|
Kıbrıs Türk halkı bir neferini daha yitirdi. Erenköy Destanı'nı yaratanlardan biriydi Ahmet Teralı...
Kıbrıs'ın her karış toprağını Helen yapmak için 21 Aralık 1963'te 'Akritas Planı'nı uygulamaya koyanlar, Türklere adayı 'dar etmek' amacıyla her yerde saldırıya geçmişlerdi. Sosyal adalettir, demokrasidir, kimsenin umurunda değildi o günlerde. Çünkü bu bir var oluş mücadelesiydi. Ya var olacak, ya da yok olacaktık!..
Kıbrıs Türkü'nün o en karanlık döneminde, bu topraklarda tutunabilme uğruna gösterdiği fedakârlıkta, çabada, dik duruşta ve direnişte, Ahmet Teralı'nın da teri, emeği ve katkısı vardır.
Kıbrıs'ta ateş bacayı sararken, yurt dışında yaşayan Türklerin heyecanını duyar gibiydik. Gerek Türkiye, gerekse diğer ülkelerden Kıbrıs'a çıkmak isteyen gençleri örgütleyenlerden ve deniz yoluyla Erenköy'e ilk çıkanlardandı Ahmet Teralı.
Sonraları, o da yarıda bıraktığı tahsilini tamamlamak için tekrar Ankara'ya dönmüştü. Kıbrıs Elçiliği'nde Kültür Ataşesi olarak çalıştığı dönemde, yeni giden öğrencilere yardımcı olmuş, yol göstermişti. Kıbrıs'a geldikten sonra da Cumhurbaşkanlığında 1'inci Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'la birlikte çalışmıştı.
Son olarak Yakın Doğu Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapmaktaydı.
Toprağa verilmeden önce dün sabah üniversitede Büyük Kütüphane önünde düzenlenen törende Teralı son yolculuğuna uğurlanırken, mücadele arkadaşlarının yüz ifadelerinden neler okunmazdı ki!..
Hele de Kutlay Keço'nun... Kamil Nuri'nin, Suat Günsel'in... Ve diğerlerinin.
Erenköy mücahitlerinden silah arkadaşları Erdinç Gürçağ ve Taner Orhon'la birlikte evinde kendisini ziyarete gidecektik, ama kısmet olmadı. Böyle olmasına rağmen, Erdoğan Saraçoğlu'ndan günü gününe haberlerini alıyorduk.
Erenköy mücahidi Teralı, aynı zamanda eğitim ordusunun da bir neferiydi.
Başta ailesi olmak üzere; silah arkadaşları, eğitim ordusunun neferleri ve öğrencilerinin başı sağolsun. Allah gani gani rahmet eylesin.
X X X
Ne gariptir ki, Ahmet Teralı'nın toprağa verileceği gün, YDÜ Tıp Fakültesi'nin 'Temel Atma Süreç-Töreni' yapılacaktı. Bu nedenle ertelendi. Yapılan açıklamaya göre, dört gün sürecek olan tören, bugün sabah başlayacak ve salı akşamına kadar sürecek.
Ve yine ne gariptir ki, bizdeki temel atma sürecinde, Rum hükümeti de, Güney'de bir Tıp Fakültesi kurulmasına karar verildiğini resmen açıklıyor.
Rum Eğitim ve Kültür Bakanı Andreas Dimitriu, Rum Üniversitesi Rektörlüğü'yle görüşmesinin ardından Tıp Fakültesi kurulacağını ilan etmiş bulunuyor. Rum gazeteleri, Dimitriu'nun, üniversite bünyesinde Tıp Fakültesi'nin kurulabilmesi için üniversiteden; Eğitim Bakanlığı'nın ilgili birimleriyle işbirliği yaparak, önerisini sunmasını istediğini, önerinin sunulmasının ardından bakanlığının ilgili öneriyi Rum Bakanlar Kurulu'na götüreceğini yazdı.
Sözün özü; Kıbrıslı Türkler, Tıp Fakültesi kuracak ya, paçalar tutuştu. Onlar niye kurmasın, niye Türkler bu dalda kendilerine üstünlük sağlasın?.. AB üyesi ülkeler içinde sadece onlar Tıp Fakültesi'nden mahrummuş!..
Neyse, karar verdiler ya!.. Gene de Suat Hoca'ya dua etsinler. O, kafaya koymasaydı, Rumlar da bir Tıp Fakültesi'ne karar veremeyeceklerdi.
Ama sonuçta, sağlığa yapılan bir yatırım... Türk-Rum fark etmez!..
Aradaki fark, bizim temel aşamasında olmamız, onların da karar aşamasında... İlerleyen günlerde ortaya daha ne farklar çıkacak!..
Hayırlısıyla onları da bekleyip görmek gerek!..
|