|
Türban siyasete girmeye hevesli İslam dininin, kendi halindeki kadın saçının ötesinde, topyekûn kadın cinselliğine düşman olduğunun fiziksel kanıtıdır. Aksini iddia etmeye çalışanları, başını örtmüş fakat bedeninin geriye kalanını tanga, mini etek, göğüs dekolteli bluz, topuklu ayakkabı gibi çağdaş medeniyetin "seksi" olarak kabul edebileceği giysilerle kuşatmış bir Müslüman kadın imajı düşünmeye davet ediyorum. Bu imajın aykırılığı ve ayrıksılığı İslam'ın modern cinsel estetiğe karşı edindiği gaddar bakışı temsil etmektedir.
Sunduğum bu "kâfir" imaj tabii ki hayalîdir ve hiçbir zaman kamusal alanda sergilenemeyecektir. Çünkü İslam hayalleri kontrol etme üzerine kurulmuş bir "mutlak otoriter" siyasi anlayışa sahiptir. Kendinizle olan en özel, en samimi, en "içsel" ilişki bile Tanrı'nın boyunduruğu altına girmelidir. Neyi düşünüp düşünemeyeceğiniz, neyi sorgulayıp sorgulayamayacağınız görünmeyen bir adam adına yasaklar ilan eden birileri tarafından çoktan belirlenmiştir.
"Kulun bildiğini kuldan saklamak" İslam'ın en büyük ilahi erdemlerinden biridir. Şöyle ki; kulun doğumuyla birlikte edindiği, en kutsal mabedi olan bedeniyle ilişkisini şekillendirmesini sağlayan, herkesin bildiği "çıplaklık" İslam'ın herkesten sakladığı en büyük düşmanıdır. Çıplak insan bedeni Allah katında bir ayıp, bir günah temsilidir.
Başın ve yüzün örtülü olmasının İslam için öncelliğinin çok basit bir sebebi vardır. Modern insan bedeninin hâlihazırda ve sürekli çıplak olan tek kısmı yüzü ve başıdır. Bu yüzden İslam moderniteye düşmandır; insanın en bariz çıplaklığına, yüzüne bile tahammülü yoktur. Açıklık ile karanlık, çoğulcu kamusallık ile sinsi gizlilik, canlı ve hareketli çıplaklık ile ölü sevici bir düşünce kapanışı, yani modernite ve İslam arasındaki son savaş alanı insanın başıdır.
Genel anlamda din, ulu orta görünebilme ve dobra dobra konuşabilme yetilerini ablukaya almaya eğilimli, insanın dilini uzatmaması gereken konuları bir kara listede sıralamaya hasret, yani politikayı öldürmeye niyetli bir karanlıklar efendisidir. Bugün siyasallaşmış dinî bir simge olarak türban saçtan fazlasını örtmeye taliptir: Yasaklanan Internet porno siteleri, sansürlenen Hollywood sevişme sahneleri iletişim özgürlüğünün başının örtüldüğünü göstermektedir. "Türbanı tartışan meydanlarda ve ekranlarda hiçbir zaman görüş bildiremeyecek" ateist veya antiteist felsefe ile "ne göksel ne dünyevi bir tanrıya ihtiyaç duymayacak" dinsiz bir politika, din tarafından gözaltına alınmışlardır.
Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın birkaç hafta önce dile getirdiği türban hakkındaki görüşlerini hatırlayalım:
"Başörtüsü takana "Sen siyasi simge olarak takıyorsun" deniliyor. O da "Hayır ben siyasi simge olarak takmıyorum" diyor. Velev ki bir siyasi simge olarak takıldığını düşünün, siyasi simge olarak başörtüsü takmak suç mu? Simgelere, sembollere yasak getirebilir misiniz? Dünyanın neresinde böyle bir suç var? Özgürlükler noktasında dünyanın neresinde böyle bir yasak var? Buradaki dert başka. Bunu takdirde zorlanıyoruz."
Sayın Başbakan'a takdirde zorlandığımız başka bir meseleyi daha hatırlatmak isterim: Ateist (Tanrıtanımaz) ya da antiteist (insanın yarattığı Tanrı'ya muhalif) olana "Sen kâfirsin, zındıksın" deniliyor. O da "Hayır ben akılcıyım, insancıyım" diyor. Velev ki kâfir olduğunu, günaha girdiğini düşünün. Siyasi duruş olarak dine karşı kâfirleşmek, başörtüsünün faşizanlığını anlatmak suç mu? Düşünceye, tartışmaya, insan aklına yasak getirebilir misiniz? Dünyanın neresinde böyle bir suç var? Özgürlükler noktasında dünyanın neresinde böyle bir yasak var? Buradaki dert başka.
Buradaki dert türbanın örttüğü akıl.
|