Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

14 Mart ve Dr. Fazıl Küçük

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Mart 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bugün 14 Mart Tıp Bayramı. Peşinen Tıp camiasına kutlu olsun...

14 Mart aynı zamanda Kıbrıs Türk Halkının Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük'ün ve de onun kurucusu olduğu 'Halkın Sesi' gazetesinin doğum günü. Tıp Bayramı olarak kabul edilen 14 Mart 1906 yılında dünyaya gelen Dr. Küçük, 14 Mart 1942 yılında da Halkın Sesi'ni yayın hayatına koymuştu.

Atatürkçü Yaşam Derneği, Dr. Küçük'ün doğum günü dolayısıyla bugün üç okulda 'İlk Mücadelemizde Dr. Fazıl Küçük' konulu paneller düzenliyor. Dernekten yapılan açıklamaya göre, Lefkoşa'da Atleks Sanverler Ortaokulu, Kozanköy Mehmet Boransel İlkokulu ve Gazimağusa'da Dr. Fazıl Küçük Endüstri ve Meslek Lisesi'nde düzenlenecek panellerde, Dr. Fazıl Küçük hakkında çocuklara ve gençlere bilgi verilecek.

'Kıbrıs' gazetesi köşe yazarı Akay Cemal, Dr. Fazıl Küçük Endüstri ve Meslek Lisesi'nde, 'Halkın Sesi' köşe yazarı Osman Güvenir Atleks Sanverler Ortaokulu'nda ve yine 'Kıbrıs' gazetesi yazarlarından Prof. Dr. Ata Atun da Mehmet Boransel İlkokulu'nda panellere konuşmacı olarak katılacak.

Böyle bir günde Dr. Küçük'ü konuşmaya kalkışacak olursak, sayfalar sığmaz, saatler dar gelir. Çünkü Dr.Küçük'ün ve kurucusu olduğu Halkın Sesi'nin, Kıbrıs Türk halkına hizmetleri kelimelerle izah edilemez.

Katıksız bir Atatürkçü olan Dr. Küçük ve arkadaşlarının, daha 1930'lu yılların sonlarında adayı saracak tehlikeyi görmeleri ve Atatürkçü ilkeler doğrultusunda toplumu bilinçlendirme ve aydınlatmaları, bu günlere ulaşılmasını sağlayan en önemli etkenlerdir.

İçte bunu yaparken, Kıbrıs Türk halkının devamlı surette birlik ve beraberliğe çağrılması, şikayetlerin İngiliz sömürge idaresine duyurulması ve haksızlıkların dile getirilmesi, iki toplum arasındaki dengeyi kısmen sağlamış,

törpülenen haklar teker teker geri alınmaya başlanmıştı. Nisan 1956 yılında Vakıflar'ın Kıbrıs Türk halkına devredilmesi, en önemli 'mevzinin' ele geçirilmesi şeklinde nitelenmişti.

Bu, Kıbrıs Türk halkının, adada tutunabilme mücadelesi ve var oluş kavgasında bir kilometre taşı idi. Ondan sonra eğitimde, aile yasalarında ve diğer alanlarda gasp edilen hakların yeniden kazanımı gerçekleştirilmişti.

Ancak Dr. Küçük, arkadaşlarıyla birlikte bir yandan mücadeleyi sürdürür ve Kıbrıs Türk halkının en az Rumlar kadar bu adada yaşama ve siyasi eşitlik hakkı olduğunu vurgularken, diğer yandan da Türkiye ile bağlar oluşturmaya özen göstermişti.

Rumların hedefinin Enosis olduğunu çok iyi biliyordu. Zaten Rumlar da bunu inkar etmiyorlardı. İşte bu nedenden dolayı Girit faciasını sık sık tekrarlıyor, Girit'in nasıl elden gittiğine dair seri yazılara yer veriyordu. Bu duruma düşülmemesi için Ankara'dakileri ikna etmek gerekirdi. Haftalarca Ankara'da otel köşelerinde randevu beklerken, sırf İngiltere gücenmesin diye kendisini kabul etmekten ürken zihniyeti aşabilmek kolay değildi. O zamanın hükümetinde "bizim Kıbrıs meselesi diye bir meselemiz yoktur" diyenler bile vardı. Tüm bunlara karşın Doktor, bu engelleri de aşmayı başarmıştı.

Yanına medyayı almakta gecikmezken, başta 'Hürriyet' gazetesi Ankara Bürosu başta olmak üzere; çalışma ofisi haline gelmişti. Medyanın gücü, randevu vermekten çekinen, kaçınan kapıları açmaya yetmişti. Dr. Küçük ve beraberindekiler artık Kıbrıslı Türklerin dertlerini, sorunlarını Türk hükümetine olduğu kadar, Türkiye'ye de anlatabilme olanağı bulmuştu. Rum yeraltı örgütü EOKA'nın, 1950'li yılların ortalarından sonuna kadar geçen süreçte önce İngilizlere, sonra da Türklere yönelik silahlı saldırıları sürerken, Dr. Küçük, Rauf Denktaş, Osman Örek ve diğer çalışma arkadaşları, Türkiye'den aldıkları güç ve cesaretle 'Kıbrıs mitingleri'ni başlattılar. Türkiye'deki üniversite gençliği de mitinglere tam destek beyan etmişti.

ENOSİS'e alternatif olarak artık her ilde 'Ya Taksim Ya Ölüm' mitingleri dalga dalga yayılıyor ve Edirne'den Ardahan'a kadar yer gök çınlıyordu.

Biliyorsunuz, ardından 1960 Anlaşmaları geldi. Dr. Küçük, Kıbrıs davasını Türkiye'ye mal edebilmenin huzuru içindeydi ve 82 yıl aradan sonra Türk askerinin Kıbrıs'a yeniden ayak basmasından tarifi imkansız bir mutluluğu tatmıştı.

Dr. Küçük'ün bazı olaylar dışında göz yaşlarını tutamayıp sevinçten ağladığına birkaç kez tanık oldum. Bunlardan biri, Zürih ve Londra Anlaşmaları'na dayanarak Kurmay Albay Turgut Sunalp komutasındaki ilk Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı'nın adaya ayak basmasıydı. 20 Temmuz Barış Harekatı ile 15 Kasım 1983'te KKTC'nin ilanı da, sevinç gözyaşlarının akmasına neden olan tarihi olaylardı.

Dr. Küçük'ün hayatı hep mücadele ile geçti. Ama halktan hiç kopmadı. Çiftçinin, hayvancının, esnafın, zanaatkarın, köylünün, kentlinin, iş adamının sorunlarıyla haşir neşir oldu. Resmi sıfatları taşırken dahi, gazetede 'müstear isimle' yazılarına, eleştirilerine devam etti. Yürekli ve korkusuz bir kişiliğe sahipti. Yazılarını tıpkı steno gibi eski Türkçe yazar, biz de daktiloyu alıp gelir, o okur, biz de yazardık...

Ertesi günü gazetedeki yazısında herhangi bir yanlış çıktı mı, fırçayı atmaktan çekinmez, ancak birkaç saat sonra da insanın gönlünü almasını bilirdi. Yeniliğe de açıktı ve okuyucunun anlayamadığı veya anlamakta zorlandığı kelimelerin yerine yenilerini önerdiğimizde, şöyle bir ölçer tartar, aklına yatarsa kabul eder, yatmazsa 'bırak kalsın' derdi.

Haftada bir cuma günleri hastalarına ücretsiz bakan ilk ve tek doktordu.

Evet; bu günkü yazımızı da Liderimiz Dr. Küçük'e ayırdık. Onun mücadelesini senede bir gün değil, fakat her zaman anlatmak, yeni nesillere aktarmak gerek. Nereden nereye geldiğimiz o zaman çok daha iyi ve sağlıklı değerlendirilebilir. Bu konudaki görev de elbette başta Eğitim ve Kültür Bakanlığı olmak üzere, hükümete düşmektedir.

Ruhu şad olsun. Bir kez daha manevi huzurunda saygıyla eğiliriz.

   410 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Temmuz 2008, Cuma   Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: Egemenliğini kat'iyyen verme. Verdin mi, geri alamazsın!..
03 Temmuz 2008, Perşembe   Hem siyaset, hem de park yeri konularında Rum'dan biraz ders alınız!..
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Oyuna gelmeyelim!..
01 Temmuz 2008, Salı   Talat-Hristofyas görüşmesi ve İngiliz Memorandumu...
30 Haziran 2008, Pazartesi   Yunan suyu geldi, Türk suyundan ne haber?..
28 Haziran 2008, Cumartesi   Festivaller ve düşündürdükleri...
26 Haziran 2008, Perşembe   Yokluklardan geçen ülke insanı olmak...
25 Haziran 2008, Çarşamba   Nüfusun yüzde 25'i davalıkmış! Ya; yargısız infazları da saysak...
24 Haziran 2008, Salı   Müşavirlere yönelik 'psikolojik taciz' nereye varacak?..
23 Haziran 2008, Pazartesi   Milli Takım'daki kararlılık, Tursan ve Ahmet N. Özkan



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital