Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Özgürlük meşalesi sönüyor!

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Ocak 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye'de sigaranın yasaklanmasını kastediyorum. Müsaade edin, anlatayım. Evet, sigara içmek bireyin özgür iradesini yansıtan bir hak olamamıştır maalesef. Maalesef diyorum, çünkü birçok kişi kontrol altında tutamadıkları bir bağımlılığın kurbanı oluyorlar.

Bu kişiler sigarayı isteseler de bırakamıyorlar. Dolayısıyla içtikleri meret bağımsızlıklarını simgeleyebilecek bir faaliyetin parçası, bir özgürlük hakkı olamıyor. Örneğin, isyankar gencin bağımsızlığını ilan etmek adına edindiği sigara alışkanlığı, bir ömre yayılan bir çocukluğa dönüşüyor.

Yasak ve zehirli bir şeyle ilişki kurma maceraperestliği, basit ve nihayetinde manasız bir tüketim ürünü karşısındaki mazlumluğa dönüşüyor. Otoriteden bağımsız olma arzusuyla, nikotine bağımlılık göze alınıyor. Bu yüzden, bu kişiler (şaşkın tiryakiler) söz konusu olduğunda, sigara içmek bir özgürlük değildir, çünkü sigara içenin kendisi özgür değildir.

Etrafındakilerin sigara "içmeme" özgürlüğünü kısıtlamadan kendi sağlığına zarar vermek, intiharla flört etmek isteyip "kendim ettim kendim buldum" diyebilecek iradeli insan sayısı da çok azdır. Sigarayı bir saplantıya dönüştürmeyip, keyfince istediği zaman içen, istediği zaman kesen insan da çok azdır.

Bar ve pub ortamlarının ayrılmaz ikilisi alkollü içki ve sigarayı birbirinden ayıracak olan sigara yasağı, en çok bu iradeli insanları ve kendi keyfinin bilinçli kahyası bar sevdalılarını üzeceğe benziyor.

Sigara yasağını destekleyenlerin zaferiyle sonuçlanacak bir süreç bu. Ciddi sağlık sorunları dolayısıyla pasif içicilikten haklı olarak sakınmak isteyen insanlar bu savaşı kazanacaklar.

Fakat bu savaşın haksız galipleri de var. Sigara içenlerle empati kurmaktan yoksun, diyalog düşmanı, devletin her işe el atmasından hoşnut, otoriter, sigaranın kişinin en serbest özel alanında (evinde, odasında) veya en özgürlükçü kamusal alanlarda (açık havada, şehir meydanlarında) bile yasaklanmasını talep edebilecek tipler de var. En diktacı sigara yasağının bile yolunu açmaya hazır olan bu bunak ruhlar neyi kaybediyorlar, neyi kaybettiriyorlar?

Ölüm korkusuyla yüzleşmeyi sağlayan bireysel özgürlüğü, trajik farkındalığı kaybediyorlar, kaybettiriyorlar. Sigara, başkasına zarar vermeden özgürce içebilen için, bir özgürlük meşalesi olabilmektedir. Çünkü kendisiyle bir iç

diyalog kurabilmiş birey, yalnızca kendi sağlığına bilinçli bir şekilde zarar vererek sigara içerse, fani bir dünyada yaşadığını, ölümlü olduğunu, hayatın dakika dakika sona yaklaştığını kolayca kabullenebilir; bugünkü işini yarına bırakmaması gerektiğini, hala nefes alabildiği için şanslı olduğunu anlayabilir; bu dünya üzerinde kısıtlı zamanda yapabileceklerini, ölüm korkusunu birkaç dakikalık tütün tüketimi sırasında sorgulayarak bireysel mutluluğunu nerede nasıl bulabileceğini sorgulayabilir.

Evet, sigara içmeye bu tarz entelektüel ve derin bir anlam kazandırmaya çalışmak eşeklik olabilir. Fakat, "niye sigara içiyorsun?" sorusuna estetik, felsefi veya espritüel bir yanıt vermek ("dumanın dalgalanması çok hoşuma gidiyor" veya "öleceğim günü 2027 senesine çekmeye çalışıyorum" gibi), "tiryakiyim" veya "alışkanlık işte" gibi kimyasal kaçınılmazlık senaryoları yazan şapşallıkla kıyaslandığında, çok kaliteli bir eşekliktir.

Akıllı, düşünceli ve kültürlü insan için, yani içmemesi talep edildiğinde sigarasını söndürme nezaketini gösterebilen, içmek istediğinde ise ölümü ağzında tatmayı, dumanda görmeyi tercih eden için, sigara içmek gerçek bir özgürlüktür. Çünkü bu insan, değerli bir azınlığı temsil etse de, bir fırtta hayatın sonluluğunu farkedebilme, kül tablasına yığılmış izmaritlerle de trajedinin kaçınılmazlığını kavrayabilme şansına sahiptir. Bu kavrayış, "her canlı ölümü tadacaktır", "ölüm Allah'ın emri" gibi arabesk bir farkındalık olmamalıdır. Daha medeni olmalıdır. Ölümün kesinliği karşısında, hayatı kutlamaktan başka şansımız olmadığını bildiren bir festival şarkısı gibi.

Çünkü, hayat sıkça yolunda gitmez, muhakkak asap bozar; tıpkı şehrin işlek caddesinde yürürken ters yönde esen bir rüzgardan ötürü bir saniyeliğine olsa da solumak zorunda kalabileceğiniz bir sigara dumanı gibi. Özgürlük meşalesini kendi kaderini tayin etme hakkı çerçevesinde yakan insanlara düşman kesilenler de bu kaza dumanı için çıngar çıkarabilenlerdir zaten. Hayata düşmandırlar.

Hayatı kutlayan sigara içicilerine geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Sigara, tarafından içilen tiryakileri ve sigara yasakçısı Azrail özentilerini de kınıyorum. Aşırılıklarıyla gündelik yaşama resmi diktayı davet ettikleri için...

   1099 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'den Mamas'a
23 Ağustos 2008, Cumartesi   Bir cinayetin yıldönümü
16 Ağustos 2008, Cumartesi   Sol'un "hasımsızlığı"
09 Ağustos 2008, Cumartesi   Ölüm, sorumluluk, sır
02 Ağustos 2008, Cumartesi   Kara Şövalye ve siyasetin trajedisi
26 Temmuz 2008, Cumartesi   Sendikal lakayıtlık: Ya kapitalizm gidecek, ya da biz...
19 Temmuz 2008, Cumartesi   Olağanüstü hallerimiz
12 Temmuz 2008, Cumartesi   Kılavuzu Kissinger olanın...
05 Temmuz 2008, Cumartesi   Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası" eksik bir adam
28 Haziran 2008, Cumartesi   Carlin vs. Ölüm



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital