Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Futbolcular istediğini aldı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Çıtayı bu kadar alçaltmaya ne gerek var sanki!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Mart 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

En nihayet, Kıbrıs sorununa kalıcı ve barışçı bir çözüm bulmayı amaçlayan görüşmeler bir haftaya kadar başlıyor.

Kurtlar sofrasında bakalım bizimkiler ne yapacak?.. Hristofyas'ın yanında karşısındakine kök söktüren, deneyimli bir Yorgo Yakovu ve daha kimler yok ki!..

Bizde ise son zamanlarda birbiri ardına verilen demeçler, yapılan açıklamalarda sanki de her şeye razıymışız gibi bir hava var.

"Kıbrıs sorunu Annan Planıyla erken çözülür... Farklı bir çerçeveyi de müzakereye hazırız. Sonsuza dek görüşemezsiniz. Bizim önerimiz 2008 sonu, ancak Rum tarafınca önerilecek farklı bir çerçeveyi de müzakereye hazırız."

'Farklı bir çerçeve' derken, Rum tarafının önümüze '8 Temmuz Anlaşması'nı koyacağı tahmin edilmiyor mu?.. Hristofyas, kaçıncı kez bunu telaffuz ediyor...

Annan Planı'na Kıbrıs Türk halkı 'evet' Rum halkı da 'hayır' dedikten ve plan ortadan kalktıktan sonra, bu plandan sık sık söz etmeye ne gerek var?.. Demek ki, Rum tarafının kabul etmediği bir planı, Rum'un lehine düzenlemeler yapıldığı takdirde kabule hazırız. Estirilen havadan bu anlam çıkmıyor mu?..

Kıbrıs sorununda çıtayı öyle bir indirdik ki, nerdeyse yere değmiş durumda.

"Rum tarafına her istediğini vermeye hazırız. Yeter ki yılbaşına kadar çözüm olsun" anlayışı, adeta bir politika haline getirildi.

Halbuki bu kez hakem tarafsız değildir ve Annan Planı'na 'hayır' diyen taraftan yanadır, onu tatmin edebilecek arayışlara girmek durumundadır. Eğer tatmin edici adımlar atarsanız, karşı tarafın istekleri sıralanacak ve siz de vermek zorunda kalacaksınız.

"Rumlar plana hayır demişlerdi, ancak şu şu maddelerde yeniden düzenlemeye gidilebilirse, kabul etme eğilimleri var. Gönüllerini hoş tutunuz ve bu işi bitiriniz" diyeceklerdir.

Baskılar her zaman 'hayır' diyen tarafa değil, fakat 'evet' diyen tarafa yapılmaktadır. Diplomaside ve al-ver pazarlıklarında bu işler böyledir.

Hele de KKTC heyetinin karşısında kurnaz, deneyimli kurt politikacılar varsa...

Bir de şu gerçeği kabullenmek gerek. Rum tarafının Annan Planı'nı reddettiğini dünya alem bildiği halde, bizde Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve öteki bazı politikacıların hala daha bundan medet ummaları ve planı canlandırmaya çalışmalarını anlamak mümkün değildir.

Unutulmasın ki, kabul edilen Annan Planı'nda bazı bölgelerin Rumlara iadesi, Türk askerinin peyderpey çekilmesi, Rumların belirli bir süreç içerisinde yerlerine dönmesi ve mal mülk olaylarıyla ilgili hususlar vardır. Bu konular 'hayır' diyen taraf lehine sulandırılacak değil midir?..

Öyle söylemlerde bulunuluyor ki, bunlar 'her konuda tavize açığız' anlamındadır.

Dahası, her şeyi görüşebiliriz diyorlar. Bu ne demektir biliyor musunuz?..

Yani Rum tarafı oyalama taktiği icabı yine çeşitli ve de kabulü olanaksız öneriler de ortaya koyarsa, bizim taraf da bu akıntıya kapılıp gidecek midir?..

Müzakere sürecinde görüşülebilecek şeyler var, görüşülemeyecek şeyler var. Bizim bildiğimiz kadarıyla tarafların müzakereye başlamadan 'kırmızı çizgileri' ya da 'olmazsa olmazları' bellidir. Öyle hususlar vardır ki, onlar üzerinde müzakere dahi söz konusu değildir. Örneğin garantiler konusunda ne bir tarafın, ne öteki tarafın pazarlık yapma hak ve yetkisi mevcut değildir. Bu ancak Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin işidir.

Diplomaside ve pazarlık süreci arifesinde çıtayı bu kadar alçaltmaya gerek var mı, bilemiyoruz. İsterseniz bir bilene soralım ve fikir alalım.

Bakıyoruz, uzun süre Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın müsteşarlığını yapan, şimdilerde Halk Partisi Genel Başkanı Raşit Pertev de, Talat'ı uyarma ihtiyacı duyuyor ve "her koşulda masaya otururuz demek hatadır. Annan Planı'nın zemin alınmasını talep etmek, stratejik bir hatadır. 'Hayır' oylarından dolayı Rum tarafının eli çok güçlüdür ve Annan Planı'nda Türk tarafının lehine olan bütün öğeler plandan boşaltılabilir" diyor.

Yani yukarıda sıraladığımız kaygıları Raşit Pertev ve daha niceleri de paylaşıyor. Siz çıtayı bu denli aşağılara çekerseniz, onlar da size isteklerini çatır çatır kabul ettirmeye çalışırlar. Kabul etmezseniz de bu kez dünya kamuyu önünde retçi konuma siz düşersiniz.

Durum bundan ibarettir.

   394 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Temmuz 2008, Cuma   Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: Egemenliğini kat'iyyen verme. Verdin mi, geri alamazsın!..
03 Temmuz 2008, Perşembe   Hem siyaset, hem de park yeri konularında Rum'dan biraz ders alınız!..
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Oyuna gelmeyelim!..
01 Temmuz 2008, Salı   Talat-Hristofyas görüşmesi ve İngiliz Memorandumu...
30 Haziran 2008, Pazartesi   Yunan suyu geldi, Türk suyundan ne haber?..
28 Haziran 2008, Cumartesi   Festivaller ve düşündürdükleri...
26 Haziran 2008, Perşembe   Yokluklardan geçen ülke insanı olmak...
25 Haziran 2008, Çarşamba   Nüfusun yüzde 25'i davalıkmış! Ya; yargısız infazları da saysak...
24 Haziran 2008, Salı   Müşavirlere yönelik 'psikolojik taciz' nereye varacak?..
23 Haziran 2008, Pazartesi   Milli Takım'daki kararlılık, Tursan ve Ahmet N. Özkan



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital