|
Yıllardır talep edilen ve ilk pilot uygulaması heyecanla takip edilerek, arkasının gelmesi beklenen eğitimimizin yeni yüzü olması gereken "tam gün eğitim" tartışması, yanlış platforma çekildi.
KTÖS yönetimi Şehit Ertuğrul İlkokulu'nda geçtiğimiz yıl başlatılan tam gün eğitime, bu yıl destek vermeyeceğini açıklayarak okulların açılmasına bir ay kala konuyu gündeme taşıdı.
Ancak sendika, projenin devamına karşı duruşunu ortaya koyarken, aktardığı gerekçelerinin altını boş bıraktı.
Yapılan uygulamanın eğitimi geriye götürdüğünü ifade edecek kadar endişe verici sözler, soyut ifadelerle sınırlı tutulunca, sendikanın yaklaşımı daha fazla sorgulanır hale geldi.
"18 yaşa kadar ücretsiz eğitim hakkı", "tam gün eğitimin müfredatı", "okullarda eksikliklerin bulunduğu", "eğitimde fırsat eşitsizliği yaratıldığı" gibi saptamalar yapan KTÖS, bunların her birini ayrı bir tartışma konusu yapma yerine tam gün eğitimin pilot uygulamasını değersizleştirme aracı olarak kullanmakla, yaptığı ciddi saptamaları da arka plana itmiş oldu.
KTÖS yönetimin Şehit Ertuğrul İlkokulu'ndaki tam gün eğitimle ilgili duruşunda çelişkili ve ikilikli bir pozisyon olduğu göze çarpıyor.
KTÖS'ün yaptığı açıklamada kullanılan ifadelere bakıldığında, tam gün eğitimin tüm okullara yaygınlaştırmasını isteyip istemediği sorusunun yanıtı maalesef "olumsuz" olarak algılanıyor.
Pilot uygulamada, "ailelerden para alınması", "ayrıcalıklı okul yaratılması" gibi eleştiriler yapan KTÖS'ün, tam gün eğitimin tüm okullara yaygınlaştırılmasını talep ettiği hissini uyandırırken, yapılan bir vurgu tüyleri ürpertiyor.
"Öğretmenlerin kazanılmış haklarına saldırı", "Çalışma saatleri uzatıldı" sözleri büyük anlam taşıyor. Tam gün eğitimin, öğretmenlerin çalışma saatlerini artırdığı gerekçesiyle kazanılmış haklara saldırı yapıldığı sözüyle sendikanın arka düşüncesinde tam gün eğitime sıcak bakılmadığı izlenimi ağır basıyor.
Şehit Ertuğrul İlkokulu'ndaki tam gün eğitime uyulmama kararı alan KTÖS yönetiminin, okul öğretmenleriyle bu konuda konsensüse varmadığı yapılan açıklamada kendini belli ediyor.
"Öğretmenlerin tam gün eğitim projesine katılmayacağı", "Şehit Ertuğrul İlkokulu'ndaki öğretmenlerin diğer okullardaki öğretmenlerle aynı saat ders yapacağı" belirtilirken, öğretmenlerden sendikanın kararına destek talep edilmesi da henüz daha konsensüs sağlanmadığını gösteriyor.
Sendika, Şehit Ertuğrul İlkokulu'nda okul yönetimi ve okul aile birliğinin girişimleriyle başlatılan tam gün eğitime yeterli desteği vermeyen hükümet ve Eğitim Bakanlığı'na, tam gün eğitim çalışmalarına daha fazla katkı sağlaması yönünde baskı yapacağı yerde, tek örneğe de son verilmesiyle tam gün eğitimin toplumun gündeminden düşmesinin yolunu açacak adımlar atıyor.
Hükümeti, Şehit Ertuğrul İlkokulu'nda tam gün eğitime geçilmesi sürecinde, sendika-okul yönetimi-öğretmenler-veliler arasında yaşananlardan dolayı hükümeti; bu çekişmeyi politik amaç için kullanarak sendikayı bölmeye çalışmakla suçlayan KTÖS, iddia ettiği duruma kendisinin düştüğünün farkına varmalı.
Tarihi boyunca Kıbrıs Türk toplumuna öncülük etmiş KTÖS'ün yönetimi, bugün de toplumun tam gün eğitime geçilmesi arzusu doğrultusunda politikalar üreterek, hükümete pilot uygulamayı iyileştirilmiş şekliyle daha bilimsel koşullarda ülke geneline yayması konusunda baskı yapılması bekleniyor...
* * *
Öğretmenlerin endişelerini gidermek ve soru işaretlerini ortadan kaldırmak için hazır olduğunu açıklayan Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Canan Öztoprak, bu mesajları verme yerine, kendisi adım atarak kaos ortamını beklemeden adım atmalı.
Şehit Ertuğrul İlkokulu'ndaki projenin başlatılmasını isteyen başka okulların da olduğunu açıklayan bakan Öztoprak, bakanlık dışında eğitimin diğer paydaşlarının talebiyle ancak tam gün eğitime geçilebileceği ve kendilerinin tam gün eğitime öncülük etmenin gündemlerinde olmadığını da itiraf etmiş oldu.
KTÖS'ün çıkışına tepki gösteren Eğitim Bakanlığı, projenin diğer okullara yaygınlaştırılması için sendikaya birlikte çalışma çağrısı yaparken, kendisinin de pilot uygulamanın ülke geneline ne zaman ve nasıl yaygınlaştırılacağı yönünde yaptıkları çalışmayı (ki olmadığı belli) anlatması gerekmez miydi?
|