|
Kıbrıs'ta iki liderin 21 Mart'ta yapacağı görüşmeler için geri sayım başlarken, BM Genel Sekreteri'nin bu konuda hayli temkinli olduğu gözlemleniyor.
Bu görüşmelerde Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum yönetimi başkanı Tasos Papadopulos'un karşılıklı nabız yoklamaları, el ense çekmelerinden neler çıkacağı BM yetkililerince iyice değerlendirilecek ve Genel Sekreter Ban Ki-Moon'a iletilecek.
Bakalım, Genel Sekreter ondan sonra neye karar verecek?..
Çünkü şu anda oldukça temkinli ve mesafeli. Fikirler arasında yakınlaşma, arzu ve irade gördüğü takdirde devreye girecek, aksi halde boşuna zaman harcamayacak.
İki taraf da görüşmelere ilişkin hazırlıklarını sürdüredursun, elimde bu görüşmelerden önce yayınlanan ilginç bir eser var. Birleşmiş Milletler Merkezi New York'ta uzun süre hizmet veren ve KKTC Temsilcisi olarak görev yapan Sn. Nail Atalay, anılarını "Birleşmiş Milletler'de On Buçuk Yıl" adlı kitabında derledi.
Kapak tasarımını Tahir Gazi'nin yaptığı ve Rüstem Kitabevi tarafından dizdirilen, editörlüğünü Hasan Kahvecioğlu, düzeltisini de İsmail Bozkurt ile Levent Dirençay'ın yaptığı kitapta neler yok ki!..
BM'den sonra Kıbrıs'ta Sayıştay Başkanı, daha sonra da Ombudsman olarak görev ifa eden Nail Atalay kitabında, diğer şeyler yanında şunları da vurguluyor:
"Gerek BM Güvenlik Konseyi toplantılarında, gerekse Amerika'da görevli bulunduğum yıllarda üniversitelerde yaptığım konuşmalarda, Kıbrıs Türk halkının varlığını, şerefini, namusunu koruyan ve sonsuza kadar koruyacak olan Türk Silahlı Kuvvetleri'ne her zaman teşekkür etmeyi bir borç bildim. 15 Aralık 1983'te yer alan Güvenlik Konseyi toplantısında, bazı diplomatların "BM Barış Gücü adadan çekilirse Kıbrıs Türk halkının güvenliği ne olacak?" biçimindeki sorularına muhatap oluyordum. Yanıtım çok net ve kesindi:
Eğer Barış Gücü'nün insafına bırakılmış olsaydık, bugün Kıbrıs'ta ilaç için bile bir Türk bulamayacaktınız. Bizim güvenliğimizi daha önceki toplantılarda da belirttiğim gibi Türk Silahlı Kuvvetleri sağlamaktadır ve sağlamaya da devam edecektir.
Gerçekten Türk Barış Harekatı gerçekleşmeseydi; kimimiz sürgün olacak, kimimiz adayı terk etmiş, kimimiz de katledilmiş olacaktık. Bugün bu kitabı yayımlarken de aynı duygular içindeyim. Bu nedenle, okurlarımın huzurunda bir kez daha Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sonsuz teşekkürlerimi sunarım."
İsmail Bozkurt tarafından kaleme alınan önsözde ise şunlar dikkat çekiyor:
"Nail Atalay'ın BM anıları çok ilginç! Birçok bilinmeyeni günışığına çıkaran çarpıcı ayrıntılar sözkonusu. Ancak satır aralarında, ayrıntılarda 'kocaman' olaylar var. Hani 'şeytan ayrıntıda gizli' denir ya!.. Bir bardak viskiye satılan diplomat mı istersiniz? Maraş'ı kendi ellerimizle uluslar arası sorun yapma becerimizi (!) mi? Bir köşede sızıp kalan Türk diplomatını mı?..
İnsanı karamsarlığa boğan tablolar da çıkıyor karşınıza! Kocaman dünya örgütü BM'de işlerin nasıl döndüğü, kararların nasıl alındığı gerçeği mesela!.. Buna rağmen görevine dört elle sarılan bir diplomatın, olanaksızlıklar içinde ve çoğu kez 'yalnız adam' olarak başarılarını görüyor insan!"
Kitapta Nail Atalay BM örgütünün çalışma düzeni ve yapısını değerlendiriyor, apar topar New York'a gittiğinde, Türkiye'nin o günlerde BM'deki Başdelegesi Osman Olcay'la sıkı ilişkiler kurarak, Bakan Vedat Çelik'le gece gündüz BM binası içerisinde tek tek misyonlara gittiklerini, ayrıca genel sekreterlikle de iyi ilişkiler kurduklarını kaydediyor.
Kitabında Güvenlik Konseyi'ni de anlatan Atalay, Osman Olcay'dan sonra gelen İlter Türkmen'in soğukluğunu vurguluyor. Kitabına BM'de alınan Kıbrıs'la ilgili kararları da koyan Nail Atalay, Amerika'da lobiciliğin önemine dikkat çekiyor. 1'inci Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'la yazışmalarını da anlatan ve buradan New York'a giden milletvekillerinin zamanlama hatasından söz eden Nail Atalay'ın kitabı ibret verici bir mücadelenin notları.
Yakında başlayacak olan görüşmelere katılacak olan Kıbrıs Türk heyetinin bu kitabı mutlaka okumaları, yararlanmaları gerek.
'Kurtlar sofrası'na oturacaklarına göre, bu eser kendilerine yardımcı olabilir, ışık tutabilir.
"BM'de On Buçuk Yıl"ı ne iyi ettin de yazdın Sn. Nail Atalay.
|