Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Lefkoşa Merkezi Cezaevi: Uyuşturucu ticareti merkezi
Birleşik Kıbrıs'ta tek egemenlik ve tek yurttaşlık kesindir
Talat yanlış yoldan dönsün, bunu yapamıyorsa istifa etsin
Eşel mobil grevi hayatı durduracak
Yönlendirme sınavlarının sonuçları açıklandı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

BOŞANMIŞ ÇOCUKLAR

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

“Bir gün bir yağmurla garip garip

Çoluğu çocuğu terk edeceğim

Bir sevgiyle dolmayacak kalbim, anladım

Alıp başımı gideceğim”  E. Cansever

 

   Ya geride kalan?

   Çocuk?

   Unutulsa da terk edip giden; geride kalan çocuğun beraber büyüyeceği bir mirası vardır artık: Terk edilmişlik.. Terk edilmişliğin kaşı, gözü, yüzü yoktur. Bundan dolayı, bellekteki resim silindiğinde unuttu sanır ötekiler. Başka bir anne ya da baba için hazırdır her şey. Çocuğun yüreğinde yer bulmayı başaran terk edilmişlik duygusu, onunla beraber büyümeye hazırdır oysa. Ömrü boyunca hiçbir sevginin içtenliğine, kalıcılığına yürekten inanamaz artık.

   Sohbetimizin konusu, boşanma olgusunu yermek değil; aksine evlilik sözleşmelerinin bozulmasını gerektiren birçok faktörün, toplum tarafından kabulü o toplumun ve insanının gelişimini de gösterir.

   Konumuz evliliklerin bitmesiyle arada kalan ya da velayeti ana ya da babaya verilen çocuğun yeni duruma uyma sorunudur. Bilmeliyiz ki; çocuklar boşanmaların en haklı gerekçelerine bile aldırmazlar. Ne kadar kötü olursa olsun, eski durumun devamını tercih ederler. Huzursuz aile ortamını, ayrılığa tercih ederler. Ayrılığı ölüme benzetirler. Ana babasının ayrılmasına alışmayı istemezler. Ana babasının boşanması, O’na göre kendisinin de birisinden boşanmasıdır çünkü. Sürekli olarak göremediği ve hayatından çıkan kişi; ona göre onu boşamıştır. Terk etmiştir. 

   Şairin dediği gibi başını alıp gitmek; boşanmanın şokunu geleceğe kalacak yaralara dönüştürür. Başını alıp gitmek, aynı yerde yaşarken de mümkündür. Birbirinize yabancı gelmeye başladığınızda, hafta sonu görüşmeleriniz anlamını yitirip, sıkıcı bir görev haline dönüştüğünde siz başınızı alıp gitmişiniz demektir.

   Bundan dolayı boşanma sürecinde çocuğa yardım etmek gerekir. Bunu yapacak olan da ana baba ve süreçteki herkestir. Öncelikle, sevgili ana babalar, siz sadece eşinizden boşandınız; çocuğunuzdan değil. Boşanmayla birlikte yeni roller edinmiyorsunuz. Haklı gerekçelere dayalı bile olsa İçinizdeki öfkeyi, kırgınlığı, düş kırıklığını ve belki de yılların yorgunluğunu bir kenara bırakmanız ve eski eşinizi çocuğunuzun annesi, babası olarak kabul etmeye başlamanız gerekir.

   Bu ilk adım yeterli değil ama gereklidir. Eski eşinizle paylaştığınız geçmişin etkileri; ikinizin çocuğunuz için doğru adımları ne zaman ve nasıl atacağınızı belirleyen ve engelleyen bir faktördür.

   Çocuğunuz, daha az zamanı hanginizle geçiriyorsa, onu daha fazla özleyecektir. Genelde, boşanmadan sonra çocuğun velayeti anneye verilmektedir. Bu durumda, ‘babayla geçirilecek zaman’ çocuğun dünyasında önemli bir etken haline gelir. Görüşeceğiniz saati ertelemek ya da iptal etmek -çok önemli bir mazeret olsa bile- çocuğu olumsuz etkiler. Bütün bir hafta buluşmanızı bekleyen çocuğunuzun yaşayacağı kırıklık ve değersizlik duyguları, ertelemeler devam ettikçe kalıcı algılar haline dönüşebilecektir. Randevularınızı ertelemek zorunda kaldığınızda, önceden haber vermeye ya da daha öne çekmeye çalışın. Buluştuğunuz zaman, Onunla geçirdiğiniz zamanı hoyratça kullanmaktan kaçının. O lokanta senin, bu sinema benim tarzı bir hareketlilik, ilişkinizde aradığı doyumu vermekten uzaktır. Bol ve pahalı alışverişler de aynı olumsuz etkiyi yapar. Baş başa geçirilen zaman, baba ile çocuğun özel ilişkisiyle doldurulmuş sohbetler, ikili oynanan oyunlar, kucak kucağa izlenen T.V. programları, sadece babalarla yapılabilen çok çeşitli etkinlikler ve en önemlisi: Yaşamınızda onun olmasından dolayı duyduğunuz mutluluk. Beraber geçirdiğiniz zamanın sizin için vazgeçilmez olduğu ve telafisinin olmadığı duygusu.

   Birlikte olmadığınız günlerde bile, onu önemsediğinizi, düşündüğünüzü gösteren girişimlerde bulunun. Öğretmenleriyle ve arkadaşlarıyla tanışın. Ders durumunu sorun. Maçlarını izleyin. Beklenmedik zamanlarda küçük sürprizler yapın. Bütün bunları eski eşinizin yani çocuğunuzun annesinin desteği ve onayıyla yapmaya çalışın. İkinizin kurallarının paralel olmasını sağlayarak ve asla çocuğunuza birbirinizi kötülemeyerek hatta eleştirmeyerek bunları yapmaya çalışın.

   Varlığını ve ona duyumsadığımız sevgiyi asla sorgulamadığımız çocuk, anne babasının ayrılığından değil; ayrılıkla beraber yaşamak zorunda kaldığı ve doğasına aykırı olan ilişkiler karmaşasından etkilenir. Yaşamında denge ve doğru kişilere ait olmuşluk ister. Doğru kişiler ise her zaman sizlersiniz sevgili anne babalar. Şimdilik esen kalın.

 

Ve hazırım yeniden
En uzak yollara gitmeye;
İçimde bir sevinç
Dudaklarımda bir gülüşle;
Bu demektir ki
Oğlum öptü beni;
Omuzumda oturan,
Kimsenin görmediği.J. Marti

   917 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
27 Haziran 2008, Cuma   Zamanı yaşamak ya da harcamak
21 Haziran 2008, Cumartesi   Endişe
13 Haziran 2008, Cuma   Çocuğun yetişmesinde babanın rolü
06 Haziran 2008, Cuma   Evetin ağırlığı ve hayırın hafifliği
30 Mayıs 2008, Cuma   AİLE İÇİ ŞİDDET
23 Mayıs 2008, Cuma   İsminizi değiştirmek ister miydiniz?
16 Mayıs 2008, Cuma   ÇOCUK VE KÜFÜR
09 Mayıs 2008, Cuma   BOŞANMA
02 Mayıs 2008, Cuma   YIKICI VE ANTİSOSYAL ÇOCUKLAR
25 Nisan 2008, Cuma   BENLİK SAYGISI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2177 1.2263
1 STERLİN 2.4266 2.4447
1 EURO 1.9235 1.9370



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ANALARINDAN DOĞDUKLARINA...

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Yurt dışındaki insan kaynaklarımızı da bil...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

44 yıllık ömrünün 28 yılı hapiste geçti!..

Bilbay Eminoğlu

Ne kadar tuzu kuruolan varsa şimdi çıkacak...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Devlete dava açmak, 2 yıllık asgari ücret ...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Bir hikâye-i göçmen

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Carlin vs. Ölüm

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital