Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yoldan çıkıp takla atan otomobilin sürücüsü öldü
Bebek kürtajla alınacak
Ya yasanız gidecek, ya da siz
Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklenti olmamalı
Kemal Sunal, mezarı başında anıldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Barikatta horlanan bir Türk'ün isyanı

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Mart 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hisarköy'lü (Kabilli) Mustafa Ünvan'la birlikteydik dün. Oldukça mülayim birisi... Barikatta Rum polisinin kendisine davranışını hazmedememiş ki, oturup, bir şeyler karalamış...

"Burada eşit haklara sahip iki toplumlu bir idare isteriz. Tüm yapılanlara rağmen dargın değilim" diyen Mustafa Ünvan, şunları not ediyor:

"1974 yılında birlikte çalıştığım Panağra'lı (Geçitköy) Fidi adında bir kalfam vardı. Beni o kadar severdi ki, denize yüksekten dalarım diye kızar ve amcama şikayet ederdi. Aradan 34 yıl gibi bir zaman geçmesine rağmen iyi Rumların isimlerini de unutmadım. Yani eşit haklara sahip olarak bu adada barış içinde yaşayabiliriz. Kıbrıs içerisinde dolaşım özgürlüğü hakkından nasıl mahrum edilebiliriz?.."

Geçişlerde kimlik ve pasaport kullanılmasının barışa katkı olmadığını savunan Mustafa Ünvan, hele 'Kıbrıs Cumhuriyeti' kimlik ve pasaportu taşıyan bir kişinin, Rum'la ayrıcalığı olmasını anlamanın zor olduğunu belirtiyor ve ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmenin, insanı kahrettiğini kaydediyor.

İki taraf arasında barış olacaksa, bu tür sorunların ortadan kalkması gerektiğini dile getiren soydaşımız, şunları da ekliyor:

"Halka güven vermek gerek. Barış için iyi bir temel atalım. Barışa zarar değil, fakat katkı koyalım. Siyasilerimiz birbirini suçlarken, 'Sen Lokmacı'dan askerini çek, bayrağını indir, ben de çekeyim ve kapıyı açalım' diyorlar. Bunlar karagözlüktür, çocuk işidir. İlk önce toplantı yapılması, konuların müzakere edilmesi gerek. Daha sonra da Kıbrıs Türkü'nün garantörlüğü için belli miktarda adada Türk askerinin varlığı söz konusudur. Bu, sadece bizim için değil, Kıbrıs Rumları için de aynı şekilde geçerlidir."

Barikatlarda Rum polisince horlanmanın, aşağılanmanın kabul edilemiyeceğini ifade eden Hisarköy'lü soydaşımız, iki taraf arasında müzakerelerin yeniden başlaması çalışmaları yapılırken, bu gibi muamelelerin, güven duygusunu ortadan kaldırdığına işaret ediyor ve Rum tarafının bu konudaki tavırlarının hoş olmadığını kaydediyor.

X X X

Ne diyelim yani, geçiş kapılarındaki muameleleri burada anlatmaya kalkışsak, sayfalar sığmaz. Herkesin uğradığı haksızlıkları dile getirmek yerine, meselenin özü üzerinde durmak gerek. Avrupa Birliği (AB) üyesi olmuş bir ülkenin yetkilileri, hala daha bir hazımsızlık politikası uygulamaktan geri kalmıyorlar. Onların nazarında burası tümden kendilerine ait, ama AB'nin çarpık politikasında vurgulandığı gibi 'denetlenemeyen bölge'.

Bütün mesele de bu. Ülkede en az kendileri kadar, Kıbrıslı Türklerin de hakkı olduğunu bir türlü kabullenemiyor, hazmedemiyorlar. Her zaman söyler ve yazarım. Kıbrıs sorunu, esasında bir hazımsızlık politikasından kaynaklanmaktadır. Varlığımızı hazmedemeyen ve tüm adaya egemen olmak isteyen, adanın her yanında Yunan bayrağı dalgalandırma amacında olanlar, Kıbrıslı Türklere, Rumlar gibi eşit davranabilir mi?.. Eşit muamelede bulunabilir mi?..

Halbuki ada gerçeklerini kabullenmek, hazmetmek gerek. Bu gerçekler de Kıbrıslı Türklerin, ilgili iki taraftan biri olduğudur. Soruna ilgili taraflardan biri Rum ise, diğeri de Türk değil midir?.. Niye Maronitler, Ermeniler ve Latinler değildir de Türkler ve Rumlardır?.. 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti'nin oluşumunda da bu iki tarafın imzaları yok muydu?..

Kıbrıs meselesinin halledilebilmesi için öncelikle Kıbrıslı Türklerin konumunun ne olduğunu karşı taraf idrak etmeli ve dünyaca tanınmışlık ve AB üyeliği avantajlarını içeren kartları bir yana koyarak eşitlik ilkesi çerçevesinde iyi niyetle görüşmelere başlamalıdır. Bunun başka çıkar yolu yoktur. Ha.. O avantajları kullanarak, zamana oynama politikasına devam diyorlarsa o başka mesele!..

   477 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Temmuz 2008, Cuma   Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: Egemenliğini kat'iyyen verme. Verdin mi, geri alamazsın!..
03 Temmuz 2008, Perşembe   Hem siyaset, hem de park yeri konularında Rum'dan biraz ders alınız!..
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Oyuna gelmeyelim!..
01 Temmuz 2008, Salı   Talat-Hristofyas görüşmesi ve İngiliz Memorandumu...
30 Haziran 2008, Pazartesi   Yunan suyu geldi, Türk suyundan ne haber?..
28 Haziran 2008, Cumartesi   Festivaller ve düşündürdükleri...
26 Haziran 2008, Perşembe   Yokluklardan geçen ülke insanı olmak...
25 Haziran 2008, Çarşamba   Nüfusun yüzde 25'i davalıkmış! Ya; yargısız infazları da saysak...
24 Haziran 2008, Salı   Müşavirlere yönelik 'psikolojik taciz' nereye varacak?..
23 Haziran 2008, Pazartesi   Milli Takım'daki kararlılık, Tursan ve Ahmet N. Özkan



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelç...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...

Bilbay Eminoğlu

Bir bardak yeşil çaya ne dersiniz?

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital