Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Telafisiz ilişkiler

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

(Yazarın diğer yazılarını sayfanın en alt kısmında bulabilirsiniz)

 

“Durdum baktım arkandan sen giderken

Bana bir hoşça kal bile demeden giderkenİnsan neler duyar anladım o zamanCan alıp başını benden giderken” A. Behramoğlu 

 

   Kadın-erkek, Ana-oğul, Baba-kız… Değişik duygu boyutu taşıyan bu ilişkiler iki farklı cins arasında sürerken; toplumun biçimlendirme makinesinden de geçerler. Öyle bir makine ki, kurduğumuz hiçbir ilişki öbürüne benzemez.

   Yaşamın vazgeçilmez tatlarını ve kimi zaman da tatsızlıklarını barındıran ilişkiler olgusu hazır reçeteler sunmaz bize. Elde edilen doğru; O iki insan için, o noktada ve belki de kısa bir süre geçerli olacaktır. Değişken doğrular, kaygan zemine benzer. Kaygan zeminde yürümeye çalışmak; kendimizle ve dünyayla kurduğumuz bağı tehdit eder çünkü. Bundan dolayı; eşimizle, ana ya da babamızla, kız ya da erkek çocuğumuzla kurduğumuz ilişkide, süreklilik taşıyan doğrulara ihtiyacımız vardır.

   Güven, sadakat, sevgi, tutku, umut, beklenti ve daha nice doğrularımız vardır elimizde. Bu doğruları aradığımızda ve belki de bulduğumuzda içimize çektiğimiz havada bile zafer kokusu vardır: “Ben başardım”. Belki de bu yüzden; zaferi bir daha yaşama arzumuzdan, bir kavganın içinde buluruz kendimizi. Kavga sürerken bir de bakarız ki, kavgaya giriştiğimizle aynı takımdayız! Bizi ana, baba, evlat, eş, sevgili yapan kişilerle kavgadayız.

   Aynı takımın üyeleri arasında yapılan kavgalarda kazanan olmaz. Zafer de olmaz. Arayışlara kapılmak da her zaman çare olmaz: Başka bir evlat? Başka bir ana ya da baba? Bu ilişkilerin telafisi yok. Ama başka bir sevgili ya da eş için bu ‘telafisi imkânsız’ durum geçerli olmayabilir. Sırf o zafer duygusunu bir daha yaşama gayreti çiftleri yeni arayışlara sürükleyebilir. Kadın ve erkeğin ilişki tarihi bu arayışlarla doludur.

   Oyuncular değişse de bazen; sonuç değişmeyebilir.

   Sohbetimizdeki hareket noktamız da bu. İlişkilerimizde yaşadığımız gerilimler, tıkanıklıklar ve ‘eksik bir şeyler var’ duygusu. Bu duyguyu yaşamak ya da yok farz etmek arasında gidip gelebiliriz önceleri; ancak, ilişkiler söz konusu olduğunda, daha sonraya bırakma lüksümüz yoktur. Sorunu tespit etmek ve çözümü için harekete geçmek ilişkinin geleceği açısından, dönüm noktası olabilir.

 

Peki, ilk adım ne olmalı ve nasıl atılmalı?

 

   İlk adım, sorun olduğunu fark etmektir. Fark ediş çok geç olursa eğer, bu son adımınız da olabilir.

   Bundan dolayı ilişkilerin önemsenmesi gerekmektedir. Her şeyin yolunda olmadığı duygusuna kapıldığınız nokta ile, yolunda olmadığını anladığınız nokta arasında ne kadar süre geçti ve ne yaptınız? Diyelim ki; 12 yaşındaki kızınız, birden bire mi sizi eleştirmeye başladı? Odasında bu kadar uzun zaman geçirmeye ne zaman başladı? Ya da, karınız ne zamandan beri elmanın diğer yarısını size vermekten vazgeçti? Ne zaman bu kadar yaşlandı? O’nu sevmekten ya da O’nu görmekten ne zaman vazgeçtiniz? Birilerinin ‘kahramanı’ veya ‘biriciği’ olmayı ne zaman terk ettiniz? Ve en önemlisi: Bu sorunu çözmek için enerjiniz veya isteğiniz var mı?

   Yanıtlarınız, çözme isteğinizi ve gücünüzü gösterir. Yanlış bir yanıt, sizi doğru çözüme götüremez. Durumdaki ironi ise çözümde gizlidir. Çözümün doğru ya da yanlış olduğunu anlamak için sonucu görmek, yaşamak gerekir.

   İlk adımın belki de son adım olabileceği korkusu; doğru zamanda atılan doğru adımları ve uzlaşıcı, barışçı olsa da ilişkide temsil ettiğiniz rolü tehdit eder. Evlat, ana ya da baba, eş, sevgili olmaya ihtiyacımız vardır. Bunları başarıyla gerçekleştirdiğimiz inancı ise, korkuyu azaltarak yerine mutluluğu, hazzı, sevinci ve daha nice yaşam gereksinmelerini getirir.

   İlk sorulara verilen doğru yanıtlar, ikinci adımda kendimize doğru bir yolculuğa çıkmamızı sağlar. Dünyayı gezip gören ama yaşadığı kasabanın arka sokaklarından haberdar olmayan birisi isek; kendimizde bulacaklarımız bizi şaşırtacaktır. Ana ya da baba, evlat, eş, sevgili olarak kurduğumuz ilişkide durduğumuz yeri beğenmeyeceğiz şüphesiz. Kendimize doğru yaptığımız yolculuğun, kendimize yönelik bir savaşa dönüşme olasılığını da unutmamak gerekir. Kendimizi kendi savaşımızda yok etmemiz mümkündür; ancak bu bir yenilgidir. Yenilen ise sadece biz değiliz. Yola çıkıp adım atmamızı sağlayan her değerli kişidir: Evlat, anne, baba, eş, sevgili.

   Elde edilenin bir zafer olduğunu anlamak da mümkündür. Kendimize doğru attığımız her adımın bizi evlat, ana, baba, eş, ya da sevgiliye götürdüğünü çok çabuk fark ederiz. Gülümsemeler bile değişir bir anda; içine meraklı bir arayış girer. Onları bir daha keşfetme arzusu, acele adımlarla yolculuğun rotasını değiştirir. Onlara doğru atılan her adım, yaşamın istenilir tatlarına doğru giden yeni bir maceradır.

   En başta konuştuğumuz gibi: Bazen sadece bir adım yeterlidir. Esen kalın sevgili dostlar.

 

               

“Dostları özlemle kucaklamayı unutmaÇocuk sevmeyi çiçek koklamayı unutmaEn zorlu anındayken bile kavganınGökyüzüne bakmayı unutma” A. Behramoğlu
   1282 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   Psikososyal istismar
27 Haziran 2008, Cuma   Zamanı yaşamak ya da harcamak
21 Haziran 2008, Cumartesi   Endişe
13 Haziran 2008, Cuma   Çocuğun yetişmesinde babanın rolü
06 Haziran 2008, Cuma   Evetin ağırlığı ve hayırın hafifliği
30 Mayıs 2008, Cuma   AİLE İÇİ ŞİDDET
23 Mayıs 2008, Cuma   İsminizi değiştirmek ister miydiniz?
16 Mayıs 2008, Cuma   ÇOCUK VE KÜFÜR
09 Mayıs 2008, Cuma   BOŞANMA
02 Mayıs 2008, Cuma   YIKICI VE ANTİSOSYAL ÇOCUKLAR



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital