|
Bu köşede yazmaya başladığım ilk günden itibaren ekonomi yönetiminde vizyon gerekliliğinin altını hep çizdim. En küçük işletmeden, üniversitelere, devlet yönetimine kadar, vizyon gereklidir. Vizyon sayesinde kendinize misyon edinecek, stratejiler geliştirecek ve aksiyon planları ortaya koyabileceksiniz. Hedefi olanların performanslarını ölçme imkânı da vardır. Ancak bu sayede başarılı ile başarısız ayırt edilebilir. Hedef yoksa performansınızı nasıl ölçebilirsiniz?
Kıbrıs Türk Yatırım Geliştirme Ajansının (YAGA) hafta sonu "Kuzey Kıbrıs Yatırım Stratejisi Arama Konferansı"'ı konulu bir etkinlik organize etti. Bu organizasyonda sunuşlar yanında katılımcılardan görüş ve katkı alınabilmesi için atölye çalışmaları da yapıldı. Katılımın yüksek olduğu bu toplantıda kamudan özele, akademisyenlerden emekli bürokratlara kadar hemen hemen her kesimden katkı koyanlar oldu.
Bu organizasyonun beni en fazla etkileyen kısmı, sunuşlardan fazla atölye çalışmalarında değişik kesimlerin ürettikleriydi. "Sürdürülebilir Kalkınma Aracı Olarak Yatırımlar, Kuzey Kıbrıs'ı Pazarlamak, Odak Noktalarının Yaratılması ve Yatırımların artırılması" başlıkları altında atölye grup çalışmaları gerçekleştirildi. Bu başlıklardan da anlaşılacağı üzere aslında YAGA bir bakıma KKTC ekonomisinin vizyonunu belirlemeye ve ona yönelik yatırım stratejilerini oluşturmaya çalıştı.
Benim de bulunduğum birinci çalışma grubu, sürdürülebilir kalkınma için gerekli yatırımların önündeki en büyük engeli Ekonomik Vizyon ve Strateji Eksikliği olarak belirledi. Bu başlık "makroekonomi yönetiminde koordinasyon olmayışı, dar görüşlü ekonomik ve siyasi yaklaşımlar, genel ekonomik vizyon, politika ve plan stratejilerinin olmayışı, siyaset kurumu (popülizm, kamu yönetimi, kuralsızlık"' gibi alt başlıklardan oluştu.
Aklın yolu birdir! Bir ülkede kalkınmanın olmazsa olmazı yatırımlardır. Yatırım yapılırsa, istihdam, üretim, devlete vergi ve topluma refah sağlanabilir. Fakat yatırım için belli gereksinimler vardır. Bunların başında da ekonomik vizyon, hedefler ve stratejiler gelir. Bunlar olmaz ise yatırımcının (yerli-yabancı) nasıl motive edilip girişimde bulunması istenebilir?
Çok ilginç olarak birinci çalışma grubu, yatırımların önündeki engellerin bir diğerini de TC ile İlişkiler başlığı altında "Türkiye'den gelen yardımların yönlendirilmesinde ve kullanılmasında yaşanılan çarpıklıklar" olarak belirledi. Burada KKTC ekonomisinin bağışçısı durumundaki Türkiye'nin rolü sorgulanarak, yapılan yardımların ve teşvik edilen TC yatırımcılarının doğru yönlendirilmesi konusunda siyasetten bağımsız bir yapının oluşturulması üzerinde duruldu.
Hiç kuşkusuz ülkenin fiziki ve sektörel planlarının olmayışı, bir başka deyişle Planlama ve Mevzuat eksikliği, yatırımların önündeki en büyük engeller arasında olduğu belirlendi. Bu husus özellikle sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmayı başarmak için gerekli olan çevresel, sosyal ve kültürel boyutların ekonomik büyüme ile ilişkilendirilmesi ile ilgilidir.
Altyapı eksiklikleri; fiziki (elektrik, su, yol, hava ve deniz ulaşımı) ve yatırımcıları ürküten hukuksal altyapı eksiklikleri de önemli engeller olarak tespit edildi. Bunların ötesinde siyasi belirsizlik, bürokratik yapı ve parasal istikrar ile finansal erişim, ülkedeki yerli ve yabancı yatırımcıların önündeki en önemli engeller olarak belirlendi.
Bütün çalışma gruplarının bulguları etkinlik sonunda basın ve katılımcılarla paylaşıldı. Gerçekten önemli tespitler var. Çalışma grupları tespitlerle kalmayıp, çözüm önerilerini ve politikalarını da net bir şekilde ortaya koydular.
Diğer bütün konularda olduğu gibi, bu konuda da mesele siyasi iradenin bu bulguları detaylı bir şekilde inceleyerek bu çalışmaya sahip çıkmasıdır. Aksi takdirde bu çalışmanın bulguları da daha önce yapılan çalışmalar (Dünya Banaksı raporu) gibi tozlu raflara kaldırılacak ve orada kalacaktır. Belki de bunun olmaması için bir kamu kuruluşu olan fakat özel sektördeymiş gibi çalışan YAGA'ya önemli görevler düşmektedir. Bu konuda YAGA, özel sektör, sivil toplum örgütleri ve ilgili diğer kesimlerden destek alarak bir baskı unsuru oluşturabilir görüşündeyim.
Sonuçta YAGA, KKTC ekonomisi için bir vizyon ve yatırım stratejiler belirleme yönünde önemli bir adım atmıştır. Umarım bu girişim bir tetikleyici etki yapar ve ülke ekonomi yönetiminde yaşanan yapısal sorunlar üzerine ciddiyetle gidilir.
|