|
Şart mı her gün vatandaşa kara tablolar çizmek, olumsuzluklar pompalamak, şart mıdır?.. Negatif haberler ve açıklamalarla şart mıdır moralleri bozmak?.. Acı olayları aktarmak?..
Ama bu meslek böyledir işte!..
İyisiyle kötüsüyle, olumlusuyla olumsuzuyla, karasıyla beyazıyla, acısıyla tatlısıyla aktarmak durumundasınız. Kamuoyunu aydınlatma, bilgilendirme göreviyle karşı karşıyasınız. Sorumluluk duygusu içerisinde bu yükümlülükleri yerine getirmek zorundasınız!..
Öyle durumlar olur ki, bazı hallerde en yakınınızı dahi elinizde olmaksızın kırar, gücendirirsiniz...
Kendi kendimize dedik ki, illa ki şart mı bugün de Talat'tan, ya da Hristofyas'tan bahsedelim?..
Veya Lokmacı'dan, şamişiciden, börekçiden çörekçiden...
Eylemlerden, KDV'den... Susuzluktan, kuraklıktan, pahalılıktan haksızlıktan...
Trafik kazalarından bir gün de bahsetmemek olmaz mı?..
Dahası, Hüseyin'den Hasan'dan, Mormenekşe'den İskele'den...
Vedat Çavuş'tan, Tuzla'dan... Galatasaraylı Hasan'dan söz etmemek olur mu?..
Hem de bal gibi olur!..
İster gücensinler, ister gücenmesinler; biz bugün Fenerbahçe'den bahsedeceğiz. Takımın büyüklüğünden ve başarısından.
Aslında geçen akşam hangi takımı tutarsa tutsun, Türk milletinin kalbi Fenerbahçe için atıyordu.
Ve sonunda herkes ayakta alkışladı Fener'i... İspanyollar dahil!..
Şampiyonlar ligi rövanş maçında destan yazan Fenerbahçe'nin hakkını vermek gerek. Kolay değildi Avrupa'da en büyük ilk sekiz takım arasına girebilmek... İnançla, imanla, azimle ve de takım ruhuyla tek yumruk halinde Fener bunu başardı. Hele de İspanya'nın, Kosova'yı tanımayacağını açıklamasından sonra gelen Fenerbahçe zaferi Kosovalılar'a da bayram yaşattı.
Ancak Fenerbahçe'nin çıktığı yol hiç de kolay bir yol değil!..
Aynen Kıbrıs sorunu gibi.
Dev rakipleri olmasına karşın başarılması imkânsız da değil! Bu yolculukta Fenerbahçe'ye başarılar dileriz.
Bir de madalyonun öteki yüzüne bakalım.
Dünyada ülkeleri, ulusları tanıtan en iyi araçtır spor, tabii ki tüm spor dalları ama öncelikle futbol. Örneğin, dünya çapında ün kazanan Kıbrıslı Rum tenisçi Bagdadi'nin Avustralya'da finale kalması ve ondan sonraki başarıları, Güney Kıbrıs için az mı reklam olmuştu?..
Tokyo Olimpiyatlarında Türkiye Milli Takımı'nın üçüncü olması, Galatasaray'ın UEFA kupasını alması, Türkiye için az mı tanıtım olmuştu?..
Bir spor, bir de müzik ülkeleri tanıtmada esastır. Mesela bir Eurovision Şarkı Yarışması'nı dünya üzerinde milyonlarca kişi izlemekte, ülkeye not vermekte, o ülke hakkında bilgi ve fikir sahibi olmaya çalışmaktadır. Aynı şekilde Fenerbahçe maçını yine milyonların izlediğini dikkate alacak olursak, bunlar; o takımın temsil ettiği ülke lehine primlerdir.
Milyarlarca broşür hazırlayıp dağıtsanız da, Fenerbahçe futbol takımının yarattığı etkiyi göremez, bulamazsınız.
Tüm bunlar, ülke turizmini olumlu yönde etkileyen unsurlardır, tanıtım aracıdır.
Ne yazık ki, Rumların ve Avrupa Birliği'nin inadı, çağdışı ve bencil düşünceleri, insan haklarına karşı saygısızlıkları nedeniyle dünyadan izole edilmiş olan Kıbrıslı Türkler, bu tür olanaklardan yoksundurlar.
Yoğun çabalar sonucu halk oyunları, folklor ve bazı spor dallarında bir takım dış temaslarda başarılı olunuyor ve semeresi alınıyorsa da, yeterli değildir.
Halbuki Kıbrıs Türk halkı 'izolasyon canavarı'nın pençesinde olmamış olsaydı, neler kazanılmazdı ki!..
Sporun, siyasete alet edilmesine şiddetle karşıyız. Ancak tanınmamış ülkelerin de futbol dahil, sporun her dalında yetişmiş insan gücüne sahip olduğu ve onların da uluslararası alanda kendilerini kanıtlamak istedikleri inkâr edilebilir mi?..
Bu istekler niye törpülensin?.. Niye aynı haklar bu tür ülkelerin insanlarına, sporcularına da verilmesin, niye bundan mahrum bırakılsınlar? Bu gibi davranışlar insan haklarına sığar mı?..
Bu konuda söylenmesi, yazılması gereken çok şeyler vardır.
Eskiden Kıbrıs'ta Rum takımlarına 'dur şunda' diyen bir Çetinkaya vardı. O kadar ki, Rumlar, Adanın Elen olduğunu iddia eder ve referanduma yasal kılıf bulmaya çalışırken, Çetinkaya'nın 'Kıbrıs Şampiyonu' olduğunu yazan gazeteler BM kürsüsünden delegelere gösterilmiş ve bu takımın Türk olduğunun altı çizilerek, "mademki Kıbrıs'ın Elen olduğunu iddia ediyorsunuz, şampiyon olan bu takım, niye bir Türk takımıdır?" diye sorulmuştur.
İşte o sırada Rum ve Yunanlıların süngüsü de düşüvermişti.
Bir yerde futbol hem güçlü bir tanıtım silahıdır, hem de turizme giden yolda araçtır!..
|