|
Türkiye'nin 2023 yılında 63 milyon turistle dünyada ilk beşe girmeyi hedeflediğini kaydeden Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yatırım ve İşletmeler Daire Başkanı, Kültür ve Turizm Uzman Gökhan Özok, Türkiye'nin sağlık turizminde hedefinin dünya birinciliği olduğunu açıkladı.
Türkiye'nin turizm gelirleri arasında önemli bir yeri olan Sağlık Turizminin değeri giderek artıyor. TÜRSAB yetkililerine göre, yapılacak yatırımlarla sağlık turizminden 8 milyar dolar gelir elde edeceğiz. Ülkemiz turizminin 2010 yılındaki 40 milyar dolar hedefinin 8de 1i sağlık turizminden sağlanacaktır.
Kıbrıslı Türk Dr. Saffet Özenç, Türkiye'de, özellikle göz tedavisi ve plastik cerrahide dünyanın her yerinden her ay binlerce hasta kabul etmekte, bunun yanı sıra yaşlı turizmi termal turizm ve onkoloji (kanser hasta bilimi) tedavisinde çok yakın zamanda tüm ülkelere fark atarak, bu branşlarda bir numara olma yolunda somut ilerlemeler kaydetmektedir.
Prof. Dr. Zeki Karagülle: Termalden medikala geçiliyor
Prof. Dr. Zeki Karagülle, sağlığı bozulan kişilerin yaşadıkları yerin dışında, daha uygun ortam ve daha ucuza tedavi olmalarının daha olumlu yansıması olduğunu kaydetti.
Yaşlı nüfusun arttığı ülkelerde bunlara hizmet verecek insanların oralarda bulunmamasının Türkiye için bir avantaj olduğunu kaydeden Prof. Dr. Zeki Karagülle, bunun farkında olan uluslar arası sigorta şirketlerinin Türkiye'de yatırım araştırmaları yaptığını ifade etti. Sağlık turizminde termalden medikala geçiş olduğunu kaydeden Prof. Dr. Zeki Karagülle, Türkiye'nin organ nakli, kalp, göz, estetik ve saç dikimi konusunda aranan bir ülke olduğunu belirtti.
Kaplıca tedavisinin ortam değiştirmekle olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Zeki Karagülle, Türkiye'de 8.5 milyon kişinin en az 2-3 gün kaplıca tesislerinde konakladığını belirtti.
Türkiye'de medikal sağlık turizmi
650 sağlık kuruluşu, 10.000 bin yatak kapasitesine sahip Türkiye sağlık turizminin medikal ayağında da önemli gelişmeler göstererek belli alanlarda yurt dışındaki hastaların cazibe merkezi haline dönüştü.
Onkoloji, tüp bebek, kalp ve damar hastalıkları, organ nakli, plastik cerrahi, diş tedavisi, göz, üroloji gibi branşlarda uzmanlaşmış sağlık kuruluşları, diğer gelişmiş ülkelere nazaran ortalama % 40 ucuz ve daha yüksek teknolojiyle hizmet veriyor.
Termal turizm
Termal sağlık turizminde ise doğal kaynaklar açısından dünyada ilk sıralara sahip olan Türkiye 1500 civarında termal ve şifalı su kaynağına sahip olmasına rağmen, tanıtımının yeterince yapılamadığı belirtiliyor.
Türkiye'de şu an yatak kapasitesi 10 bin olan termal turizm tesislerine yenilerinin eklenmesi adına 67 termalden oluşacak yeni bir turizm merkezi için projeler hazırlanıyor.
Türkiye Kaplıca Talasso ve Kür Merkezi Derneği Başkanı Zeki Karagülle, Türkiye'de kaplıca tedavisinin romatizma hastalarına uygulandığını belirtti.
1500 hastanın üzerinde yapılan değerlendirmede, kaplıcalarda tedavi gören romatizma hastalarının ağrılarında yüzde 60 azalma olduğunun tespit edildiğine dikkat çeken Zeki Karagülle, kaplıcaları tedavi dışında güzelliği koruma ve bakım amaçlı değerlendirenlerin sayısında da artış yaşandığını kaydetti.
Avrupa ülkelerine göre Türkiye'nin termal ve SPA tedavisinde daha fazla ilgi gördüğünü ifade eden, Zeki Karagülle, bu yönde çok yol almalarına rağmen tesislerin tedavi ve personel kapasitelerini yükseltmesinin ilgiyi artıracağını belirtti.
SPA - Wellness
Türkiye'de bulunan birçok otel ve tatil köyünde; sağlık ve güzellik amaçlı gerekse fiziksel ve ruhsal yenilenmeye yönelik pek çok SPA-Wellness uygulama ve terapi yöntemleri deneyimli uzmanlar gözetiminde yapılmaktadır.
Bu merkezlerde güzellik merkezi, çamur banyosu, saunalar, taş masajı, dinlenme ve vitamin odaları gibi üniteler yer almaktadır.
Türkiye'deki oteller, SPA merkezlerine verilen önemi artırırken bu amaç için sağlık merkezleri yanında oteller de hizmete giriyor.
Sedef hastalığının tedavisi
Türkiye'deki termal kaplıcaları içerisinde kendine özgü bir yeri bulunan Kangal Balıklı Kaplıca; dünyada eşi benzeri olmayan bir özelliğe sahiptir. Sedef hastalığını tedavi etme özelliği taşıyan kaplıca, modern tıp da şimdiye kadar fayda görmeyen dünyanın her yerindeki cilt hastalıkları için en son ümit kaynağı olarak görülmektedir.
Türkiye'de ölü deniz ve Sivas Kangal Balıklı Kaplıcalarının sedef hastalığının tedavisinde kullanıldığını kaydeden Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji anabilim dalı başkanı Prof. Dr. Sedat Özçelik, Kangal Balıklı Kaplıca'da önerilen tedavi süreci izlendiğinde iyileşme oranının yüzde 80-90 düzeyinde olduğunu açıkladı.
Bu nedenle Türkiye'deki bu iki merkeze yoğun ilgi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sedat Özçelik, kaplıca tedavisinin diğer tedavilere göre hem daha iyi netice verdiğini hem de daha düşük maliyetle yapıldığını söyledi.
Türkiye'de mart ayında yapılan 1. Uluslararası Sağlık Turizmi Kongresi sonuç bildirisi
1. Uluslararası Sağlık Turizmi kongresinde 25 ülkeden (ABD, Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Bulgaristan, Endonezya, Fransa, Gürcistan, Hindistan, İngiltere, İsrail, İsveç, KKTC, Macaristan, Makedonya, Malta, Mısır, Özbekistan, Moldova, Suriye, Ürdün, Yunanistan, Çek Cumhuriyeti, Irak) 53 yabancı katılımcı ile 300 yerli katılımcı yer almıştır. Yapılan oturumlar sonrasında ortaya çıkan sonuç bildirgesiyle Türkiye'nin sağlık turizmi konusunda izleyeceği yol haritası ortaya çıkartıldı
1- Bu kongre ile Türkiye; 2008 yılı itibariyle sağlık turizmi açısından ciddi bir dönüm noktasına gelmiştir.
2- Sektörün ihtiyacı olan hekim temininde yaşanan sıkıntıyı aşmak açısından önemli bir kaynak oluşturan yabancı hekim çalıştırılmasının yolu açılmalıdır.
3- Sağlık Bakanlığı'nın son mevzuat düzenlenmesinde sağlık turizmine hizmet verecek hastanelerin planlanmasında bir ayrıcalık tanınmalıdır.
4- Sağlık turizmini sunacak kurumların, mutlaka akredite edilmesi eğitimli yabancı dil bilen personelleri bünyelerinde barındırması ve denetlenmesi gerekmektedir.
5- Sağlık Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, yanında ilgili Komisyon başkanlarının da kongreye iştirak etmeleri ile sektöre destek olma niyet ve çabaları açıkça ortaya konulmuştur. Sektör birlik ve beraberlik içinde bu desteği değerlendirmelidir.
6- Ülkemiz için sağlık turizminin çok önemli olduğu Devletin, STK'ların ve sektör temsilcilerinin katılımıyla ortaya konulmuştur.
7- Kongre boyunca yapılan konuşmalar neticesinde sağlık turizminin; medikal turizm, termal turizm ve ileri yaş turizmi olarak üç ana başlıkta toplanması ve değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
8- Dünyadaki sağlık turizmi gelişmelerinin mutlaka takip edilmesi ve bilgi paylaşımı zorunludur. Devlet, STK, özel sektör işbirliği ile gerçekleştirilecek benzeri eğitim toplantılarına devam edilmelidir. Bu konuda derneğimiz öncü olacaktır.
9- Turizm faaliyetlerinin 12 aya yayılmasında sağlık turizminin en önemli alternatif turizm seçeneği biri olduğu anlaşılmıştır.
10- Ülkemiz; iklimi doğal güzellikleri, kültürel zenginlikleri ve jeopolitik konumu, termal kaynakları ve son yıllarda sağlıkta geldiği nokta itibariyle sağlık turizmi için müthiş bir potansiyele sahiptir.
11- Yaşlı bakım köylerinin ve bölgelerinin oluşturulması ve sağlık turizmi hizmetine sokulması çok önemlidir. (Yaylalarımız bunun için çok uygundur).
12- Dünya nüfusu hızla yaşlanıyor. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde yaşlı nüfus oranı yüzde 20'lere yaklaşmıştır. Ülkemizin genç nüfusu uzun yıllar devam edecek önemli bir kaynaktır. Yurtdışından gelecek yaşlılara misafirperver kültürümüzle örf ve adetlerimizle en iyi yaşlı bakım hizmeti verebiliriz.
13- Sağlık turizminde dünyada dönen ciro 100 milyar USD civarındadır. Ülkemiz için 3-4 yıl içinde bunun yüzde 10'u olan 10 milyar USD/Yıl döviz girdisi hedeflenmiştir.
14- Sağlık turizmi açısından yaşlı ve engelli turizmine hizmet verecek personelin yetiştirilmesi için meslek liselerinde ve meslek yüksek okullarında özel bölümler açılması gerekmektedir.
15- Ülkemize sağlık turizmi yatırımlarını çekebilmek için tanıtım ve teşviklerin daha cazip hale getirilmesi gerekmektedir.
16- Sağlık Turizmini Geliştirme Derneği bundan sonra devletin ve sektör temsilcilerinin katılımı ile her yıl Uluslararası Sağlık Turizmi Kongresini ilkbahar aylarında yapmayı kararlaştırmıştır.
17- Kongre katılımcılarının büyük bir çoğunluğunun öneri ve istekleri doğrultusunda; 2009 kongresine kadar spesifik konularda belli bölgelerde sempozyumlar, paneller ve istişare toplantıları yapması gereği ortaya çıkmıştır. (Örnek; Avrupa'da yaşayan vatandaşlarımız ve milletlerarası sözleşmelerin kapsamı, Kapadokya bölgesinin sağlık turizmindeki yeri, kaplıcaların sağlık turizmindeki yeri ve sorunları vb.)
|