Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]



Yavaş yavaş sağlık turizmiyle tanışıyoruz

Emin AKKOR

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   11 Eylül 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 MEDİKALDA DAHA İYİYİZ... Sağlık turizmi uygulamaları için yasal imkanlar ve coğrafi konumu uygun olan ülkemizde devlet politikası dışında özel yatırımlarla dünyada turizmin yükselen trendinde yer almaya başladık. Ülkemizde tüp bebek, diş sağlığı, bağımlılık tedavisi SPA merkezleriyle sağlık turizminde kenarından giren ülkemizde yaşlı bakımı için de projeler üretiliyor

  

   Kıbrıs'ın coğrafi koşulları sağlık turizmi açısından önemli avantajlar sunmasına rağmen bugüne kadar bu açıdan sistemli bir devlet politikası oluşturulmadı.

   Sağlık turizmi kapsamında olan bazı faaliyetler özel teşebbüsün yatırımları olarak, bir organizasyon dışında hayata geçirilirken, bu faaliyetler turizmciler tarafından dikkate alınmadı.

   Ülkemizde tüp bebek, diş sağlığı, bağımlılık tedavisi gibi uygulamalarla sağlık turizminin medikal alanında başarılı çalışmalar bulunuyor. Hatta Türkiye'de hızla yaygınlaşan SPA merkezleri KKTC'de de görülmeye başladı. Yaşlı bakımı için de projeler üretiliyor.

 

Sağlık turizminde başlangıç tüp bebek

 

   Tüp bebek konusunda yapılan yasal çalışmaları ve oluşturulan imkanlarla KKTC'de sağlık turizmi konusunda önemli bir başlangıç yapıldığına dikkat çeken Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, yasal ve tıbbi denetimler çerçevesinde yapılan tedavilere yoğun ilginin olduğunu vurguladı.

   Sağlık turizminin başlangıç ayağı olan tüp bebek konusunda tanıtıma da ağırlık verdiklerini belirten Bakan Vaiz, tüp bebek konusunda etik ve yasal değerlerle ilgili tüzük hazırladıklarını kaydetti.

   2005-2007'de uluslar arası tüp bebek kongreleri düzenleyerek bu alandaki niteliğin ortaya konulduğu ve tüp bebek merkezlerine tanıtım imkanı yarattıklarını kaydetti

   Bakan Vaiz, ayrıca, tüp bebek dışında göz, diş ve plastik cerrahi için İngiltere ve Güney Kıbrıs yoğunluklu hastaların ülkemize geldiğine dikkat çekti.

 

İki tüp bebek merkezi bulunuyor

 

   Lefkoşa'da Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi ile Gazimağusa'daki Ortadoğu Balkanlar Tüp bebek Merkezi uygulamalarla ülkemizin sağlık turizminde Türkiye dahil birçok ülkenin önüne geçebileceği bir dal olarak faaliyette.

   Lefkoşa'da, 14 Kasım 2001 tarihinde kurulan Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi, normal tüp bebeğin yanı sıra, yumurta ve sperm bağışı da uygulanmaktadır. Merkez yetkilileri, özellikle yurtdışından gelen çiftleri bebek sahibi yapmaya çalışırken, onlara ülkemizde tatil imkanı da sunulduğunu belirten cennet yavru vatanda güzel bir tatil olanağı da sunmaktadır.

   İnfertilite ve tüp bebek konusunda hizmet vermek amacıyla 22 Nisan 2005 tarihinde Yaşam Hastanesi bünyesinde oluşturulan Ortadoğu Balkanlar Tüp bebek Merkezi'nde ICSI (Mikroenjeksiyon), IVF (Tüp bebek), IUI (Aşılama), TESE, MESA gibi işlemler yapılıyor.

 

Bağımlılık tedavisi

 

   Doç. Dr. Mehmet Çakıcı'nın kurduğu bağımlılık tedavi merkezsi Pembe Köşk sağlık turizmi açısından önemli işler yapıyor.

  Uyuşturucu, alkol, sigara, kumar ve yeme bağımlılığı tedavi ve rehabilitasyon merkezi olan Pembe Köşk, kurulduğu 2001 yılından beri 483 bağımlıyı tedavi etti.

   Aynı anda 10 kişiyi yatılı olarak tedavi eden merkeze başvuranların büyük çoğunluğu ülkemiz dışından geliyor. Bugüne kadar merkezde tedavi olan 483 hastanın 208'i Türkiye'den 68'i Güney Kıbrıs'tan 90'ı da İngiltere, Belçika, Avusturya, Bulgaristan ve ABD gibi ülkelerden geldi.

   Bağımlılık tedavisi için gerekli tıbbi ve psikolojik destek veren Pembe Köşk, özellikle kendi yaşadığı coğrafyanın dışında bir yere giderek tedavi gören bağımlılar için önemli bir avantaj oluştururken, tedavinin başında verilen ilacın Türkiye ve çok sayıda Avrupa ülkesinde yasak olması da yurt dışındaki bağımlıları KKTC'ye çekiyor.

   Hastanın madde kullanımını bırakmasıyla birlikte psikolojik yanında 10 günü bulan kusma, ishal, kramp gibi fiziksel hastalıklar geçirdiğini kaydeden Pembe Köşk danışmanı Ayhan Çakıcı Eş, hastaya verilen Bunodol ilacının etkisiyle normalde 10 gün süren bu geçiş süreci yarım güne indirildiğine dikkat çekti.

   Kapılar açıldıktan sonra Güney Kıbrıs'tan bağımlılık tedavisi için merkeze çok sayıda Rum'un ilgi gösterdiğini belirten Ayhan Çakıcı Eş, Bunodol ilacının tedavi için kullanımının Güney Kıbrıs'ta da serbest bırakılmasıyla hasta gelişinin kesildiğine dikkat çekti.

 

YDÜ, ağız ve diş sağlığı turizmi başlatıyor

 

   Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Diş Hekimliği Fakültesi'nin kurulmasının ardından üniversite kapılarını yabancı hastalara da açıyor. Bu amaçla Kıbrıs'a gelenler, uluslararası standartta ve Avrupa'nın yarı fiyatına dişlerini yaptırırken, Kuzey Kıbrıs'ın eşsiz turistik güzelliklerini de tadacaklar.

   Birçok ülkenin sağlık politikalarında değişikliğe gittiğini hatta diş bakımı gibi bazı hususları sigorta kapsamından çıkarttığına dikkat çeken Yakın Doğu Turizm ve Seyahat İşletmeleri (YDTSİ) Müdürü Ahmet Savaşan, bu nedenle Avrupa'da yaşayanların, tedavilerini ekonomik olarak daha uygun koşullarda ve daha iyi şartlarda yaptırabilecekleri ülkelere yönelmeye başladıklarını kaydetti.

   Kuzey Kıbrıs'ın, gerek YDÜ'de sunulan ağız ve diş sağlığı konusundaki hizmet, gerekse de önemli bir tarihi geçmişi bulunan ve bir ada ülkesinin sunduğu bütün turistik özellikleriyle önemli bir medikal sağlık turizm merkezi olmaya talip olduğunu belirten Savaşan, Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) bünyesinde, Ankara Üniversitesi koordinatörlüğüyle kurulan Diş Hekimliği Fakültesi'nin çağdaş kliniklerinde, yetkin öğretim üye ve yardımcılarından oluşan kadro, halen dünyanın en gelişmiş ülkelerindeki teknik donanım, yöntem ve malzemeleri kullanarak, ağız, diş ve çene rahatsızlıklarının tedavilerini yapmak amacıyla hasta kabul edilmeye başladığını söyledi.

   Yakın Doğu Turizm ve Seyahat İşletmeleri'nin yurt dışından Kuzey Kıbrıs'a diş konusunda sağlık hizmeti almak ve aynı zamanda da tatil yapmak isteyenlere seçenekler sunduğunu belirten Ahmet Savaşan, Kuzey Kıbrıs' da 'Sağlık -Ağız ve Diş- Turizmi'nin gelişmesi ve 20 milyar Euro seviyelerine ulaşan bu pazara Kuzey Kıbrıs'ın alternatif bir pazar olarak girmesi için başta İngiltere ve Almanya olmak üzere, Hollanda, Belçika, Rusya ve İsrail'den şirketlerle görüşmelerinin sürdüğünü belirtti.

   YDÜ'de, diş hekimliği kliniklerinde, 8 devamlı Prof. Dr., 10 doktoralı diş hekimi, 10 araştırma görevlisi dişhekimi ile ileri teknoloji gerektiren uygulamaların en üst seviyede gerçekleştirildiğini vurgulayan YDTSİ Müdürü Savaşan, dişsizliklerin implantlarla tedavisinin, tüm dünyayla aynı seviyede, aynı sistemlerle gerçekleştirilmeye başlandığını belirterek, "metalsiz diş hekimliğinin öncelik kazandığı günümüzde, renk, şekil ve konum bozukluğu olan dişlerin estetik ve fonksiyonlarının iadesinde, metal desteksiz  her türlü uygulamanın  olabildiğince az doku kaybıyla yapılabilmekte, ayrıca koruyucu diş hekimliği ve özellikle engelli ve uyumsuz çocuklar başta olmak üzere sorunlu hastaların tedavisi için bilinçli sedasyon gibi  modern diş hekimliğinin güncel uygulamaları da kliniklerimizde yer almaktadır" dedi.

   Savaşan, Kuzey Kıbrıs'a ağız ve diş tedavisi için gelen turistlerin ortalama bir haftalık tatil süresince ağız ile dişlerini tedavi ettireceklerini, tedavi için ayırdıkları paradan da yaklaşık yarısını tasarruf edip ülkelerine döneceklerini belirtti. 

 

İngiltere'den gelerek adamızın doğası ve güzelliğine hayran kalan Gill Ford, ülkemizde bir ilk olan çok özel güzellik, sağlık ve bakım merkezini açtı

 

Sağlık ve tatil, Vaha SPA'da birlikte

 

   Ülkemiz sağlık, güzellik ve bakım için çok özel bir merkeze daha kavuştu. Girne'nin 20 kilometre batısında Karşıyaka köyünde yer alan "Vaha SPA" turistlerin ve vatandaşlarımızın büyük ilgisini çekiyor.

   2006 yılının temmuz ayında açılışı yapılan "Vaha SPA" ile 10 dönümlük arazi üzerine tamamen bir cennet yaratıldı. Doğayla iç içe, her tarafı yemyeşil bir sağlık, güzellik, spor ve bakım kompleksi "Vaha SPA" kompleksinin içerisinde yoga, spor salonu, masaj, sauna, jakuzi, buhar odası, havuz, masaj merkezi, dinlenme yeri, rejim yapanlara özel masajlar, detoks, hamile kadınlara özel masaj, sıcak taşlarla masaj, restoran ve kalıp isteyenlerin kalıp dinlenmek için bangalolar bulunuyor. Özellikle yurt dışından gelen turistler bagalolarda kalarak kendilerine sunulan bu özel mekanda dinlenip ülkelerine gidiyorlar.

   Vaha SPA'nın özelliği mekânın girişinden başlıyor. Müzik sistemi ve dekoruna kadar, hoş kokulu mumlardan ışık sistemine kadar kullanılan kozmetik malzemeleri de dâhil merkeze gelen kişiye ruhsal ve bedensel hizmet sunuyor.

   Vaha'ya ilginin her geçen gün arttığını kaydeden Gill Ford, özellikle yabancıların Vaha'ya tatil ve bu güzel merkezde en iyi şekilde yararlanmak için geldiklerini belirtti.

   924 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
24 Aralık 2008, Çarşamba   Kriz kıskacında 3 tehlike
12 Kasım 2008, Çarşamba   Karşı duruşun sebebi, güvensizlik
22 Ekim 2008, Çarşamba   Kaosun ortasında kalan köyler
15 Ekim 2008, Çarşamba   Av tartışmasının tahammülsüzlüğü
01 Ekim 2008, Çarşamba   Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez
17 Eylül 2008, Çarşamba   İşkence var da?
12 Eylül 2008, Cuma   Potansiyel var, politika oluşturulmalı
10 Eylül 2008, Çarşamba   Devlet ciddiyetsizliğinin mağduru, hep halk
10 Eylül 2008, Çarşamba   Türkiye'de hedef, dünya birinciliği
09 Eylül 2008, Salı   Fakir devletler, zenginlerden hasta çekiyor



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital