Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Lefkoşa Merkezi Cezaevi: Uyuşturucu ticareti merkezi
Birleşik Kıbrıs'ta tek egemenlik ve tek yurttaşlık kesindir
Talat yanlış yoldan dönsün, bunu yapamıyorsa istifa etsin
Eşel mobil grevi hayatı durduracak
Yönlendirme sınavlarının sonuçları açıklandı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

OKUL KORKUSU VE ÇÖZÜM YOLLARI

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Eylül 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çocuklar okula gelirken ailelerinin onlar üstünde bıraktığı etkiyi de beraberlerinde getirirler. Psiko-sosyal açıdan çocuk, ailesi dışındaki insanlarla iletişime hazır değilse, ana babadan sonra öğretmenine güven duyması ve arkadaşları ile ilişkilerini geliştirecek adımlar atması zor olur.

Okul fobisinin başlangıç belirtileri bazı ayırt edici nitelikler taşır. Çocuk neşesiz ve mutsuzdur. Hayatın bütün yükünü omuzlarında toplamış gibi bıkkın ve bezgindir. Uykuya dalmada güçlük ya da aşırı uyuma gözlenebilmektedir. Derslere ve okulla ilgili her şeye ilgisizlik başlamıştır. Okulla ilgili olumsuz duygular artmaya başladığında okul, arkadaşlar ve öğretmenlere yönelik doğruluğu olmayan şikâyetlerde bulunabilir. Kendi duygularının mantıklı bir açıklaması olan bu şikâyetler akılcı bir dille anlatıldığından gerçek gibi görünebilir ve ailenin okulla ve öğretmenle ilgili yanlış çıkarımlarda bulunmasına neden olabilir. Sorunu görmeyi geciktiren bu durum bazen ailenin geçici yanlış çözümlere yönelmesine neden olur. Öğretmen ya da okul değişikliği geçici olarak fayda sağlasa da okul korkusunun ikinci aşamasının başlaması gecikmez. Bu aşamada çocuğun psikolojik ve bedensel sağlığında görülen değişikliklerde artış vardır. Anlam veremediği adsız korkular günlük yaşamını bozmaya başlar. Sıkça karın ağrısı, baş ağrısı, kusma gibi rahatsızlıkların yanında gece boyunca uyuyamama ve şiddetli bedensel ağrılar yaşar. Çocuk öyle bitap düşer ki o gün okula gitmesi söz konusu bile olmaz. Okula gitmemeyi garanti altına aldığı süre içinde her şey yoluna girer. Gitme zamanı yaklaştığında ise, her şey yeniden başlar.

5-8 yaşlar ve 11-14 yaşlar Okul fobisinin sıklıkla görüldüğü dönemlerdir. Yaş ilerledikçe okul fobisinin tedavisi de güçleşmektedir. Okul fobisi çocuğun akademik yaşamına önemli bir darbedir. Bunun yanında çocuğun kişilik yapısının doğal gelişimine de olumsuz etki yapar. İlerlemiş okul fobisi çözümlemelerinde psikoterapi gereklidir. Bu tedavi sürecine ailenin de katılımı gerekmektedir.

Okul korkusu yaşayan çocuklar; genellikle aile bağlarının çok sıkı olduğu yapılardan gelirler. Akıllı, uslu ve başarılı olmaya odaklanmış bu çocuklar sosyal onay almaya alışkındırlar. Bu çocuklarda başarılı olamama korkusu ve yetersizlik kaygısı had safhadadır.

Bebekliklerinden itibaren aşırı özenle büyütülen ve anneye bağımlı hale gelen bu çocukların karşılaştıkları beklenmedik herhangi bir olumsuz durum okul fobisini başlatabilir.

 

Çocuğa yönelik aşırı korumacı davranışlardan anne babanın uzak durması önleyici önlemlerin başında gelir. Çocuğunuzu ne kadar çok sevdiğinizi "ispatlamaya" yönelik davranışlardan uzak durun. Ona bir şey olacağı korkusundan kaynaklanan "sürekli bir arada olma" ihtiyacınızı denetleyin.

Okul korkusu geliştiren ya da okula gitmeyi istemeyen çocuğunuzu kesinlikle suçlamayın. Bunu bir kusur veya eksiklik olarak algılamayın. Bu durumun her öğrencinin başına gelebileceğini ve çözümünün mümkün olduğunu dile getirin. Bedensel ve psikolojik belirtilerin yoğun yaşandığı günlerde okula gitmemesi uygun bir davranıştır; ancak çocuğun evde kalmaya "alışmasına" da fırsat verilmemelidir. Çocuğun evde kaldığı her günün, onu derslerinden uzaklaştıracağını ve bunun zamanla ciddi bir sorun yaratacağını bilmesi gerekmektedir.

Çocuğunuzla birlikte okula alışma çalışmalarının nasıl olacağı konusunda konuşup karar verin. Okula gitmek istemeyen bir çocuk, anne babası dışında bir yakını ile "okula alışma" çalışmaları yapabilir. Örneğin ilk gün bir saat, ikinci gün 2 saat kadar yanında birisi ile okulda vakit geçirebilir. Giderek daha fazla zamanını okulda geçirmeye alışan çocuk; ardından yalnız başına okulda kaldığı süreleri artırarak korkuyu yenme yoluna gidebilir. Okul ile ailenin işbirliğini gerekli kılan bu uygulama genellikle olumlu sonuç verir.

Okula yönelik olarak ortaya çıkan bu sorunun altında çok özel bir neden yatabilir. Buna rağmen sizin en büyük yardımcınız çocuğunuzun öğretmenidir. Onu durumdan haberdar edin ve yardımını isteyin.

Okulla ilgili kişisel endişeleriniz varsa mutlaka gideriniz. Okul hakkında olumsuz düşüncelere sahip olan anne babalar çok dikkatli davransalar da bu olumsuz eğilimlerini çocuklarına aktarırlar.

Çocuğunuza okula gitmesinin nedenleri konusunda gerçekçi bilgiler verin. Okulu eğlenceli bir oyun parkı gibi algılamasına neden olabilecek düşsel yorumlar yapmayın.

Çocuğunuzun akademik başarısı ile ilgili yüksek beklentilerinizin çocuğunuzu korkutmasına izin vermeyin. Sizin beklediklerinizi veremeyeceğine inanan çocuk, sınıfta yaşayacağı "başarısızlık kaygısı" ile baş edemez.

Aile üyelerinden birinin yoğun olarak yaşadığı depresyon, takıntı, panik atak gibi bozukluklar, çocuğun okul fobisinin ortaya çıkmasında uygun zemin oluşturur. Böyle bir durum söz konusu ise, bir an önce psikolojik destek alın.

Zamanında çözümlenemeyen okul fobisi ergenlik döneminde daha kritik boyutta karşımıza çıkar. Çocuğunuzun yaşadığı bu sorunu sakın sonraya bırakmayın. "Zamanla geçer" tarzında tuzak kurucu düşüncelere kapılmayın. Sevdiklerinizle ilgili, bir sorun varsa, doğru adım "Burada ve Şimdi" ilkesi ile sorunun üstüne gitmektir.

   1355 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
27 Haziran 2008, Cuma   Zamanı yaşamak ya da harcamak
21 Haziran 2008, Cumartesi   Endişe
13 Haziran 2008, Cuma   Çocuğun yetişmesinde babanın rolü
06 Haziran 2008, Cuma   Evetin ağırlığı ve hayırın hafifliği
30 Mayıs 2008, Cuma   AİLE İÇİ ŞİDDET
23 Mayıs 2008, Cuma   İsminizi değiştirmek ister miydiniz?
16 Mayıs 2008, Cuma   ÇOCUK VE KÜFÜR
09 Mayıs 2008, Cuma   BOŞANMA
02 Mayıs 2008, Cuma   YIKICI VE ANTİSOSYAL ÇOCUKLAR
25 Nisan 2008, Cuma   BENLİK SAYGISI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2177 1.2263
1 STERLİN 2.4266 2.4447
1 EURO 1.9235 1.9370



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ANALARINDAN DOĞDUKLARINA...

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Yurt dışındaki insan kaynaklarımızı da bil...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

44 yıllık ömrünün 28 yılı hapiste geçti!..

Bilbay Eminoğlu

Ne kadar tuzu kuruolan varsa şimdi çıkacak...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Devlete dava açmak, 2 yıllık asgari ücret ...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Bir hikâye-i göçmen

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Carlin vs. Ölüm

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital