|
Sayıştay Yasası'nda yapılan değişikliklerle, kamu kurum ve kuruluşlarının mali denetimini yapmakla görevli Sayıştay'ın işlevi daha anlamlı hale geldi.
Artık, Sayıştay kendi raporlarının takibini yapabilecek. Bugüne kadar siyasi idarenin başar(a)madığını Sayıştay'ın yerine getirmesini beklemeye geçtik.
Bugüne kadar hazırlanan birçok Sayıştay raporunda gereğin yapılmaması yanında, üzerine gidilen raporlarla ilgili yargı sürecinin de yavaş ilerlemesini tersine çevirecek bir beklenti, yasal değişiklikle raporları takip yetkisini devralan Sayıştay'a çevrildi.
Sayıştay Yasası'ndaki değişiklikleri "Pazartesi Sohbetleri"nde gündeme getirdik. Dün de KIBRIS TV'de "Özen Çatal'la Kıbrıs'ta Bugün" programında yasa ele alınırken, en fazla üzerinde durulan konunun Sayıştay üyelerinin seçimindeki aday belirleme süreci oldu.
Sayıştay Başkanı İsmet Akim, kendisinin çalışacağı üyelerin gelişi güzel adaylar arasından seçilmesi yerine, kendi belirleyeceği adaylar arasından Meclis tarafından seçilmesini talep ediyor...Yasanın kaynak olarak alındığı Türkiye'de olduğu gibi. Geçen yıldan önce ülkemizde de öyleydi... Yasaya, son şeklini veren komite üyeleri ise, meclisin atama yapacağı adayların belirlenmesinde sınırlama yapılmadan kendi inisiyatifleriyle seçim yapmaktan yana. Ki yasa bu şekliyle geçti.
Sayıştay üyelerinin ne kadar süre görevde kalacağı ve işlevlerine bakıldığında, bu konuda hata yapıldığı izlenimi ortaya çıkıyor. Sayıştay üyeleri, başkanın yardımcıları ve denetimlerin koordinasyonunu yapan görevliler konumunda. Sınırlı görev süresi olmayan bu üyeler, emekli olana kadar atandıkları yerden alınamaz. O nedenle bu konuda hassasiyet daha da önemli. Hatalı bir atama Sayıştay'daki işleri olumsuz etkileyebilir. Mecliste, bu konuda yapılacak seçimde siyasi yakınlığa göre tercih yapılmayacağının garantisini kimse veremez. Meclisin hareket alanının daraltıldığı savları da seçim yapılacak görevin hassasiyeti göz önüne alındığında, endişenin yersiz olduğu düşüncesindeyim...
İsmet Akim'in, siyasilerin Sayıştay'ın bağımsızlığına müdahalesinin ilk adımı olarak gördüğü ve ileride denetimlere kadar uzanacak müdahalelerin yolunun açıldığı şeklinde ortaya koyduğu endişeyi, siyasilerin bugüne kadar olan sicilleri açısından da değerlendirdiğimizde hak vermemek elde değil.
Yasal değişiklikte, belki kötü bir niyet olmayabilir, ancak siyasilere olan güvensizlik, eleştirilerin çıkış noktası oluyor.
Üst satırlarda bahsedilen iki konunun da çıkış noktası güvensizliktir. Siyasilerin geçmişte, hatta bugün yaptığı yanlış atamaların faturasını toplum ödüyor. Sayıştay'ın hazırladığı yüzü aşkın raporun gereğinin yapılmaması da, bu yönde siyasilere olan güvensizliği perçinlediğini de dikkatten kaçırmamak gerekir.
Sayıştay'ın, Cumhuriyet Meclisi'ne havale ettiği ve tozlu raflara terk edilen en az 120 dosya bulunuyor. Devlet mekanizmalarında meydana gelen yolsuzluk, usulsüzlük ve suiistimallerin hesabını sorma görevini yerine getirmeyen yasama ve yürütme organı kayda değer adım atmadı.
Bu gerçeklerin var olduğu bir ortamda, tartışmalar "güvensizlik" duygusunun dışına çıkılarak yapılamaz ve yapılmıyor da.
Bunların dışında, Sayıştay denetimlerinin kamuoyuna yansımasının yolunu açma düşüncesinin önüne Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından engel konulması da belli soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
Bugüne kadar yürütme organlarının dikkate aldığı raporların, kamuoyuna yansıyanlar olduğunu anımsadığımızda, raporların basına da açıklanarak kamuoyunun bilgisine getirilmesinin yolu engellenmeseydi (Yasa, Bakanlar Kurulu'na sunulmadan şekillendiği teknik ve kadro komitelerinde), toplumsal baskı, devlet mekanizmalarında işlerin daha ciddi ele alınması yolunu açabilirdi.
Raporların kamuoyunda tartışılmasının, yaptırım konusundaki olumlu yansıması belediyelerle ilgili raporların haberleştirilmesinde görüldü. Belediyelerle ilgili raporların basında yayınlanıp kamuoyunda tartışılmaya başlamasıyla birlikte belediye başkanları ve yetkilileri, işlerine daha ciddiyetle yaklaşarak ve yanlışı nasıl doğruya çevirebilecekleriyle ilgili Sayıştay'ın görüşlerine başvurmaya başladılar.
Sayıştay'ın kazandığı yeni işlevleriyle, yolsuzluk ve usulsüzlüğün hesap sorulma sürecini hızlandırıp takip ettiği günleri yakın zamanda yaşamak dileğiyle...
|