|
Geçtiğimiz günlerde İngiltere’nin başkenti Londra’da bir dizi temaslarda bulunan Başbakan İrsen Küçük, en önemli sorunlardan birinin de gençlerin askerlik sorunu olduğunu ifade etmişti… İngiltere’de bugün Kıbrıslı Türklerin nüfusu belki de 400 bindir. Askerlik çağındaki gençlerin sayısı da en az 20 bin civarındadır. Avustralya, Kanada, Almanya, ABD ve öteki ülkelerdeki gençlerimizi de hesaba katacak olursak, ortaya çıkacak olan rakamı tahmin edebilirsiniz… Peki; devlet olarak KKTC, bu potansiyelden yararlanabiliyor mu?.. Bu konuda elbette İrsen Küçük’ün, ya da bakanların kafalarında bir takım düşünceler olabilir, vardır da!.. O halde niye bir türlü uygulanamıyor, niye bu potansiyeli KKTC’ye kanalize edemiyoruz?.. Bunun bir izahını yapabilmek mümkün değildir. Geçen gün İngiltere’den gelen bir Kıbrıslı Türk ile sohbet ediyorduk. Dedi ki; “Binlerce genç, KKTC’den bir işaret bekliyor. Onlara kolaylık sağlanması durumunda kazanacak olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden (KKTC) başkası değildir. Yıllardan beri kazanan ise Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’dir.” ‘Niye’ diye sorduğumda şöyle izah ediverdi: “Çoğunluk burada doğdu, büyüdü… Orada doğanlarda bile anasından, babasından, ailesi, hatta arkadaşlarından dolayı bir özlem var. Bunun adı da vatan özlemidir. Burayı görmek, hatta yerleşmek sevdasındalar. Ama askerlik sorunu çözülemediğinden gelememektedirler. Bu kez mecburen Güney’e gidiyor, burada yaşayan aileleri de sınır kapılarından geçerek evlatlarıyla, torunlarıyla Güney’de buluşuyorlar… Pek tabii ki Güney’deki otellerde konakladıklarından, para da Rum tarafına akmış oluyor. Kısacası; Rum parayı kapar, bizimkiler de hava alır… Kaldıkları otellerin balkonundan Kuzeyi seyrederken, içlerinden neler geçirdiklerini tahmin edebilirsiniz. Gözlerini Beşparmaklara diker, ya kendilerinin, ya da anne-babalarının, ninelerinin, dedelerinin yaşadığı yerlere bakarlar… Görebilirlerse ne ala!.. Öyle bir duygu yükünün ağırlığı altında çoğu kez ağlamaklı olurlar, gözyaşlarına mani olamazlar. ‘Benim suçum ne, günahım ne?.. Niye kendi ülkeme giremiyorum, yabancı oluyorum?’ dercesine… Aslında yabancılaştırıyorlar. Halbuki bu gençleri buraya getirebilmenin mutlaka bir yolu yordamı olmalı!.. Örneğin benim oğlum Londra’da polis memuru… Ancak Kıbrıs’ta askerliğini bedelli olarak yapmak için can atıyor. Bunun bedeli 4 ya da 5 bin Sterlin mi, ödemeye de hazır… Onun gibi binlercesi var.” Bir ayağı burada, bir ayağı Londra’da olan Kıbrıslı Türk’le sohbetimiz oldukça uzamıştı… Ada dışındaki Kıbrıslı Türk gençleri buraya çekebilmenin formülü yok mudur?.. Olmasın olur mu?.. Bir nevi ‘altın madeni’ olan bu potansiyelden yararlanma konusu süratle gündeme getirilmeli ve pratik kararlar alarak uygulamaya konulmalıdır. Sonuçta; onların önü açıldığı takdirde hem devlet kazanmış olacak, hem binlerce genç ve aileleri… Böyle bir durumda devletin kasası dolup taşacak, ekonominin lokomotifi denilen turizm sektörü daha bir canlılık kazanacaktır. Buna paralel olarak piyasalar canlanacak, çarşı esnafının yüzü gülecek, her tarafta bir hareketlenme yaşanacaktır. Bunun arkasından nice yatırım projeleri gündeme gelecek, kamunun dışında yeni istihdam olanakları yaratılacaktır. Bunlar olmayacak şeyler değildir. Turizm pazarlaması yaparken bu gerçekleri göz ardı edemeyiz. Annan Planı referandumundan sonra bu ülkede inşaat sektöründe gelinen noktayı görüyoruz. Dağlar, taşlar konuta çevrilmiş, sahibini bekliyor. ‘Birileri bana sahip çıksın’ diye adeta yalvarıyorlar. Kimileri bitmiş vaziyette, kimileri az bir gayret ve masrafla bitirilecek durumda, çoğu da iskelet halinde… Dış ülkelerde yaşayan Kıbrıslı Türk gençlerin askerlik sorununa hiç gecikmeksizin çare üretildiği takdirde, şimdilerde hayalet gibi duran ve sahip beklentisinde olan konutların satılmasına da yol açılmış olabilir. Bizim yerimizde başkaları olsaydı, bu sorunlar çoktan halledilir, dost, düşman herkes de KKTC’nin ulaştığı noktayı gıpta ile seyrederdi… Her neyse; Başbakan İrsen Küçük, Londra temasları sırasında en yetkili ağızlardan ve birebir bu sorunları dinleme olanağı bulmuştur. En önemlilerinden biri de Kıbrıs dışında yaşayan Kıbrıslı Türk gençlerin askerlik sorunudur. Daha fazla zaman harcamadan bu sorunun pratik biçimde çözümü, yukarıda da işaret ettiğimiz gibi bu ülkeye çok şeyler kazandıracaktır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Bu konularda çok geç bile kalınmıştır. Yine de ne diyoruz, ‘varsın geç olsun da güç olmasın!..’
|