Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yine polis, yine dayak
Kuzey Kıbrıs Turkcell'den sonra KKTC Telsim de (Vodafone) , hükümetten lisansını aldı
Yaşadığını zannettiği olaylar, ceza yemesine neden oldu
Şimdilik uyardılar süresiz grev kapıda
Zeyna, göreve hızlı başladı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Parlak Bir Zekâya Sahip Olmalarına Rağmen Bazı Öğrenciler Neden Başarılı Olamıyorlar?

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 Eğitimcilerin de çok iyi bildikleri gibi, okul başarısı söz konusu olduğunda en etkili faktörlerin başında zekâ bulunmaz. Doğru çalışma tarzı, arkadaşlık ve aile ilişkileri, öğretmen-öğrenci ilişkileri ve öğrenenin istek ve hazır oluşu gibi faktörler, parlak bir zekânın yaratacağı avantajdan daha fazla etkiler başarıyı.

     Başarıya odaklanmış olmak ya da başarıyı çok istemek, başarıyı garanti etmez. Genç insanın kendi belirlediği hedeflerine yönelik yaklaşımları ve çalışma alışkanlıkları istediği başarıya ulaşmasını kolaylaştıracak ya da zorlaştıracak güçtedir.  Kolaylaştırıcı önlemlerin başında ise, bir öğrenen olarak kendini tanıması gelir.

     Genç bir öğrenci iseniz ve kendi rüyanızı gerçekleştirmek için başarmaya kararlıysanız önce şu sorulara yanıt vermeye çalışın:

      - Geçmişten bugüne, zorlandığınız, sıkıntıya düştüğünüz durumları anımsayın. Bunların içinden nasıl çıktınız? Her şeyi kendi haline mi bıraktınız yoksa stratejik planlarla çözümleyebildiniz mi?

       - Sıkıntı veren durumları unutmaya mı çalışırsınız yoksa üstüne giderek, ilgili kişi ve durumları da içine katarak mücadele mi edersiniz?

     - İstediğiniz başarıyı yakalayamamanızın nedeni sizce nedir? Ailenizin ekonomik durumu mu? Başkalarından daha şanssız olmanız mı?  Çok hırslı olan sınıf arkadaşlarınız mı? Öğretmeninizin ‘gıcıklığı’ mı?

     - Dikkatinizi toplama beceriniz hangi seviyededir? Takımınızın maçını 90 dakika boyunca izleyebilme becerinizi, matematik çözerken ya da bir öykü okurken de gösterebiliyor musunuz?

     -  Canınız sıkıldığında ne yaparsınız?

     -  Dersleri sevme ve sevmeme nedenleriniz nelerdir?

     - Nasıl daha iyi çalışabilirsiniz? Tek başınıza mı? Grupla mı? Oturarak mı? Yatarak mı?

     - Hangi saatlerde daha verimli ve istekli çalışabilirsiniz? Sabah mı? Akşam mı?

     - Karamsar mısınız yoksa gizli bir gücün işlerinizi her zaman düzelteceğini mi düşünürsünüz?

   Bu sorulara vereceğiniz yanıtlar zayıf ve güçlü taraflarınızı öğrenmeniz açısından önemli bir adımdır. Kendinizi doğru algılamanız, sınırlarınızı genişletmeye hazır olmanız demektir. Vereceğiniz bazı yanıtları beğenmeyeceğinizi biliyorum; ancak başarıya giden yolda bir savaşçı olarak ilerlerken savaşacağınız en güçlü düşman, zayıflıklarınız olacaktır.

    Zayıflıklarınız çoğu zaman alışkanlık halini almış davranışsal ifadeler olarak günlük yaşamınızı işgal eder. Çalışabilmek için gereken koşullar listeniz buna örnektir: Canınız çalışmayı istemelidir. Odanız dağınık olmamalıdır. Küçük kardeşiniz uslu olmalıdır. Evde kimse olmamalıdır gibi. Bunlar, başarıya giden yolda yaşadığınız sıkıntı ve kaygıların örtülü biçimleridir ve örtüyü kaldırdığınız anda çekip giderler. Günlük hayatınızın doğal akışını yoluna sokun. Dostlarla ve ailenizle olan paylaşımınızı artırın. Bir türlü çalışma masasına oturamadığınız için kendinizi ve çevrenizdeki koşulları suçlamayın. Daha sonra ders çalışmayı isteyeceğinize dair hayaller de kurmayın. Ders çalışmak zevkli bir uğraşı değildir. Ders çalışmayı başaran insanlar bunu yürekten istedikleri için yapmazlar. Ders çalışma, başarıya ulaşmak için kullanılan araçlardan biridir sadece. İçinizden gelmesini beklerseniz, asla amaca yönelik davranışları icra edemezsiniz. Kendini iyi tanıyan birey, doğru amaçlar edinen bireydir. Doğru seçilmiş amaçlar ise, zayıflıklarla mücadelede en kuvvetli cephanemizdir.

     Elde ettiğiniz sonuç, bir öncekinden biraz bile daha iyiyse, bunu kutlayın. Çabalarınıza rağmen değişen bir şey yoksa bunu sorgulayın. Sorgulamanızı yaparken acımasız olmayın. Ders çalışma tekniklerinizi gözden geçirin. Doğru taktiklerle çalışılmadıkça, çalışmaya ayırdığınız zaman boşa giden zaman demektir. Bunun yanında, dinlenmeyi ve eğlenmeyi çalışma programınıza yerleştirmeyi unutmayın. Sadece sonuçta elde edeceğinize odaklanmayın; anı yaşayın. Yaşamdan ve tatlarından kopmadan elde edeceğiniz başarı, sağlıklı ve tekrar olasılığı yüksek olan başarıdır.

    Sınıf içinde ve dışında konuşun. Konuyla ilgili algılarınızı, fikirlerinizi ve duygularınızı dile getirin. Düşüncelerinizi diğerleriyle paylaşın. Yetersiz olabileceğiniz endişesine kapılmadan yapın bunu.

     Sizden yardım istendiğinde mutlaka yanıt verin. Eksikliklerinizi fark ettiğinizde ise, yarını beklemeden anında çözüm arayın. Arkadaşlarınızla bir takım ruhu kurmaya, hem vermeye, hem de almaya hazır olun. Sizi kullandıklarını ve başarınızı çalabileceklerini düşünmeyin. Alabileceğinizden fazlasını vermeye hazır olun.

   Başarıya giden yolda, verdiğiniz kararlara uyma gücünüz yüksek olmalıdır. İnsanların aldıkları kararlara bazen uyamamaları doğaldır; ama bu, alışkanlık haline gelmemelidir.

    Başarısızlık korkusu, insanlığın ortak korkularından biridir. Bazı insanlar bu korku ile baş edebilmek için, başka insanları kullanırlar. Onlarla alay ederek, küçük düşürerek kendi korkularını yenmeye çalışırlar. Bunu yapmayın. Kendi başarınıza odaklanın. Başarılı arkadaşlarınızın aslında ne kadar ‘aptal bir inek’ olduğuna dair ipuçları arayacağınıza başarılı bir takımın oyuncusu olmaya çalışın.

    Elde ettiğinizin, sizin gayretleriniz sonucu olduğunu ve daha iyisi için bir başlangıç olduğunu düşünün. Bu düşüncenin bir hayal olmamasına gayret edin. Daha yüksek bir not almak için hile yapmanız, başkalarını kandırabilir ve sizi başarılı gösterebilir; ancak iç dünyanızda ürkek ve güvensiz olmanızı engellemez. Gücünüzün sınırlarını geliştirmek için, kendi doğrularınızı oluşturmak ve onlara uymak önemli bir adımdır.

    Başarıya giden yolda, öncelik bireysel farklılıklarımızı öğrenmek ve kendimize yönelik akılcı bir yol çizmektir. Dürüstlükle atılan her adım, kendine güvenle sonuçlanacaktır. Başarı ya da başarısızlık sadece öğrenenin zaferi ya da yenilgisi değildir. İşin içinde aile, okul, sistem ve başarı konusundaki toplumsal beklentiler de girer.

     Haftaya, ailenin başarıdaki rolünü konuşmak üzere, esen kalın.

 

Madem ki güzelsin, güzeli yaşatmak için

Madem ki iyisin, iyiliği yaşatmak için

Madem ki umutlusun, umudu yaşatmak için

Hadi uyan       Metin Eloğlu

 

 

   1138 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   Psikososyal istismar
27 Haziran 2008, Cuma   Zamanı yaşamak ya da harcamak
21 Haziran 2008, Cumartesi   Endişe
13 Haziran 2008, Cuma   Çocuğun yetişmesinde babanın rolü
06 Haziran 2008, Cuma   Evetin ağırlığı ve hayırın hafifliği
30 Mayıs 2008, Cuma   AİLE İÇİ ŞİDDET
23 Mayıs 2008, Cuma   İsminizi değiştirmek ister miydiniz?
16 Mayıs 2008, Cuma   ÇOCUK VE KÜFÜR
09 Mayıs 2008, Cuma   BOŞANMA
02 Mayıs 2008, Cuma   YIKICI VE ANTİSOSYAL ÇOCUKLAR



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ESAS YÜZLEŞME...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz se...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (24)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

"KÖPEKLER GELDİ!.." (*)

Bilbay Eminoğlu

Gitti gider bu ülke!

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

EŞEL MOBİL KAVGASI

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital