Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yine polis, yine dayak
Kuzey Kıbrıs Turkcell'den sonra KKTC Telsim de (Vodafone) , hükümetten lisansını aldı
Yaşadığını zannettiği olaylar, ceza yemesine neden oldu
Şimdilik uyardılar süresiz grev kapıda
Zeyna, göreve hızlı başladı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Türkiye, yardımlarıyla "Kıbrıs'ta ben de varım" mesajını veriyor...

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   11 Mart 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

'Lokmacı' konusunda herkes topu birbirine atıyor. Talat, Hristofyas'a; Hristofyas da Talat'a... Ya da Eleni Mavru, Cemal Başkana, Bulutoğluları da Eleni Mavru'ya. 'Siyasi karar' alınması durumunda Lokmacı Kapısı 5 gün içinde açılabilirmiş!..

Aslında yılan hikayesine dönüşmüş bir konuda kriterler ve ilkeler bilinmiyor mu?.. Koysunlar ortaya kriterleri ve ilkeleri, ona göre karar versinler. Niye veremiyorlar?.. Öncelikle Kıbrıs Türk tarafının bu konuda çok daha şeffaf olduğunu unutmamak gerek. Ama Rum yönetimi orayı propaganda amaçları doğrultusunda kullanmak niyetinde ise, kapı konusunda zaman kaybetmeye değer mi?..

Kapıyı mapıyı bir tarafa bırakalım da, önümüzdeki pilava bakalım.

Hafta sonu önemli gelişmeler yaşandı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde. KKTC için kesenin ağzını açan Türkiye 2008 yılında 790 milyon YTL'lik yardım yapılacağını açıkladı.

İhalesi ve ödemesi KKTC mevzuatına göre yapılacak 233 milyon 050 bin 487 YTL tutarındaki Lefkoşa kaynaklı projeler arasında başta, 'Elektrik Altyapılarının Tamamlanmasına Katkı Projesi' bulunuyor. Ankara kaynaklı 10 milyon YTL'lik yatırımın dışında bu proje için ayrıca Lefkoşa kaynaklı 58 milyon YTL de yardım yapılacak.

Bu yardımlar karşısında 'sağ olasın Anavatan' demekten kendimizi alamıyoruz.

Acaba Türkiye, bu yatırımları niye yapıyor?.. Kara gözümüz, kara kaşımız için mi?..

Bir yerde evet, bir yerde de başta Rumlara ve Yunanlılara, sonra da AB ve de tüm dünyaya "Kıbrıs'ta ben de varım" mesajını veriyor.

İstedikten sonra musluğu kısar ve hizaya da getirir. Ancak iktidarda AKP de olsa, Kıbrıs'ın Kuzeyinin Türkiye için ne anlama geldiği takdir edilmektedir. Dolayısıyla burasını her vesileyle var etmeye çalışıyor, bu yönde tüm olanaklarını kullanıyor.

Sonuçta, Rum tarafı ile eşit koşullarda mücadele edecek bir halk yaratmak için!..

Sadece askeri yönden değil, ekonomik yönden de Kıbrıs'ta varlığını hissettiriyor.

Madem ki, KKTC halkı dünyadan izole edilmiştir, madem ki, Avrupa Birliği verdiği sözleri yerine getirmemiş ve Kıbrıs'taki duruma seyirci kalmıştır, bu boşluğu doldurmak da Türkiye'ye düşmektedir.

Dimitris Hristofyas, dolayısıyla Rum tarafı, daha şimdiden varılabilecek bir uzlaşmada, Türk tarafının veto hakkına sahip olmaması gerektiğini savunmaktadır. Yani kendisi AB içinde küçük bir ülke olarak veto hakkına sahipken, bir anlaşmada bu hak Türklerden esirgenmek istenmektedir. Bu da dayatmacı politikanın adaya neler getirebileceğinin habercisidir. Kıbrıs Türkleri, üç yıl kadar yaşayabilen ortak cumhuriyette çok acı deneyimler geçirmiş ve veto hakkına rağmen, Rumların Türk bölgelerine yatırımları askıya aldıklarını unutmamıştır.

Bu adada kurulabilecek kalıcı barış ve çözüm için bir veto hakkının çok görülmesi, art niyetin tezahürü değil midir?..

Mal mülk hikayesi konusunda da çok şeyler söylenmekte ve yazılmaktadır. Evet, kimsenin malı inkar edilemez. Ancak Annan Planı'ndan sonra özellikle Kuzey'de çok şeyler olmuş, çok şeyler değişmiştir. Bunları Rumlar da bizzat kendi gözleriyle görmüşlerdir. Bu mülkler üzerine yapılan inşaatların bedelini ödemeye Amerikan bütçesi dahi yetmemektedir. Başta Girne olmak üzere; yapılan yatırımların bedeli o denli fazladır ki, bunu ödeyebilecek bir Rum bütçesinin varlığı hayal bile edilemez.

Dağın, taşın, dere ve tepeler konutlarla dolarken, o bedelin değerlendirmesini hangi makam yapabilir?.. Örneğin Rumdan kalma basit bir binadan ibaret olan Doğu Akdeniz Üniversitesi'nin bugünkü durumu göz önünde bulundurulduğunda, bunun pahası biçilebilir mi?..

Tüm bu gelişmeler izole edilmiş bir halkın, kendi bölgesinde yarattığı eserlerdir. Bu eserlerin bedelini de ödeyebilmek hiç kolay değildir!..

   399 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Temmuz 2008, Cuma   Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: Egemenliğini kat'iyyen verme. Verdin mi, geri alamazsın!..
03 Temmuz 2008, Perşembe   Hem siyaset, hem de park yeri konularında Rum'dan biraz ders alınız!..
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Oyuna gelmeyelim!..
01 Temmuz 2008, Salı   Talat-Hristofyas görüşmesi ve İngiliz Memorandumu...
30 Haziran 2008, Pazartesi   Yunan suyu geldi, Türk suyundan ne haber?..
28 Haziran 2008, Cumartesi   Festivaller ve düşündürdükleri...
26 Haziran 2008, Perşembe   Yokluklardan geçen ülke insanı olmak...
25 Haziran 2008, Çarşamba   Nüfusun yüzde 25'i davalıkmış! Ya; yargısız infazları da saysak...
24 Haziran 2008, Salı   Müşavirlere yönelik 'psikolojik taciz' nereye varacak?..
23 Haziran 2008, Pazartesi   Milli Takım'daki kararlılık, Tursan ve Ahmet N. Özkan



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ESAS YÜZLEŞME...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz se...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (24)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

"KÖPEKLER GELDİ!.." (*)

Bilbay Eminoğlu

Gitti gider bu ülke!

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

EŞEL MOBİL KAVGASI

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital