Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
"Al Capone" Paralimni'de yakalandı
Kira kavgası
Gençlere 3 gün tutukluluk
19 Nisan'da seçim var
Ürküten artış
Erken seçime varız !
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi
Tarih isyan ediyor

YORUMLANANLAR
Erken seçime varız ! [2]
Tüp gaz krizi [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [3]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [1]
19 Nisan'da seçim var [5]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [14]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [8]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [3]
Hristofyas: Taviz yok [1]
Kıbrıs yemekleri tanıtıldı [1]
Refüjler çöp yığını [3]
Kıyıya vuran köpekbalığı heyecan yarattı [3]



Zamanı yaşamak ya da harcamak

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Haziran 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yaşamdaki önceliklerimiz ve onlara ayırdığımız zaman arasındaki ilişki nasıldır acaba?

   Her birimize eşit olarak verilen nadir imkânlardan birisi olan zamanı, harcıyor muyuz yoksa yaşıyor muyuz?

"Zamanı harcamak" önemli olanı ertelememize neden olan bir tuzaktır. Hep yapmamız gereken bir iş vardır. İşte ve evde "görev" duygusu ile yetiştirmeye çalıştığımız pek çok ayrıntı zihnimizi kurcalar ve zamanımızı işgal eder. Bu arada ele geçirilen bütün boş vakti ailemizle ya da çocuğumuzla geçirme telaşına düşeriz. Bu telaşımız, yaşamsal önem taşıyan ilişkilerimizi kuvvetlendirme ve verimli kılma amacı taşır. Ancak; ilişkiler telaşı ve araya sıkıştırılmayı sevmez. Yakınlarınıza "harcadığınız" zamanın uzunluğu, verimliliği ya da kaliteyi belirlemede bir ölçüt değildir. Detay çalışılarak hazırlanmış bir etkinlik planı da zamanı yaşamak için yeterli değildir. Rol icabı, görev duygusu ya da gerektiği için onlarla zaman geçirmek; sadece zamanı harcamaya neden olmaz. İlişkinin gelişimini ve kişiler arasındaki bağı da incitir. Onların ilişkimiz içinde kendilerini değersiz hissetmelerine neden olur. Sevdiklerinizle geçirilen zamanda, çok yönlülük önemli bir kriterdir. Bedeniniz orada ama dikkatiniz TV'deki filmde. Çocukla oynuyorsunuz ama aklınız ofisteki işlerde. Yaşanana kendinizi bütün olarak vermek, o anı her yönüyle paylaşmak; zamandan, durumdan ya da vuku bulandan kopmak değildir. Akşamın telaşını anlamamak mümkün mü? Ya da işteki aksiliklerin olası sonuçlarını düşünmemek, umursamaz davranmak? Ancak, yaşamın her türlü yüzü; sevdiklerimizle paylaşımı, onlara katılmayı ya da onları katmayı olanaklı kılabilecek ayrıntılarla yüklüdür.

   Zamanı yaşamak; kişinin elde edişlerinin farkında olduğu ve ilişkilerine karşılıklı katkı koyduğu bir süreci barındırır. Bu süreçte kişi; öncelikli olarak önemsediği kişilerle doyurucu etkileşimde bulunur. Günümüzde "kaliteli" zaman geçirmek dediğimiz bu süreç, yapılan işten ya da harcanan zamandan bağımsız bir detayı içerir: İletişimde bulunduğumuz kişiye bir şeyler verir, onu bir şeylerin içine katar. Bize ve onlara karnımızın doyması gibi bir rahatlık hissi verir.

   Sevdiklerinizle kaliteli zaman geçirmek demek; aranızdaki bağa, biraz daha sağlamlık ve kopmazlık katmak demektir. Var olanla yetinmeyip; ilişkiyi daha öteye götürmek, birbirini biraz daha tanımak ve kabul etmektir. Karşılıklı paylaşım, yürekten gelen ortak gülümsemeler zamanı yaşanmış kılar.

Kendimizi ve sevdiklerimizi değerli kılmanın yollarından biri de; onlarla geçireceğimiz zamanı "yaşamayı" başarmaktır. Yaşamındaki önceliklerin farkında olan bireyler; olağanüstü durumlar dışında bu kurala uyarlar. İlişkilerine ve kendilerine ayırdıkları zaman dilimini bozuk para gibi harcamazlar. İncelikle ve ilişkilerine katkı koyacak şekilde ele alırlar. Var olanla yetinmeyip, ilişkilerini daha öteye götürmek, birbirlerini biraz daha tanımak ve kabul etmek adına önceliklerini belirlerler.

 

   1279 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
02 Ocak 2009, Cuma   Bir şans daha
27 Aralık 2008, Cumartesi   BEKLENTİLERİMİZ VE "ONLAR"
12 Aralık 2008, Cuma   "Çift" olmayı başarmak
07 Aralık 2008, Pazar   GÖRÜNÜR OLALIM
16 Kasım 2008, Pazar   EVLAT SEVGİSİ
14 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK VE CİNSEL EĞİTİM
14 Kasım 2008, Cuma   UYUŞTURUCUDAN KORKUYORUZ
14 Kasım 2008, Cuma   İŞİMİZ “İŞ” OLMAKTAN ÇIKARSA
14 Kasım 2008, Cuma   UYKU SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR
09 Kasım 2008, Pazar   AİLEDE BENCİLLİK



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5242 1.5350
1 STERLİN 2.2113 2.2277
1 EURO 2.0812 2.0958



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Kimse kepenk indirmesin

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Akay Cemal

AB'nin yardımları, yitirilen canları g...

Hasan Hastürer

Hade hayırlısı olsun...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Bilbay Eminoğlu

Görülmemiş rezalet on altıncı gününde

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

KÜLLERDEN YENİDEN DOĞMAK...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TUVALET MESELESİ

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital