Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yoldan çıkıp takla atan otomobilin sürücüsü öldü
Bebek kürtajla alınacak
Ya yasanız gidecek, ya da siz
Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklenti olmamalı
Kemal Sunal, mezarı başında anıldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

ÖZGÜVEN: YAŞAMA VURULAN İNSANİ DAMGA

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Ekim 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kalabalıklar içinde yapayalnız mı kaldınız?

Şans meleklerinin tanımaktan kaçındıklarından mısınız?

Kendinize ait duygu ve düşünceleriniz olduğunu fark etmeyen kişilerin dünyasına sığınan bir "gölge" misiniz?

Çevrenizdeki insanların sizi terk etmemeleri için daha ne yapmanız gerektiğine kafa yoran bir "değersiz" misiniz?

Acı çekmeyi hak ettiğinizi ve hep "başkalarının" haklı olduğunu düşünenlerden misiniz?

Sizi eleştiren her yorum, sizi ağlatıyor mu? İçinize kapatıyor mu?

Aslında bu dünyada sizi seven hiç kimsenin bulunmadığını biliyor musunuz?

Sevgili dostlar bu abartılı soruların bir tanesine bile "evet" demek, insana ait olan önemli değerlerden birini saf dışı bırakmak anlamına gelmektedir: Özgüven

Çok ufak yaşlardan itibaren oluşmaya başlayan özgüven değeri, oldukça hassas dengelerden geçerek olgunlaşır ve insanın evrensel anlamına katkı koyacak aşamaya ulaşır. Bundan dolayıdır ki, her yeni kuşak "öncekini" çok çaba harcamadan sırtına alır ve dünya tarihine yeni bir sayfa açacak girişimlerde bulunmaya hazırlanır. "Önceki" kuşak, "gelecek" olana bu değeri aşılamakla yükümlüdür. Bununla beraber, bu yükümlülük başarı garantisine sahip değildir. Yeni kuşağın taze bireyinin çok küçük yaşlardan itibaren yürekten ve sabırla, özgüven yolunda desteklenmesi gerekir. Boşanma, anne baba ölümü, kavga ve çatışmaların gölgelendirdiği çocukluk dönemi, özgüvenin gelişmesini duraklatacak ya da engelleyecektir. Bu olumsuzlukların yanında, korumacı ailelerin yaklaşımını da göz önünde bulundurmak gerekir. Bu aileler, çocukları için yaşamı kolaylaştırma yolunda emin adımlarla ilerlemeyi görev bilirler. Görev bilinçleri gereği, her şeyi çocuk için yaparlar: Çocuk için arkadaş seçerler, ders çalışırlar, cep telefonunu "en önce" alırlar. Çocuk yapabilecekken, elbiselerini giydirirler. Doyduğundan emin olmak için yemeğini yedirirler. Hata yapmanın baş döndürücü deneyimini hiç yaşamayan bu çocuklar, "doğru benlik algısı" geliştirmeden yaşam gerçekliğinin girdabına düşüverirler.

Siz istediğiniz kadar, "aslında" onun değerli olduğunu ya da o işi başarabilecek beceriye sahip olduğunu tekrarlayın; o "başkalarının" yani "dışarıdakilerin" onayını almadıkça size, kendine ya da yaptıklarına inanmayacaktır. Bunun yanında yaşamındaki güzellikleri önemsemeyecek, kazanımlarını hiçe sayacaktır. Olumsuz her şeyi ise abartılı bir kederle karşılayacaktır. Yaşamda gerçekleşmesi mümkün olmayan hedefler ve istekler belirleyip, onların bitmeyen yasını tutacaktır.

Dünya yüzündeki varlığı benzersiz olan insanın özgüven geliştirme yolundaki ilk durağı kendini tanımaktır. Kendini tanıyan insan, varlığını olumlu ve gerçekçi bir yaklaşımla ele almanın yanında yaptıkları için kendini sorumlu tutar ve benlik kontrollerini başkalarının insafına bırakamaz. Çocuklukta aldığı yaralar olsa bile, yaşama karşı durmayı ve bir şeyler elde etmeyi bilir. Kendini arenada aslanlara karşı savaşan bir gladyatör gibi görmek yerine; yaşam laboratuarında öğrenen, eğlenen ve değiştirme gücüne sahip olan bir birey olmayı tercih eder. Özgüven değerini kimliğinin bir parçası yapmak isteyen insan; düşüncelerinin karanlıkta kalmış köşelerinde bile kendi benliğine acımasız eleştiriler yapmaz. Aydınlık bir kafa ve yürekle davranışlarını sorgular ve gereken dersi çıkarır.

Sevilen ve seven birisi miyim?

Arkadaşlarım tarafından kabul ve onay görüyor muyum?

Yaptığım işi seviyor ve arzuladığım başarıya yaklaşıyor muyum?

Başarabileceğimin de bir sınırı olduğunu biliyor muyum?

Kendimden memnun muyum?

Başardığım zaman, zaferimi kutlar mıyım?

Haklarımı bilir ve kullanır mıyım?

Hayır ve evet demeyi bilir miyim?

Hiçbir abartı taşımayan bu soruların bir tanesine bile "evet" diyebiliyorsak, dünyaya vurulan insani damganın bir parçasıyız artık.

   990 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
27 Haziran 2008, Cuma   Zamanı yaşamak ya da harcamak
21 Haziran 2008, Cumartesi   Endişe
13 Haziran 2008, Cuma   Çocuğun yetişmesinde babanın rolü
06 Haziran 2008, Cuma   Evetin ağırlığı ve hayırın hafifliği
30 Mayıs 2008, Cuma   AİLE İÇİ ŞİDDET
23 Mayıs 2008, Cuma   İsminizi değiştirmek ister miydiniz?
16 Mayıs 2008, Cuma   ÇOCUK VE KÜFÜR
09 Mayıs 2008, Cuma   BOŞANMA
02 Mayıs 2008, Cuma   YIKICI VE ANTİSOSYAL ÇOCUKLAR
25 Nisan 2008, Cuma   BENLİK SAYGISI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelç...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...

Bilbay Eminoğlu

Bir bardak yeşil çaya ne dersiniz?

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital