Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Sekiz yüz yıllık tarihi Mağusa surları yıkılıyor
En kısa sürede çözüm
AB uzmanları Gazimağusa Limanı'ndaki tekneleri inceledi
Talat ve Hristofyas 23 Mayıs'ta bir araya gelecek
Meclis Kıbrıs'ı konuştu

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Almanya'dan Okan Ersan'a müthiş teklifler [2]

Gönülde büyütülen çocuklar

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Mart 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Evlat edinmeye karar veren çift, bu kararı çeşitli koşulların etkisi ile verir. Kısırlık, aile olmanın koşulunun çocuk sahibi olmak olduğu inancı, yaşlılıkta yalnız kalma korkusu, anneliği ve babalığı yaşama arzusu gibi etkenler çiftin bağımsız iradesi ile bu kararı vermesini sağlar. Çocuğun kaderinin kendi ellerinde olduğu ve ona zarar vermemesi gerektiği düşüncesi ile çocuğu bütün güçleri ile ideal ölçülerde yetiştirmek için çaba gösterirler. Çocuk mutsuz ya da başarısızsa, hemen kendilerini suçlarlar ve bir eksiklikleri olduğundan şüphelenirler. Ortaya çıkabilecek sorunlar, onları daha fazla etkileme gücü taşır. Başarısızlık, değersizlik gibi nahoş duygular duyumsarlar ve hayal kırıklığı yaşarlar. "Çocuğu olmadığı için" yaşadığı bir eksiklik duygusuyla; bu hayal kırıklığı daha güçlü olur. Bundan dolayı, çiftin kendi duyguları ile doğru bir yüzleşme yapmayı başarması şarttır. Yoksa çocukları ile ilgili ortaya çıkabilecek gündelik, gelişimsel ya da beklenmedik sorunlar; yaşamlarını kaygı ve çatışmalara sürükleyebilir.

Evlatlık alan anne babalar; gönüllü bir seçim yapmalarına rağmen beklediklerinden daha fazla sorunla karşılaşırlar. Canları, çocuklarına "aslında onları başka birinin dünyaya getirdiğini" söylemeyi hiç istemez. Bu isteklerine uymaları; önemli sorunlar yaşamalarına neden olur. Uygunsuz bir zamanda, örneğin okulda oyun oynarken arkadaşının kulağına fısıldadığı "aslında onlar senin asıl annen baban değil" sözleri ile çok uzun sürebilecek bir karmaşa yaşayabilirler. Bundan dolayı aileler, uzmanların da onayladığı okul öncesi dönemi gerçeği açıklamak için değerlendirirler. Ortaya çıkabilecek sorunlara yönelik hazırlık yapabilme fırsatını oluşturabilirler.

Bazı anne babalar çocuğa bir yuva sağlamanın yeterli olduğu inancıyla onların da mutsuz olabilecekleri ve bazı davranış bozuklukları yaşayabileceklerini düşünemeyebilirler. Çocuğun davranışlarındaki bozukluğu; bilinmeyen geçmişindeki biyolojik anne babaya yükleyebilirler. Onların ahlaki ve sosyal kusurlarından kaynaklanabileceği yorumu yapabilirler. Bu faydasız dışavurum, anne babanın kendilerine olan güvensizlik ve yetersizlik duygularından kaynaklansa da, bundan çocuk zarar görür. Çocuk olarak, yapma ihtimali olan her hata, gizli bir karakter bozukluğunun habercisi olma niteliği taşır.

Çocuğun evlatlık edinildiğini ayırt etmesiyle bazı sorunlar yaşanabilir. Sorunlar genellikle aidiyet ihtiyacının (birine, bir aileye ait olma, koşulsuz kabul edilme ihtiyacı) yetişkin ve çocuk dünyasına yönelik farklı cephelerinde süren bir iç savaş şeklindedir. Önceden, belki daha doğarken, istenmediğini ve terk edildiğini öğrenen çocuk; her şey yolunda gitmezse gene terk edilebileceğini düşünür ve korkar. Tanımadığı anne babasını düşünür ve hayal dünyasının izin verdiği ölçüde terk edilme öyküleri uydurur. Özellikle ergenlik döneminde duygusal gelgitler artış gösterebilir. Sevgi, öfke, minnet, görev karmaşası yaşayabilir. Anne baba ise, gönüllerinde büyüttükleri çocuklarının biyolojik anne babalarını merak ettiklerini hatta bir gün onların izini bulmak için yollara düşebilecekleri ve terk edilebilecekleri endişesine yenik düşerler. Çocuklarının onlardan uzaklaşacağı korkusu ile gereksiz hoşgörü ve tavizler verebilirler. Çocuklar için ise taviz ve hoşgörünün ölçüsü, sınırı yoktur. Bundan dolayı hem çocuğun hem de ailenin tek ihtiyacı; aralarındaki koşulsuz sevgi ve güven duygularını, ilişkilerine yerleştirmektir.

Bir çocuğun dünyaya gelmesi doğumla olur ama bir çocuğun anne babası olmak için bu yeterli değildir. Onu korumak, sevmek, büyütmek ve ona güven dolu bir dünya yaratmak ana babalığın esas kriteridir. Çocuk ve ailenin bu gerçeği yürek ve akıllarında tutmaları; içtenlik ve dürüstlükle her türlü duygu ile yüzleşmeleri gerekir. Unutulmaması gereken; "esas" anne baba çocuğunu gönülde büyütendir.

   516 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Mayıs 2008, Cuma   BOŞANMA
02 Mayıs 2008, Cuma   YIKICI VE ANTİSOSYAL ÇOCUKLAR
25 Nisan 2008, Cuma   BENLİK SAYGISI
18 Nisan 2008, Cuma   Çocukların bayram armağanları
11 Nisan 2008, Cuma   Otistik çocuklar
07 Nisan 2008, Pazartesi   Çocuğa cinsel eğitim ne zaman nasıl verilmeli?
21 Mart 2008, Cuma   DEPRESYONDAKİ KİŞİ İLE YAŞAMAK
14 Mart 2008, Cuma   DUYGU KÖRÜ İNSANLAR
09 Mart 2008, Pazar   Kadında ruh sağlığı
07 Mart 2008, Cuma   SEVGİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2460 1,2600
1 STERLİN 2,5000 2,5260
1 EURO 1,9300 1,9500



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?

Ali Baturay

"AKP, kötünün iyisi"

Hasan Hastürer

"I can't go to North Cyprus becaus...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Akay Cemal

Kalkınma Bankası'ndan ördeklere para y...

Bilbay Eminoğlu

Bunlar da oluyor

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA'DAKİ ÇEVRE SKANDALI...

Necdet Ergün

Ne kadar ekmek, o kadar köfte

Dilek ÇETEREİSİ

Tokel: LAÜ'de hocaların peşinde dedekt...

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Kuzey Kıbrıs'ta Elektro Manyetik Kirli...

Aysu Basri

1 MAYIS'IN ARDINDAN

Sevilay SADIKOĞLU

Zaman...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Medvedev dönemi (mi?)

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

Aile yapısının çözülüşü

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

YAZMAK AĞRIDIR, BAŞKA HİÇBİR ŞEY!

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

H E L L İ M' in ö y k ü s ü...

Osman Ertuğ

"Sessizlik öncesi fırtına" mı?

Bener HAKERİ

Dünden bugüne Kıbrıs'ta su, çalışmalar...

Ata ATUN

RUMLAR NİHAYET İTİRAF ETTİLER

Mehmet RATİP

2012: Denizaltı için şarkı

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

Edebiyyat Valide Köyde!

Cumhur DELİCEIRMAK

İstemez vaad etmeyin cenneti bize dünya ce...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital