|
Yaz sıcaklarındaki serin lezzet kaçamakları...
Süt ürünleri içinde en cazibelisi olan ve hemen hemen her yaştan insanın severek tükettiği dondurma; içeriğindeki protein, laktoz, kalsiyum ve mineral maddelerden dolayı sağlığa da yararlı...

Dondurmayı bugün süt ürünü diye tanımlıyoruz ama; dondurmanın tarihi, 16.yüzyılın başlarında su, şeker ve meyve konsantresinden elde edilen buzla başlar. Süt, süt kreması, süttozu, peynir altı suyu tozu gibi süt ürünlerinin dondurmaya eklenmesi bu tarihlerden sonralara denk gelir. Şu an Dünya piyasalarıda %80-90 oranında yer tutan dondurmalar daha çok süt ürünleri ve bitkisel yağlar kullanılarak üretilenlerdir. Bu yüzden de bazı kaynaklar dondurmayı süt ürünü olarak kabul ederken bazıları bu tanımlamayı kullanmaz; soğuk tatlı olarak adlandırır.
Süt, şeker, glikoz şurubu, süttozu, süt yağı, emülgatör- kıvam arttırıcı ve aroma gibi katkı maddeleri, çeşidine göre meyve püresi, peyniraltı suyu tozu, fındık, fıstık, çikolata veya kakaodan imal edilen dondurma yüksek bir besleyici değere sahiptir.
Dondurmanın sütlüsü makbul
Sütsüz-meyve aromalı buzlu dondurmalar; sütlü olanlara göre daha düşük besin değeri taşıdığından ve renklendirici boya maddelerini daha çok içerdiğinden tüketilmemesi öneriliyor. Bunun yerine; protein, kalsiyum, fosfor, A, E, C, D ve B vitaminleri yönünden zengin içeriği olan sütlü dondurmanın besleyici olması ve aynı miktar süte göre daha yüksek oranda enerji, mineral ve vitamine sahip olması nedeniyle daha çok tercih edilmesi öneriliyor.
Özellikle çocuklar yaz aylarında daha az süt tükettikleri için kalsiyum ihtiyaçlarını karşılamaları daha zordur. En iyi kalsiyum kaynağı olarak bilinen süt, yoğurt, peynir gibi besinlerin yanı sıra sütten hazırlanmış olan dondurmayı tüketmek çocukların kalsiyum gereksinmesine katkı sağlayacaktır. Tabi, dondurmanın sütün yerine geçmeyeceğinin de bilincinde olmak gerek.
Dondurma kimler için sakıncalı?
Beslenme uzmanları, sağlık sorunu olmayan her çocuğun dondurma yiyebileceğini ancak alerji riski yüksek olan çocuklara dondurma vermemenin daha doğru olacağını söylüyor. İnek sütü ve yumurta alerjisi olan veya diyabetik çocuklara dondurma verilmesi gerekiyor. Alerjik ve bağışıklık sistemi çok gelişmemiş yetişkin bireylerin de çok fazla katkı maddesi içeren dondurma tüketiminden kaçınmaları bunların yerine daha çok sütten imal edilmiş ve çok fazla katkı maddesi içermeyenleri tüketmeleri öneriliyor. Diyabet olan yetişkin bireylerin de, dondurmayı günlük tüketim listelerine almadan önce diyetisyenlerine danışmalarında fayda var.
Güvenlisini seçin
Gıda güvenliği açısından hassas bir gıda olan dondurmanın hijyenik koşullarda üretilmiş olması şartı aranmalı besleyici değerinden önce. Marketlerde satışa sunulan markalı, ambalajlı olanlar bir yana, bir tüketici olarak sorgulamanız gereken; açıkta vitrinlerde sergilenen dondurmaların güvenliğidir. Bu dondurmaların da üreticisi belli olan markalı ürünler olması, dış ortamla temasının tamamen önlenmiş olması; servis edilen kaşığının, açıkta su içinde ve sıcak ortamda bekletilmemesi; yine dondurma külahlarının da açıkta değil kapalı kaplar içinde veya ambalajlı olması gerekir. Marketten satın alırken de ambalajın ve şeklin bozulmamış; son kullanma tarihinin de dolmamış olmasına dikkat edin.
*
ZAYIFLAMA TÜYOLARI ... ZAYIFLAMA TÜYOLARI ... ZAYIFLAMA TÜYOLARI ... ZAYIFLAMA TÜYOL
Metabolizmanızı hızlandırın, kalorilere dikkat edin...

Dünya Sağlık Örgütü’nün 2000 yılı sağlık raporunda şişmanlık, “vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu” olarak tanımlanıyor. Bu sorunla ilgili olduğunu düşünenler ya da formuna dikkat edenler için hazırladığımız zayıflama tüyolarını bu hafta Uzman Diyetisyen M. Turgay Köse’den aldık...
- Sık sık, azar azar beslenmek metabolizmayı hızlandırdığı gibi, yavaş yemeyi de sağlar. Aç kalmak ve öğün atlamak, bir sonraki öğünde hem hızlı hem de fazla yemek yenilmesine neden olur.
- Öğün atlayarak, hiçbir şey yemeyerek zayıflamaya çalışmak, metabolizmayı ‘kıtlık’ moduna sokar, yağ yakmak yerine tüketilen her besini yağ şeklinde depolama yoluna gider. Bu nedenle başta kahvaltı olmak üzere asla öğün atlanmaması ve 2.5 - 3 saatlik aralıklarla beslenilmesi gerekir.
- Katı margarin, tereyağı, kaymak, krema, mayonez, cipsler, soslar, kuruyemişler gibi enerji değeri yüksek, öte yandan besleyici değeri önemsenmeyecek denli az olan yağlı yiyeceklerden, kızartma ve kavurma işlemlerinden olabildiğince kaçınmakta yarar var.
- Şeker ve şeker içeren besinler (bal, reçel, pekmez, hazır meyve suları, gazlı içecekler, tatlılar vs) kana tamamen ve hızla karışırlar. Pankreastan salınan insülin hormonu ile kan şekeri düşer, tekrar tatlı yeme isteği doğar ve kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açarlar. Şeker tadından vazgeçemeyenler için üretilen, şeker yerine kullanılabilen, aynı tadı verebilen, düşük kalorili veya kalori içermeyen yapay tatlandırıcılar ile kan şekerindeki dalgalanmaları ve tatlı isteğini ortadan kaldırmak mümkün olabilir.
Posalı, yani lifli besinlerin tüketimini arttırın. Posalı besinler kan şekerini, kan basıncını (tansiyonu) ve kan kolesterolünü istenilen seviyede tutmaya yardımcı olur. Midede, su ile birlikte hacimlerinin 20 katı kadar şişerler; tokluk, doygunluk hissi sağlarlar.
- Buğday ekmeği yerine kepek, çavdar, yulaf ekmeğini; pirinç yerine de bulguru tercih etmeniz önerilir. Hatta pirinç, makarna, erişte ve unun da kepekli olanlarını kullanmak daha sağlıklı olur. Sebze ve meyveler de posa içerir. Ancak posaları kabuk ve kabuğa yakın yerlerde bulunduğu için, soyulmadan yenilebilenleri iyi bir şekilde yıkadıktan sonra kabukları ile tüketmek her zaman için daha yararlı olur.
- Diyete ilave olarak mutlaka spor da yapılması gerekir. Dünya Sağlık Örgütü en çok tempolu yürüyüşü öneriyor. Bunun dışında; çok hafif tempoda koşma, bisiklete binme, yüzme, tenis, aerobik ve jimnastik tarzı kalbi çalıştıran sporlar yapılması da uygun görülüyor.
Yaşlanmaya karşı deniz ürünleri
- Midye, kalamar ve karides; yüksek protein içerikleriyle özellikle düşük kalorili ve yüksek protein diyetlerine çok uygun deniz ürünleridir.
- Anti-aging özellikleri yanında kan yapımı, kemik ve kas güçlendirmeye faydalıdırlar.
- İçerdikleri çinko ve selenyum, anti-oksidan olarak kanserden korunmaya yardımcı olurlar.
|