|
Belediyeler (Değişiklik) Yasası'yla tüm yerleşim birimlerinin belediyelere bağlanması sırasında hangi köyün hangi belediyeye bağlanacağı, hatta bağlanmak istememesi gibi tartışmaları yaşadık. Ve yaşıyoruz.
Özellikle iki belediye arasında kalan köylere istekleri sorulmadığından dolayı "biz yaparız, olur" mantığının yarattığı gerginlikler de yaşanıyor.
(Reform!) tartışmaları arasına sıkışan Kumyalı, Ulukışla, Yıldırım, Akova ve Alaniçi köylüleri kaosun güncel kurbanları konumunda...
Köylerin belediyelere paylaşımındaki en akıl almaz uygulama Ulukışla'nın Paşaköy'e bağlanması oldu. Ulukışla'nın en yakın belediye olan Serdarlı'ya neden bağlanmadığını bırakın, "Serdarlı bile Paşaköy'e bağlandı" desek yerinde olur.
Serdarlı'nın güney tarafında Ercan-İskele yolu üzerinde bulunan 10 ev, bir restoran ve bir benzin istasyonu, Serdarlı'da bulunmalarına rağmen konumları, harita düzenlemelerinde Ulukışla toprağı olduğundan dolayı belediyesi bulunan Serdarlı'dan 10 ev ve 2 işyeri kilometrelerce uzaktaki bir belediyeye bağlanmış oldu.
Böyle, (titiz!) denilen çalışmalarda kabul edilemez bir hata nasıl oldu? sorusuna aylardır yanıt alamayan Serdarlı halkı, hükümete tepkisini çeşitli yollardan dile getirdi. Ama bu yönde bir çözüm aranacak mı? Yoksa, yapıldığı gibi kalacak mı? konusunda da hükümetten yanıt yok...
Ulukışla köyünün konumunun ayrı bir de özelliği var. Çevresi çok geniş bir alan oluşturan bölgedeki tarlaların büyük çoğunluğu da Serdarlı ve Görneç köylülerine ait. Köy, Paşaköy'e bağlanırken, o köyün sınırlarında olan evler ve işyerleri yanında, tarlaların sahipleri de Serdarlı nüfusuna kayıtlı ve oralarda yaşıyorlar.
Bir başka tartışma da Geçitkale Belediyesi tarafından başlatıldı. Yine kendilerine en yakın belediye Geçitkale olmasına rağmen Yıldırım, Akova ve Alaniçi köyleri Yeniboğaziçi Belediyesi'ne bağlandı.
Bu üç köyün doğal olarak Geçitkale'ye bağlanması gerekirdi. Hatta, yıllardır Geçitkale'deki resmi kurumları kullanan bu köyler kendilerini hep Geçitkale'ye bağlı hissediyordu. Belediye Başkanı Kıvanç Buhara'nın bu konuda söyledikleri haklı ve bu köylerin dışardan bakıldığında Geçitkale'ye bağlanması gerektiği mantıksal olarak ağır basıyor.
Ancak, bu üç köyün çoğunluğu Geçitkale'ye bağlanmak istemiyor.
Bunun da tek bir sebebi var.
Kıvanç Buhara'nın bir önceki belediye başkanlığı döneminde yaşanan su krizi, Yıldırım, Akova ve Alaniçi köylülerinin Kıvanç Buhara'ya ve dolayısıyla Geçitkale Belediyesi'ne bakışlarını etkiledi.
O dönemlerde bu üç köye gelen su borusuna Kıvanç Buhara tarafından müdahale edilmiş; Yıldırım, Akova ve Alaniçi'nin suyu Geçitkale'ye yönlendirilmişti. Köylülerin takibi sonucu, kendi köylerine su getirilen borunun Geçitkale'ye yönlendirilmesinin hesabını sormak istediklerinde belediye başkanı Kıvanç Buhara, yapılanı savunmuştu.
Bugün, kuraklığın etkilerini ağır hisseden bu köylerde tamamen susuz kalma endişeleri, en yakın belediyeye bağlanmaktansa, ne olursa olsun yaklaşımı mevcut.
Yıldırım, Akova ve Alaniçi köylüleri (Alaniçi'nde bir kısım köylü Geçitkale Belediyesi'ne bağlanmayı istiyor) yanı başlarındaki Geçitkale'ye bağlanmayıp Yeniboğaziçi'ne bağlanmaya ses çıkartmamalarının nedeni budur. Ve bugün haklı olan Kıvanç Buhara yaptığı eylemlerde bu köylerden insanları etrafına çekememesinin nedeni de budur.
Yeniboğaziçi'nden aldıkları hizmetten de memnun olan bu köylerde, kendileriyle ilgili dahil olmadıkları tartışmanın sürmesinin rahatsızlığı var.
Üç köyün, kendilerine yakın olmasına rağmen Geçitkale yerine Yeniboğaziçi'ne bağlanması kararının yanlışlığı, yukarda anlatılan süreç ve sonrası oluşan tavırdan dolayı haklı çıkartılamaz.
Keşke bu karar köylülerin talebine göre belirlense, tartışmalar bugünkü boyutta olmaz: Üç köy, iki belediye arasında kalmazdı. Diğer yerlerde olduğu gibi, Kumyalı'nın Mehmetçik-Yenierenköy, Ulukışla'nın da Serdarlı-Paşaköy arasında kaldığı gibi...
Bu üç örnek de İçişleri Bakanlığı'nın adına reform dediği uygulamada, köylerin belediyelere paylaşımını objektif bakış açısıyla yapmadığını gösteriyor. Sorunlu olan bu yerleşim birimlerdeki kararların, siyasi boyutunun irdelenmesi de başka bir yazının konusu...
|