak 2008, Cuma   DURAKLAYAN KKTC EKONOMİSİ VE KÜRESEL DALGALANMA
19 Ocak 2008, Cumartesi   BANKALARDA PARA ÇOK, PİYASADA NAKİT YOK!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2550 1,2700
1 STERLİN 2,4500 2,4780
1 EURO 1,9380 1,9580



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?

Ali Baturay

YENİ BİR YER ALTI ÖRGÜTÜNE İHTİYACIMIZ VAR...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Akay Cemal

Anlaşılmaz tuhaf işler...

Hasan Hastürer

Anacığıma mektubumdur...

Bilbay Eminoğlu

Bir zamanlar Lefkoşa'nın elektrik fabr...

Ahmet Tolgay

SKANDALIN YENİ BOYUTU: PARKTA AĞAÇ KATLİAM...

Necdet Ergün

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası

Dilek ÇETEREİSİ

Tokel: LAÜ'de hocaların peşinde dedekt...

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Kuzey Kıbrıs'ta Elektro Manyetik Kirli...

Aysu Basri

NEDEN KANSER OLUYORUZ Kİ?

Sevilay SADIKOĞLU

Zaman...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Barroso'ya hatırlatmalar

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

ANA BORCU

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

HAYAT ANNELERİ

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t...

Osman Ertuğ

"Sessizlik öncesi fırtına" mı?

Bener HAKERİ

Sanatta devamlılık yok

Ata ATUN

RUMLARIN YENİ TEZGAHI

Mehmet RATİP

Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten so...

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

İç Haberler

Cumhur DELİCEIRMAK

İstemez vaad etmeyin cenneti bize dünya ce...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital