Çocuğum babasını özlüyor

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Şubat 2012, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Ayla Hanım, ben iki yıl önce eşimden ayrıldım. 5 yaşındaki oğlumla beraber, annemin, babamın yanına taşındık. Köyde yaşıyoruz. Eski eşim, bize yakın bir köyde yaşar. Evlendi ve çocuğu da var. Benim sorunum, oğlumun baba özlemidir. Önceleri, her hafta oğlumu alırdı. Köyde, babaannesinin, dedesinin ilgisini görürdü. Güzel saatler geçirirler ve oğlum çok mutlu dönerdi. Şimdi hep bahanelerle, çocuğun hevesini kursağında bırakır. Size bunları yazarken, rahatlıkla diyebilirim ki tam üç haftadır hiç görüşmediler. Ondan önce de gene uzun bir aradan sonra çocuğu almıştı. Çocuğumun dediği kadarıyla, kendi evine değil, nenesinin evine gidiyorlarmış daha çok. Şimdi kardeşi de doğdu ve oğlum onu da görmeyi ister. Benim korkum, çocuğumun psikolojisi bozulabilir diyedir. Akıllı ve içli bir çocuktur ve babasını çok sever. Ben zaten ayrılırken eski eşime hiç zorluk çıkarmadım. İsterse her gün oğlunu görebileceğini de söyledim. Başlangıçta gerçekten çok iyiydi. Yeni evlendiğinde de öyle. Ama son aylarda bütün uyarılarıma rağmen, durum böyle. Ne yapacağımı şaşırdım. Sizden bana bir yol göstermenizi bekliyorum.
Rumuz: EVLAT AŞKI
 
  Aslında size değil, eski eşinize bir yol göstermek gerek. Çocuğunun sağlıklı gelişiminde taşıdığı sorumluluğun hatırlatılmasına ihtiyaç duyabilir. Yeni bir evlilik, yeni bir bebek; belli ki eşinizin aklını biraz karıştırmış. Oysaki yeni düzeninde, ilk oğluna da yer vermesi gerek. Oğlunuzun sevildiğini, kabul gördüğünü ve babasının kurduğu yeni ailenin de doğal bir üyesi olduğunu hissetmesi gerek. Çocuklu bir adamla evlenen kadının da, üvey annelik sorumluluğundan kaçmadan, eşinin çocuğuna karşı görevlerini yapması gerek.
   “Gerek” dedim defalarca ama ne yazık dünyamız anlattığınıza benzer örneklerle dolu. Olması beklenenle, olan arasındaki uçurum, duygusal sağlık açısından incinmiş çocuklar yaratıyor. Babasının neden böyle davrandığını bilebilirsiniz veya bilmediğiniz etkenler de olabilir. Eski eşinize, oğlunuza yönelik adım attığı takdirde yardımcı olabilirsiniz. Onun dışında onu zorlamanızın, çocuğunuz üstündeki olumsuz etkisi daha fazla olacaktır. Siz, çocuğunuzun bu olup bitenden en az etkileneceği önlemleri almaya çalışmalısınız. Olanların, onunla ilgisi olmadığını, babasının onu çok sevdiğini, her şeyin yoluna gireceği duygusunu besleyin. En azından telefonla babası ile iletişim kurmasına gayret edin. Babasına baskı yapmayın, bu sorunu çözmez. Umarım, eski eşiniz çocuğu ile ilgili hak ve görevlerini ihmal ettiği zaman ortaya çıkacak olumsuzlukları bir an önce fark eder ve yaşamı ne kadar karışık durumda olsa da, çocuğunu yeni yuvasının bir üyesi olarak algılamaya başlar.

**********************

Bir dargın bir barışık

   Merhaba Ayla abla. Ben 17 yaşındayım. Bir buçuk sene boyunca çıktığım biri vardı. Onun yaşı 19. Çıkarken ben onu beş kez terk ettim. Sonra devam ettik. İkimiz de birbirimizi çok seviyorduk. Onun sevgisinden şüphem yoktu ama geçen eylülden beri, bana karşı olan davranışları değişti. Yıl dönümümüz oldu, doğum günüm oldu, bana hiçbir şey almadı. Sıklıkla buluşmuyorduk. İki ayda bir, birbirimizi ya görüyorduk ya da görmüyorduk. Ardından, gün içerisinde konuşmak istememeler, uzaklaşmalar ve her şeye bir bahane bulmalar başladı. Ben de 1 Aralıkta bıraktım kendisini. Üç gün sonra dayanamadık, barıştık. Yılın son günü, iki günlüğüne yurt dışına gidecekti. Telefona kredi almasını istedim ama almadı ne yazık ve konuşamadık. Ben onsuz girdim yeni yıla. O tatildeyken, onun yanında olduğu yeğeni ile tartıştık. Sonra gene barıştık. Bardağı taşıran son damla, yaptığı stajda taştı. Bana söz verdi, telefona kredi alacağına ama almadı. Bana bahaneler buldu. O gün telefonu hiç açmadım. Gece dayanamadım ve ben aradım kendisini ve kavga ettik. Çok ağır bir laf söyledim kendisine ve gururu kırıldı ve bitti dedi bana. Bugün ayrılalı tam üç hafta oldu. Onu çok özlüyorum. Hala daha onu seviyorum ve bir an olsun aklımdan çıkartamıyorum. Onun da beni hala sevdiğini biliyorum. Ne yapmalıyım, Ayla Abla? Yardım et bana. Ona geri mi dönmeliyim yoksa kendi yoluma mı bakmalıyım? Mesajıma en kısa zamanda cevap vermenizi bekliyorum. Saygılarımla.
Rumuz: PRENSES

   Sevdiğin genç, çok ilgili bir sevgili değil, anlaşılan. Senin beklentilerini ya anlamıyor ya da yerine getirecek durumda değil.  Birbirinizi mutlu etmek yerine geriyorsunuz ve sıklıkla ayrılıp barışıyorsunuz. Kavganın ve sıklıkla ayrılıp barışmanın alışkanlık halini aldığı ilişkilerde, daha fazla yıpranmadan, tükenmeden ayrılmak doğru bir tercih olabilir. En azından uzunca bir süre görüşmeyin ve kendi sosyal yaşamınıza dönün. Zaman geçtiğinde, duygularının gerçekten sevgi mi yoksa alışkanlık mı olduğunu daha kolay anlarsın. İlişkinizin geleceğe dönük bir şansı olup olmadığını da böylece anlayabilirsin. Bir dargın bir barışık uzun yıllar devam edebilir ve sonra hüsrana uğrayabilirsin. En iyisi kendine ve ona bir şans ver ve bir süre bu ilişkiden uzak dur, kafanı dinle. 

***************

Kafam çok karışık

   Sevgili Ayla Abla, şu an size o kadar ihtiyacım var ki. Keşke karşımda olsanız, her şeyi anlatsam, içimi boşaltsam, bir yol gösterseniz bana. Ayla Abla ben sizi gazetede gördüm. Ben 19 yaşındayım. Üniversite birinci sınıftayım. Burada okuyorum. Ailemin zoruyla bir bölümde okuyorum. Yani ailemin istediği bölümü okuyorum. Şu an anlatılmaz bir karışıklık içindeyim. Kafam, beynim karışık gibi. Çok kararsızım, hiçbir şeye tam olarak güvenemiyorum. Mesela bir markete giderken, cebimde para yine şüpheleniyorum ki, para alıp almadığıma. Erkek arkadaşım var, onu çok seviyorum ama ne olacağını bilmiyorum. Onunla ciddi düşünüyorum. O da öyle. Ablamlarla tanıştırdım. İleriye dönük karar nasıl vereceğim, ne yapacağımı bilemiyorum. Okula devam etmek istiyorum, sınıfta kalmaktan çok korkuyorum. Ailem çok karışık. Durumumuz iyi ama bilmiyorum işte, ailem karışık. Bana yardımcı olun lütfen.
 Rumuz: YOK

   Her şeyden önce, kafandaki karışıklığı dindirmen gerek. Önce bir sakinleş, dinlen ve hatta mümkünse bu ortamdan uzaklaş. Yaşamına biraz dışarıdan bakmaya çalış. Kendini iyi hisset ve sonra sorunlarınla yüzleş. Sıkıntılar, bu zamana kadar beklemiş biraz daha beklesin. Öncelikle, önemli olan sensin ve senin yaşamınla ilgili kararlarını geliştirmek için kendi isteklerini bilmeye ihtiyacın var.
   Sevmediğin ve sevemeyeceğin bir bölümde okuyorsan, acilen değiştir. Geç kalmadan, sana uygun yeni bir yol çiz.
   İlişkinde ciddisin. Bu yeterlidir. Daha ötesini düşünme çünkü kontrol edemeyeceğin etmenler, yaşamımıza yön verir. Sen bu günle ilgilen ve bu günü yaşa.
   Aile karışıklığını çözecek sen değilsin. Her şey zamanla yerine oturacaktır. Sabırlı ol ve anne babanın sorunlarının içine girmemeye çalış.
   Son olarak, sen üniversite öğrencisisin ve okulun uzaması kadar doğal bir şey yok. Bu konuda sıkıntı yaşamana hiç gerek yok. Ayrıca, sağlıklı bir duygusal yapı geliştirdiğinde, yaşamınla ilgili sorun olarak gördüklerinin aslında öyle olmadığını anlayacaksın.

   312 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
13 Mayıs 2012, Pazar   Çaresiz olduğunu düşünürsen zulmü davet edersin
12 Mayıs 2012, Cumartesi   Çocuk Sahibi Olma Kararı
06 Mayıs 2012, Pazar   Kendimi kesiyorum ve bunu durduramıyorum
05 Mayıs 2012, Cumartesi   Birlikte Yaşamak Gerçek Bir Sınavdır
29 Nisan 2012, Pazar   Çocuğum konuşmuyor
28 Nisan 2012, Cumartesi   Çocuk ve Küfür
22 Nisan 2012, Pazar   Oğlum yalan söylüyor
21 Nisan 2012, Cumartesi   Dehb*’Li Çocuk ve Okul Yaşamı
15 Nisan 2012, Pazar   Kocam içki içince değişiyor
14 Nisan 2012, Cumartesi   Anti Sosyal Kişilik Bozukluğu